Tekirdağ’ ın en büyük ve en başta gelen ana sıkıntısı eski evlerin metruk, viran halde bırakılmasıdır.
Herkes bir şey yapılmasını istiyor bekliyor ancak ilk adımı atan yok.
Ahşap binaların kaderleri tamamen Edirne Anıtlar Kuruluna devredilmiş.
Nasıl bir kaderse...
- Yıkamıyorsunuz,
- Şartları ağır olduğu için aslı gibi de yapamıyorsunuz.
Çare olarak...
Zarar gelmesin diye demir kafesler içine muhafazaya alınmış.
Manzarassı haliyle son derece çirkin…
Köpeklerin, kedilerin, haşerelerin yuvalandığı yerler için ne kadar sağlıklı denir?
Sağlık İl Müdürlüğü, belediyelerin halk sağlık birimleri buralara hiç mi nazar etmez?
O derecce sahipsiz bırakılmış ki...
Gelen geçen içine pet şişe, poşet torba, çer çöp atmış; içleri pislikten geçilmiyor.
Şarapçılar, uyuşturucular için ideal yerler.
***
Çok sık aralıklarla resimlerini çekip "Çare bulunsun!" diye haykırmaya çalışıyorum ancak ne duyan var, ne kulak kabartan!
Hani, örnekleri de yok değil...
Bu tür yapılara Fatih belediyesi şartlı ruhsat vererek semti turistik hale getirmiş.
Hafta sonları Balat-Fener turist kaynıyor.
***
Siyasilere, büyük STK’ lara önemli işler düşüyor.
İlk adım gerek!
Bu aksiyona Vali Bey öncülük edebilir.
Örneğin; çay ocakları, küçük kahvehaneler, yöresel gida işletmeleri, birkaç günlüğüne turistik kiralamalar, kurum ve kuruluşlara misafirhaneler… Gibi birçok ticari işletmeler akla gelsin..
Mülk sahipleri bir şeyler yapmıyorsa yapamıyorsa geçici bir protokol ile belediyelere devredilebilir.
Her şeye rağmen hiçbiri olmuyorsa binaların yıkılarak küçük otoparklara dönüştürmek de çarelerden biri olarak ele alınabilir.
***
Sonsuza denk ilanihaye bu böyle devam edemez.
Kafes korumasına almak bir sonuç değildir.
Ya Balat semtini örnek alın…
Ya da yıkın bu metrukeleri.