SEN OLMASAYDIN 17 ARALIK?
Her olayın bir sebebi, bir kırılma noktası vardır.
“ Ey Habibim! Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım” Diyor Yüce Allah!
Avusturya veliahtı bir Sırplı tarafından öldürülmeseydi birinci dünya harbi için başka nasıl bir sebep aranacaktı? (28 Haziran 1914)
İki savaş gemimiz, Kırım’da Rus limanlarını bombalamasaydı, Rusya ile savaş belki Erzurum tarafında başlayacaktı. (30 Ekim 1914)
Her şeyin bir sebebi var:
Üçlü koalisyon başarılı olsaydı AK Parti diye bir parti olur muydu?
Veya AK Parti için dış güçler bu koalisyonu kasten mi dağıttı?
2005’ de Başbakan Diyarbakır’da “Kürt sorununu tanıyoruz” demeseydi; siyasi Kürtçülük yine de bu denli azar mıydı?
Her şey bir başka sebebin içinde gizlidir, demiş büyükler...
17 Aralık 2013, bir dönüm noktasıdır.
Olmasaydı; çok şeyi duymayacak, çok şeyi bilmeyecektik.
Mesela… Tapelerden,hükümet üyelerine atfedilen çirkin iddialardan...
“Paralel yapı” adlı suç örgütünün varlığından...
Milletin dershaneler tarafından soyulduğundan...
Hatta ve hatta… Fethullah Hoca’ nın Allah ile konuştuğu bilgilerinden ciddi şekilde mahrum kalacaktık.
17 Aralık, ikinci Pandora kutumuz oldu.
Bir açıldı, tüm kötülükler saçıldı… 90 günü geçirdik maşallah!
Dudak uçuklatan paralar, gözleri yuvalarından fırlatan konuşmalar…
Hepsi… Yalan-dolan, montaj, iftira, karalama vesaire imiş... (mi?)
Yani ne diyelim, 17 Aralık’a?
Milat mı, sonun başlangıcı mı, huzurun sonu mu, yeni bir doğumun sancıları mı?
Ne dersek diyelim bu tarih bir gerçeği çıkardı ortaya: Bilmediklerimizi, duymadıklarımızı öğretti bize…
Apar-topar Ergenekon sepetine konanlar, aradan geçen 7 yıl sonra yine apar topar salındılar.
Sen olmasaydın inan, Hoca Efendi’yi, Başbakanımızı bu denli, aynel yakın tanıyamayacaktık.
Bu tarih sanki turnosol kağıdı gibi...
Müminlerle münafıkları açığa düşüren, ayıran Tevbe süresi gibi, ilaç gibi geldi bize..
Sen olmasaydın; bizi, 12 senedir ortaklaşa yöneten böyle bir kumpasın varlığından haberdar olmayacaktık.
İyi ki varsın... Bundan böyle; “öncesinde” ve “sonrasında” şeklinde anacağız seni.
Burada kul sözlerine, varsayımlarına noktayı koyalım,Yüce Allah’ın bizlere ne öğüdü var, ona bakalım:
“Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216. ayet )