NÂMIK KEMÂL ( 21.12.1840 ? 02.12.1888)
21 Aralık 1840 tarihinde , anne tarafından büyükbabası olan Abdüllatif Paşa´nın Tekirdağ´ındaki konağında dünyaya gelen Namık Kemal´in asıl adı Mehmed Kemal´dir. Babası Sultan II.Abdülhamit´in müneccimbaşısı olan Esham müdürü Mustafa Asım Bey, annesi Abdüllatif Paşa´nın kızı Fatma Zehra hanımdır. Mustafa Asım Bey, oğlu Namık Kemal dünyaya geldiği zaman, Tekfurdağı´nda (Tekirdağ) vergi toplamakla görevli kayınpederi Abdüllatif Paşa´nın yanında içgüveysi olarak bulunmaktadır. Abdüllatif Paşa, 1846´da Afyonkarahisar, sonra Kütahya, 1853´te Kars´a , Mayıs 1855´te Sofya´ya tayin edilir. Namık Kemal, Sofya´da şair Eşref Paşa ile tanışır. Eşref Paşa O´nun şiirlerini beğenir ve O´na ? Namık? mahlas (takma ad)ını verir. 1856´da Niş kadısı Mustafa Ragıp Efendi´nin kızı Nesime Hanımla evlendirilen Namık Kemal´in bu evlilikten Feride, Ulviye ve Ali Ekrem adında üç çocuğu dünyaya gelir. 1857´de Sofya´dan İstanbul´a dönen Namık Kemal, Hariciye Nezareti Tercüme odasında çalışmaya başlar. Haziran 1862´de Tasvir ?i Efkar gazetesi yazı kadrosuna dahil olur. 1865 Haziran ayında daha sonra Yeni Osmanlılar adını alacak İttifak-ı Hamiyyet adlı gizli cemiyete üye olur. 17 Mayıs 1867´de Paris´e, 30 Haziran 1967´de Londra´ya gider. 29 Haziran 1868´den itibaren Hürriyet gazetesini yayımlar. 24 Kasım 1870´de İstanbul´a döner. 19 Temmuz 1872´de Gelibolu mutasarrıflığına, daha sonra Magoso´ya sürgüne gönderilir. 38 ay süren sürgünden sonra 19 Haziran 1876´da affedilir, İstanbul´a döner. Şura-yı Devlet azalığı ve Kanunu-i Esasi´yi hazırlamak üzere kurulan komisyon üyeliğine seçilir. 10 Şubat 1877´de tevkif edilen Namık Kemal, 5 ay sonra 10.7.1877´de Midilli´ye, Ekim 1884´te Rodos mutasarrıflığına , Aralık 1887´de Sakız adasına tayin edilir. Yakalandığı zatürreden kurtulamayak 2 Aralık 1888´de hayata gözlerini yumar. Vasiyetine uyularak Gelibolu´ya nakledilir, Rumeli fatihi Süleyman Paşa´nın Bolayır´daki türbesinin yanına gömülür. (Namık Kemal, T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara 2011) Vefatının 128. Yıldönümünde hemşerimiz Namık Kemal´i saygıyla anarken; O´nun bazı görüş ve düşüncelerini anımsatmak istiyoruz. -Kendini insan bilenler, halka hizmetten usanmazlar; merd kimseler, zulüm görenlere yardımdan ellerini çekmezler. -Her oğul, babasının eseridir. Bu bakımdan, büyükler, çocuk yetiştirirken, önce kendilerine dikkat etmeli, çeki düzen vermelidirler. - Dost yarası, düşman yarasından derindir. -Sana iyilik eden bir kimsenin; seni kendi iradesi, hükmü altına alabileceği tehlikesini gözden uzak tutma! -İnsan olana, insanlığa iyilik yaraşır. - Milletim insanlıktır; vatanım yeryüzü! -Bir millet vatan sevgisinden nefsini, kendini ayırırsa, vatanını sevmezse, çok zaman geçmez elbette vatanını o sevgiyle dolu olanların istila, zorla ele geçirme bayrakları altında görür. -Vatan, bize kılıcımızın ekmeğidir. Daima kendimize ait, yalnız bize ayrılmış biliriz. Daima kendimizden çok sever, canımızı uğruna feda ederiz. -Namık Kemal, fikirleri ve eserleri ile sadece döneminde değil, kendisinden sonra gelen düşünce, sanat ve devlet adamları üzerinde de etkili olmuştur. Nitekim, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk de: ? Yaralı vatanın kurtuluşu ve bağımsızlığı için ölmek yolunda, bu günkü nesle, kuşaklara fedakarlığı öğreten büyük Namık Kemal´dir.?tarzında O´na olan büyük hayranlığını ve bağlılığını açıkça ifade etmiştir. ( Önder Göçgün, Namık Kemal, Atatürk Kültür Merkezi 2009 kitabından derlenmiştir.) - Namık Kemal, tarih yazmayı, ? hükümete insanları yönetme sanatını öğretmek için geçmiş bilgilerin geleceğe aktarılması? diye tanımlamıştır. -Namık Kemal, hürriyet kahramanlığı ve Osmanlı vatenperverliğini göklere çıkaran Vatan piyesi sayesinse ?milli şair? unvanını kazanmış ve ölümsüzlüğe kavuşmuştur. ( Prof.Dr. Kemal H. Karpat, İslam´ın Siyasallaşması, Timaş Yayınları, 5. Baskı, Haziran 2013)