3 EKİM DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 1954 yılında yaptığı bir toplantıda Ekim ayının ilk Pazartesi gününü (bu yıl 3 Ekim) ? Dünya Çocuk Günü? olarak kabul etmiştir. Bu vesile ile, çocuklar hakkında bazı görüş ve düşünceleri anımsatmak istiyoruz.
-Sağlıklı olan her çocuk, aile içindeki dengeli ilişkilerle büyürse sağlıklı büyür. Çocuğumuzu ne nadide bir çiçek gibi fanusun içinde, ne de yerlerde ve kuru bir ortamda büyütelim. Ne gerekiyorsa onu yapalım. Çarşıdan beğenerek aldığınız ama nasıl bakılacağını bilmediğiniz çiçekler için çiçekçi size bir kolaylık sağlamıştır. Çiçeğin üzerinde bakım kılavuzu yazar. Aslında çocuklar da geldikleri zaman ellerinde bakım kılavuzları var. Bütün mesele ellerindeki notu doğru okumaktır.
Çocukların bakım kılavuzu
1-? Beni gözleyin ve İhtiyaçlarımı karşılayın?. Çocukların hayatının ilk günlerinde ihtiyacı olan şey özbakımdır. Beslenecek ve altı kirli kalmayacak, uyurken ortalık çok aydınlık ve çok gürültülü olmayacak. Hiçbir şeyi abartılmayacak. Mesela bebek doğdu diye kapı zilleri sökülmeyecek, zira hayatta ziller hep çalacak.
2-?Beni takdir edin.? Ellerini çırptığı zaman takdir edin, tay tay durduğu zaman takdir edin. Yürüdüğü zaman yüreklendirin. Kendisi yemek istediği zaman karşı çıkmayın. Konuştuğu zaman sözünü kesmeyin. Size iyi gelmeyen davranışları eleştirmeyin. Her yanlışı görüp, kendinizi akıllı ilan edip onu küstürmeyin.
3-?Olumlu olun.? Olumlu olmak zordur ama öğrenilir. Yemek yerken ellerini kirlettiğini değil, bunu nasıl başardığını bakın. Tabağında kalan yemeği değil, yenen diğer yarısını görün ve ? ne güzel yarım tabak yemek yedin? deyin. Olumlu davranışlarını takdir edin ki, yine yapsın ve pekiştirsin.
4-?Bana örnek olun.? Siz öfkelenmeyin ki, öfkeyi öğrenmesin. Yüksek sesle konuşmayın. Yiyeceğiniz şeyler oturarak yiyin. Sevginizi ifade edin. Duygularınızı paylaşın.
5-?Beni dinleyin.? Çocuğunuzu dinlerken empati kurmalı ve kendinizi onun yerine koymalısınız. Özellikle çocuğunuz size bir sorun aktardığı zaman onu etkin olarak dinlemeli ve sorunu birlikte çözmeye çalışmalısınız. Dinlemekten amaç, yorum katmadan dinlemek demektir. Dinlemek demek, onun kendisini ifade etmesine olanak sağlamak demektir. Anlaşıldığını ve dinlenildiğini hisseden çocuk sakinleşir ve kendini güvende hisseder. Dinlenen çocuk dinler.
6-?İletişimde ben dili kullanın.? Sürekli kızgınlık gösterisi yaparak, ? sen ne biçim çocuksun?, ?sen ne söz anlamazsın?, ?sana kızıyorum? cümleleri yerine, kendi duygularınızı açıklayarak uzlaşma sağlayabilirsiniz. İstenmeyen bir davranış karşısında ?sen ne biçim çocuksun? yerine bu davranış beni üzdü, bir kez daha olmaması için acaba ne yapmalıyız?? derseniz hem işbirliği teklif etmiş, hem de onu suçlamamış olursunuz.
7-?Kıyaslamayın.? 6 ve daha sonraki yaşlarında hiç kimse bir başkası ile kıyaslanmak istemez.
? Bak kardeş ne uslu? sözü insanı çıldırtmak için söylenmiş olsa gerek. Aynı şekilde ergenliklerinde de ?bak herkesin çocuğu nasıl da akıllı? demek, insanı akıldan etmek için sarf edilir. Eşiniz size sık sık komşunun nasıl da iyi bir eş veya iyi bir anne baba olduğunu söylese tepkiniz ne olursa, çocuğunuzun tepkisi de farklı olmaz.
8-?Benim ben olduğumu unutmayın.? Bu not, bebeğinizin sizi ulaştıracak en son not. Siz bu notu bilin ve okuyun. Ama yüzünüze karşı yüksek sesle söylenmemesi için daha önce verilen notlardaki dersleri iyi çalışmalısınız. Dünyada ne kadar insan varsa, o kadar da kişilik var. Dünyada ne kadar insan varsa, o kadar da ifade biçimi var. Dünyada ne kadar insan varsa, o kadar çok sorun ve çözümü var. Anneler, babalar, çocuklarınızın dünyaya gelmelerine vesile oldunuz ama onlar sizlerden ayrı birer kişilik. Onlar siz değil. Onlar farklı bireylerdir.
Çocuklarımızın sağlıklı büyümeleri için anne babaların sevinçle çocuklarına sarılmaları ve ?iyi ki varsınız? diye zıplamaları gerek. ( Güvem´ce, Güvem Türe, Anne- Çocuk ve Kişisel Gelişim, Banvit A.Ş Şubat 2012) 27.9.2018