Kitap, beynin gıdasıdır.
ÇOK OKUMAK AKLI BOZAR MI?
Halk dilinde, tespit ve anlam zenginliği olan bazı yerleşik sözler mevcut olduğu gibi doğru olmayan, yanlışı telkin eden sözler de mevcuttur. Bunlardan bir tanesi, ''Çok okuyan aklını sıyırır!'' Bu sözün hiçbir doğruluğu ve faydası olmadığı gibi zararı ve götürüsü de bir hayli ziyadedir.
İnsanlar anlayamadıklarına ''Deli'' damgası vurmanın müptelasıdır. Okumak, düş dünyasında uçmaktır. Sorgulamak ve anlamaktır. Birkaç satırda binlerce duygu yaşamaktır. Bir beyin idmanıdır; nasıl ki vücud spor yaparak gelişirse, beyin de okuyarak gelişir. İlk ayet, ''Oku'' diye inmiş; Peygamber, ''Alimin kaleminden akan mürekkep, şehid kanı kadar kutsaldır.'' demiş. Önünde cihanın saygıyla eğildiği Gazi Paşa, ''Elime geçen her 5 kuruşun 3'ünü kitaplara vermeseydim, yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.'' demiş. Öyleyse, okumak, zekanın ve kabiliyetin gıdasıdır. Okumak, fikri ve zekayı terbiye eder. Tarih boyunca dünyaya, okuyanlar yön vermiştir, çok okuyanlar; Aynştayn, Galile, Farabi, Aristo, Fatih Sultan Mehmed, Sokrates; Aziz Sancar, Elon Musk... Halid Ziya'lar, Peyami Safa'lar, Halide Edip Hanım'lar, Dostoyevski'ler... hepsi okuyarak kendileri olmuşlar. Öyleyse okumak beyhude bir meşgale değil, asil bir iştir.
Zihni perişan eden, okumak ve düşünmek değil, okumamaktır; 10 saat kahvehanelerde, kafelerde oturmak, futbol konuşmak, kağıt oyunlarıyla ömür geçirmektir. Atatürk'ün tabiriyle, ''Kitapsız yaşamak kör, sağır, dilsiz yaşamaktır!'' Öyleyse, ''Çok okuyan sıyırır!'' sözü, gömülsün tarihe. Millet ve insanlık kitaplara muhtaçtır. Yükseliş, kütüphanede başlar.
**
Halikarnas Balıkçısı'nın bir romanında, yolu, sağlık ocağı, köprüsü olmayan bir köye kütüphane kuruluyordu. Bir köylü, ''Bize yol, sağlık ocağı, köprü lazım, siz bize kütüphane yapıyorsunuz'' diyerek sitemde bulununca, tarihe geçen o muazzam cevap geliyordu, '' Eğer ki kütüphaneniz olursa, hepsi olur.'' Şüphesiz, kütüphanemiz olursa, hepsi olur. Kuvvetli ekonomimiz de olur, adil hukukumuz da olur, huzurumuz da olur.
**
Analar, babalar, büyükler! Ülkünüz çocuklarınıza ev, araba, altın bırakmak değil, bir kütüphane bırakmak olsun. Kitapların götürdüğü diyarlara arabalar götüremez insanı. Kitaplarla başarılacak olan, maddelerle başarılamaz. Nice servetler erimiştir okumamış çocukların elinde, nice yoksullar servete ulaşmıştır kitapların nezdinde. Gelecek, altınla değil, kitapla teminat altına alınır. Okumanız ve okutmanız dileğiyle...