Farkında mısınız ülkemizde kadınların sesi giderek kısılıyor.Ve kadınlara olan şiddet giderek ivme kazanıyor.Kadınlarla ilgili altına imza attığımız sözleşmeden imzamızı geri çekince olanlar oldu ve şiddetin oranı arttıkça arttı.

Katledilen kadınları taciz ve tecavüzleri sayamaz olduk saysakta yazamaz olduk.

Baskının ve şiddetin boyutu o derece yani.

Ben eminim ki bu baskı ve şiddetin artmasına sevinenler var.Şu mübarek gün onları Allah'a havele ediyorum.

Ve sayısını unuttuğum bir şey daha var o da bu konuda kaç yazı yazdığımdır.

Hiç bir şeyin değişmeyeceğini bile bile bir kere daha yazacağım ve değişeceği umudunu hiç yitirmeyeceğim,tek başıma kalsam bile.

Ben bir kadınım.Hem de Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin bir kadınıyım.Yetmez bir anneyim,yetmez bir anneaneyim,yine yetmez kadın hakları noktasında nerede ise bütün derneklerin üyesi ve katılımcısı ve savunucusuyum.Yine yetmez kadın haklarını savunan yaklaşık otuz yıllık bir siyasetçiyim....

Ben de Anadolu'da da yaşayıp büyük şehirlere yerleşmiş biriyim.Yani toprağın kokusunu,ürün veren tarlaları ve orda sarf edilen emekleri,yorgun ama yılgın olmayan,yoksul evlerin sessizliğini bilirim.

Siyasette ve STK larda yolum bir hayli uzun oldu.

Ama içimde hiç yok olmayan bir ışık vardı hep.

O ışık siyaseten ne mücadedelerin içine sürükledi beni,ama yolumu hep aydınlık tuttu ve hep yürümesini ve mücadele etmesini bildim.

Ben o ışıklı yolda,bir kadın olarak başımızı kaldırmayı ve dik tutmayı ögrendim.O yolda insan olduğumu öğrendim.

Hayat bana laylay lom olmadı hiç.Kadınların susturulduğunu gördüm.Kadınların yok sayıldığını gördüm.Kadınların kıyıldığını gördüm,ince ince.Ve üstelik güya kadın "kutsal"dır diyenlerin bunu yaptıklarını gördüm....

Hatırlayınız lütfen,Osmanlı dönemini.O zamanlar bu topraklarda hayvanlar sayılırdı,eşekler sayılırdı,

ama kadın çoğu zaman,insan sayılmazdı.Nüfus sayımlarında yok sayılırdık yani.

Kadınların sözü yoktu.Kadınların hakkı yoktu.

Kadınların adı yoktu adı....

Sonra bir gün bu topraklarda bir ses yükseldi.

Ve o mavi gözlü dev adam Mustafa Kemal Atatürk dedi ki:

“DÜNYADA HER ŞEY KADININ ESERİDİR.”

İşte o gün biz kadınlar ilk kez başımızı kaldırdık.

İnsan olarak sayıldık....

Cumhuriyet bize yalnızca bir hak vermedi.Bize insan olduğumuzu hatırlattı.

İşte ben de yıllarca seminerlerde kadınlara ve katılan erkeklere bu gerçekleri anlatmaya çalıştım…

Ve haykırdım:KADIN AYDINLANIRSA BİR TOPLUM AYDINLANIR diye...

Fakat gelin görün ki,Bugün hâlâ bakıyorum dünyaya.Kadınlar öldürülüyor.Kadınlar susturuluyor.Kadınlar korkuyla yaşamak zorunda bırakılıyor.

Ama ben bir kadın olarak

şunu söylüyorum:

BİZ EKSİK DEĞİLİZ.BİZ YARIM DEĞİLİZ.BİZ İNSANIZ.

Kadın ve erkek aynı hayatın iki kanadıdır.

Siz bir kanadı kırık olan kuşun uçtuğunu gördünüz mü?

Bir kadının sesi kısılmışsa bir toplumun yarısı susmuş demektir.

Ve bugün bir kere daha bir kadın olarakt opluma sesleniyorum:

Kadınların da insan olduğunu kabul edin.

Kadınların da eşit olduğunu kabul edin.

Kadınların da özgür yaşayabileceği bir dünya kurun.

Çünkü biliyorum ki:KADIN VARSA HAYAT VARDIR.

KADIN VARSA TOPLUM VARDIR.KADIN VARSA GELECEK VARDIR.

Bugün 8 Mart.

Bir kadın,bir anne,bir anneanne olarak bütün kadınların,

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜ

YÜREKTEN KUTLUYORUM.

İşte öyle…

Birgülce