Nurcan Balıbey´ i CHP Tekirdağ İl başkanlığında sekreter olarak görev yaparken tanıdım,

(Nurcan Balıbey yazdı) PALAMARKALI KADINLAR ?Palamarkalı Kadınlar?  bir hikâye kitabıdır.  Yazarı bizden, içimizden biri:  Nurcan Balıbey. İlk kitabı, arkası gelecek onun için ilk diyorum. Aşağıda sunduğum davetiyenin hikâyesi var, merak uyandıracağından emin olarak kitabın ortaya çıkışı nasıl oldu onu siz değerli okurlarıma paylaşmak istiyorum. Nurcan Balıbey´ i CHP Tekirdağ İl başkanlığında sekreter olarak görev yaparken tanıdım, malum biz gazetecilerin siyasi partilerle teması aboneydi, ilandı derken her daim ola gelmekte?  İşte bu git - geller sırasında Nurcan Hanımın bizlerle olan kibar, nazik, insancıl davranışları hep dikkatimi çekmiştir. Bir gün Nurcan Hanımı sekreter odasında göremedim; sordum, soruşturdum, işten ayrılmış veya ayırmışlar. Biz gazeteci arkadaşlara emeği geçtiği için kendisini vefa duygusuyla aradım, sohbet için Türk Ocağını adres verdim; geldi, ayrıldığını, işe de ihtiyacı olduğunu sohbette fark ettim.  Aramızda şöyle bir diyalog geçti: -Nurcan Hanım,  ben senin yazar olmanı uygun buluyorum, sabırlı olman şartıyla size köşe açayım, orada yazın! Şaşırdı, ummadığı, beklemediği bir teklifti. -Hasan Bey, ben yapabilir miyim, zor bi´şey, yazamam gibi geliyor bana? -Diyelim ki yazıyorsun, yazarsan hangi dal senin için rahat olur? Siyaset, güncel olaylar, hikâye vs. -Ben daha çok hikâyelere yatkınım Hasan Bey ama? - Hikâye yaz, uzun olmayacak, kısa kısa olsun; öyle olursa okunursun, okundukça yazı işinden haz duyarsın? -Hay Allah! Aslında kafamda çok hikâyeler var, onlara kafa yormam lazım, toparlamam gerek. -Nurcan Hanım, hikâyelerini yaz, bir kitap hacmine geldiğinde onları kitaplaştırırsın, biraz vakit alacak olsa da sen kitap yazmaya bak, ilk yazını bekliyorum. Bu minval üzere konuşup öylece ayrıldık, gözleri sözleri cam gibiydi, "Başaracak!" dedim içimden. Evet? Nurcan Hanım ilk yazısını, ?Tekirköy´ den Mutlu Kent´e ? başlığıyla getirdi. ( 03 Şubat 2018) Şu an için okuma sayısı 866 rakamına gelmiş. Neşrettik, yazdığı hikayeyi vurgulara dikkat ederek ben sesli olarak kendisine okudum; sevindi, heyecanı gözlerine vurdu, hani biraz da buğulanmadı değil. Hikâyeler peş peşe gelmeye başladı, keyifle uzun-kısa demeden gazetemizde neşrederken mütalaalarını yapmayı da ihmal etmedik. 1 yıl içinde 20 hikayesini yayınlamışız;, ne az, ne de kolay! ?Palamarkalı Kadınlar? Beşinci yazıydı. İsmi de ilginç olduğundan kitabını bu adla çıkarmış. Sırayla; Damacanalı Kadın, Çuçullu Çocuk,  Beyaz Gün,  Palamarkalı Kadınlar, Kara Yazgı, Seccade İzi,  Kelebeklerin Hazin Sonu, Emine İle Mehmet, Tarla Günleri,  Şapşirik, Oyuncak Ev, Şehirli Gelin, İstemsiz Yatış, Altılıklar, Dostum Kaplumbağa,  Şizofren, Kırk Yama, Sessiz Saldırı, Özenti, İrem,  Eşikte,  Kadını Görünür Kılmak. Hepsi heyecanlı, her biri ibret verici konularla bezeli?  Yazar bu hikâyelerde belki kendini anlatıyor belki de hayal dünyasını harekete geçirdi... Güçlü kurgular var. Gazetemizde neşredilmeyen kendi arşivinde tuttuğu diğer hikâyeler de mutlaka kitabında yer almıştır.  Çok sevindim. Şimdi diğer dostları gibi beni de imza gününe davet ediyor. İnşallah, dedim. Kısmet olursa yanında olmak istiyorum. Yolun açık olsun Nurcan Balıbey; sevgilerimle, saygılarımla, başarı dualarımla.