Türk toplumu için camiler 1000 yıldan beri bir numaralı sosyal kaynaşma alanıydı, ta ki son 20-25 yıla kadar.
Neden böyle oldu dersek?...
Cevabı aşağıda belirttiğim hususlarda saklıdır.
Fonksiyon azalınca cemaat de kendiliğinden azalacaktır.
Örnekler...
*Şerefeler Boşaldı: Cami minarelerine çıkılıp ezan okunmuyor. Minareler öksüz. Şerefeleri kargalara, kuşlara terk edildi.
*Kürsüler Boşaldı: Cemaati eğiten, bilgilendiren vaazlar kürsülerden veriliyordu. Kürsülerin bir heyecan veren görevi vardı. Kürsüler, %90 oranında boş. Hele kırsalda her biri tam bir örümcek yuvası.
*Minberler Heyecanını Kaybetti: Ankara merkezden gönderilen hutbeler cemaate dini sinerji veremiyor. Diyanet, Cuma hutbelerini önceden kendi sitelerinde yayınladığı için çarşambadan, perşembeden Cuma hutbesini noktasına virgülüne kadar takip edebilirsin. İmamlar cuma için kitap karıştırıyor, hazırlık yapıyordu. Artık kimi kâğıttan, kimi cep telefonundan okuyor. İmam da cemaat de robotlaştı.
*Dualar kaldırıldı: Hutbeler; 4 halifeye, sahabeye, tabiine, ulemaya, müminlere dua ile başlardı. Çok çok nadir bazı hocalar isterlerse okuyabiliyor. Yasak değil ama okunmaya okunmaya hutbelerin dua karakterleri tamamen değişime uğradı.
*Kandiller Bile Bile Tavsatıldı: Senede 5 kez organize edilen kandil geceleri 3-5 kendini bilmez kişinin ülke genelinde (vardı-yoktu) yönünde çıkardığı fitne sebebiyle kandiller söndürüldü. Müsebbiplerin veballeri büyük. Kandiller, çocukların camilere alıştırma sebebiydi.
Atatürk Dua Dışı Bırakıldı: 80 senedir Atatürk’e dua ediliyordu, artık o da dua dışı bırakıldı ve hutbeler bir noktada vefa cihetiyle anlamını yitirdi.
İşte saydığım birkaç husustan hareketle camilerimiz sosyal karakterli olmaktan uzaklaştırıp donuk, soğuk, heyecansız, gayretsiz yapılara dönüştürüldü.
Diyorlar ki cemaat neden azaldı?
N’ olacaktı yani?