YAKIN TARİHİMİZDE MECLİS YAPIMIZ
Bugün meclis geleneğimizin tarihi seyri hakkında bilgiler vereceğim. Şu an dünyaya egemen olan 5 daimi üye devletlerin (ABD, İngiltere, Rusya, Fransa ve ÇİN) tamamında iki kanatlı meclis yürürlükte iken bugün biz tek yapılı bir meclise sahibiz. Yetkileri mi ne kadar? Sınırlı sorumlu olup yetkiler Cumhurbaşkanlığına devredilmiştir.
Geçmişle, yani 150 sene evvel başlayan meclis geleneğimiz dün nasıldı, bugün nasıldır şeklinde mukayese yapmanıza yardımcı olacağım. Osmanlı´ da Batılı anlamda Meclis Sultan Abdülhamit Han´la başladı. Meclis-i Mebusan, iki meclisten oluşan Osmanlı Parlamentosunun halk tarafından seçilen kanadıdır. İlk Türk parlamentosu ?Meclis-i Umumi" (Genel Meclis) adı altında ve iki dereceli meclis olarak resmen, 20 Mart 1877 tarihinde çalışmalara başladı. O tarihte Padişah 2. Abdülhamit idi. Meclis-i Mebusan, 69´u Müslüman ve 46´sı Gayrimüslim 115 üyeden oluşuyordu.
Meclise Osmanlı vatandaşı olmayan, Türkçe bilmeyen, 30 yaşını doldurmamış, iflas ile mahkûm olup da suçsuzluğu henüz kanıtlanmamış, yüz kızartıcı davranışlarda bulunan, medeni haklardan mahrum bulunan kimseler seçilemezlerdi. Osmanlının mebus seçimine bakar mısınız! Türkçe bilmeyen mebus olamıyor.
Doğrudan Padişah tarafından atanan, Meclis-i Ayan, 26 üyeden kurulmuştu.
23 Nisan 1877´de Rusya, Osmanlı Devleti´ne savaş açtı. (93 Harbi olarak da anılır. Felaketimiz olmuştur.) Savaş sırasında, millet temsilcilerinin hükümeti eleştirmeleri ve sert çıkışları karşısında, Heyet-i Mebusan 28 Haziran 1877´de padişahça dağıtıldı. Ardından yapılan seçimler sonucu 13 Aralık 1877´de, Türk tarihinin ikinci millet temsilcileri meclisi toplandı. Ancak, Rus savaşının kötü bir şekilde gelişmesi üzerine, bu yeni Meclis de 14 Şubat 1878´de padişah tarafından tekrar dağıtıldı. Dönemin padişahı olan II. Abdülhamit 1878´den 1908 yılına kadar 30 yıl Meclis´i toplamadan ülkeyi yönetti.
Meclis-i Umumi 23 Temmuz 1908´de toplantıya çağırıldı. Böylece, II. Meşrutiyet dönemi başladı. Padişah tahttan indirilmişti. Dönemim kudretli gücü İttihat ve Terakki Partisi oldu. Üçlü bir yönetim modeli zuhur etti; Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat Paşa. Bu yönetim; 1911 Trablusgarp´ ı, 1912 ve 13 Balkan harplerini, 1914-16 yıllarında 1. Dünya harbini yaşadı ve yaşattı.
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi´nden sonra Padişah VI. Mehmet, 21 Aralık 1918´de Meclis-i Mebusan´ı dağıttı ancak, halkın yoğun tepkisi sonucunda meclis, 12 Ocak 1920´de yeniden toplantıya çağırıldı. 16 Mart 1920´de İstanbul´un işgali üzerine, meclis-i umumi işgal güçlerinin baskısıyla 11 Nisan 1920´de resmen kapatıldı. Mondros Mütarekesinin geçerliliği için Meclis-i Mebusan tarafından onaylanması gerekiyordu. Fakat imzalanan antlaşma, genel hükümleriyle tam bir işgal antlaşması niteliği taşıdığı için vekiller tarafından reddedildi.
Kurtuluş Savaşı´nın kazanılmasının ardından Osmanlı Devleti resmen geçerliliğini yitirdi ve Anadolu´nun dört bir yanından seçilerek Ankara´ya gelen vekillerle 23 Nisan 1920´de ?Büyük Millet Meclisi? (TBMM) faaliyetlerine başladı.
1961 darbesine kadar Meclis tek kanatlı olarak görev yaptı. 1961 ihtilalı sonucunda oluşan Anayasa ile Meclis yeniden iki kanatlı hale geldi. Yurt genelinden Senato için senatörler, meclis için de milletvekilleri seçilerek geldiler. İhtilalı yapan Milli Birlik Komitesi Üyeleri daimi senatörlük hakkını elde etmişti. Bir de kontenjandan gelen senatörler vardı. Emekli genelkurmay paşaları, cumhurbaşkanları vs. 1980 darbesiyle senato kaldırıldı ve meclis yapısı tekrar teke düşürüldü.
Bugün, TBMM yine var ancak yetkilerin çoğu Cumhurbaşkanında toplanmıştır.