ANAYASALAR NEDEN ÖNEMLİDİR

İnsanoğlu topluluklar oluşturmaya başladığı  dönemlerden günümüze  kadar, nasıl yönetileceği  ile ilgili  pek çok tecrübeler elde etmiştir. Fakat  yeni tecrübelerle ilgili arayışlar da devam etmektedir. İnsanoğlunun en büyük problemlerinden biri,  nasıl bir yönetim sistemi oluşturulursa,  o toplumu oluşturan bireyler  birbirlerinin haklarına riayet ederek  insanca  ve  kardeşçe bir arada yaşayabilir, sorusunun cevabını  aramaktır. Yönetim kavramı,  topluluğun  belirlenen hedefler doğrultusunda  sevk ve idare edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu idare  bir takım  kurallar ve düzenlemeler  vasıtasıyla gerçekleştirilir. Yönetim ilkelerini koyan  toplumsal mutabakat metni denebilecek,  anayasa olarak tanımlayacağımız  bu kurallar  söz konusu toplumu oluşturan  bireylerin nasıl  yaşayacağını, hangi hak  ve özgürlüklere sahip olacağını, sosyal ve ekonomik  eylemlerini  kısaca tüm hayat alanlarını belirler.  Bu nedenle  anayasa metinleri  çok önemlidir. Dolayısıyla  ortaya  çıkan olumlu  ve olumsuz   toplumsal  gelişmeler  yada zorluklar ve sıkıntıların temel kaynağı uygulanan hukuk kurallarıdır denilebilir.  Doğru yönetim ilkeleri ve hukuk kuralları toplumun önünü açarken  tersi durumda   arzu edilen sonuçlara ulaşılamaz.  Tarihten günümüze uygulama sahası bulan  yönetim anlayışlarına baktığımızda; bir kişinin, bir grubun yada bir partinin  iktidar gücünü kullandığı  yönetim anlayışlarının yanın da halkın  egemenliğine dayanan temsili demokrasi anlayışını temel alan cumhuriyet  yönetimleri de  söz konusudur.          Bir kişinin kayıtsız şartsız   egemenliğine dayanan,  halkın yönetime katılmadığı  ve bir meclisin olmadığı yönetim anlayışı mutlakıyet, monarşi olarak  tanımlanır.  Monarşinin, mutlak yetkilerinin bir kısmını  halkın seçtiği meclise  devretmesi  meşrutiyet  yönetim tarzını  oluşturur.  Oligarşi ise,  ülkeyi  asker, zengin, aydın vs.  bir grubun yönetmesi demektir. Komünizm, sınıfsız bir toplum yaratma amacıyla  tüm malların ortak mülkiyetini savunan bir sistem, tek parti ve katı bir devletçilik , halk adına denetimi ve icraatı  tek partinin üstlendiği  bir sistem iken faşizm ve nazizim gibi  tek parti ve diktatörlük anlayışının egemen olması yanın da,  iktidar yetkisinin tek bir elde toplandığı,  yetkinin  devlet başkanında olduğu totaliter rejim gibi  yönetim anlayışları da  söz konusudur. Cumhuriyet yönetimi ise   egemenliğin halka ait olduğu  devlet biçimidir.  Yönetim biçimi bazı hallerde  demokrasi olmayabilir.  Demokratik Cumhuriyet anlayışında halk temsili demokrasi yoluyla egemenlik hakkını seçtiği temsilciler  eliyle  kullanır.  İktidar belli bir süre için  seçimle işbaşına gelen temsilcilerden oluşur.  Yönetme, egemenlik hakkı halka aittir.          Ülkemizde halkın  egemenliğine dayanan temsili demokrasi anlayışını temel alan cumhuriyet  yönetimi söz konusudur. Halkın oylarıyla  oluşturulan meclis yasama  görevini üstlenirken, içinden çıkan hükümet  ile   halkın seçtiği  cumhurbaşkanı yürütmeyi üstlenir. Yürütmedeki çift başlılıktan dolayı parlamenter sistem olarak adlandırılır.2007 yılından önce cumhurbaşkanını meclis seçerken   yapılan bir referandumla  cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönünde  anayasa değişikliği yapılmıştır. Kabul edilen değişikliklerden diğerleri ise, cumhurbaşkanının görev süresinin yedi yıldan beş yıla indirilmesi ve bir kişinin en fazla iki defa bu göreve seçilebilmesidir. Türkiye´nin 12. Cumhurbaşkanını belirlemek için 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan seçim, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde cumhurbaşkanının doğrudan halk oyuyla seçildiği ilk seçimdir.2014 Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimi, Recep Tayyip Erdoğan´ın, 10 Ağustos 2014 tarihinde düzenlenen ilk turda cumhurbaşkanı seçilmesiyle sonlanmıştır.           Devlet örgütünün  işleyişi anayasa tarafından belirlenir.   Dolayısıyla, mevcut parlamenter sistemde  değişiklik yapılarak yürütmedeki  iki başlılığın ortadan kaldırılarak   yürütmenin tek  erkin elinde olması ve seçilmiş cumhurbaşkanı makamı   konusunda anayasa da  bir takım değişiklikler yapılması tartışılmaktadır.            Anayasa  çalışmalarının gündemde olduğu bu günlerde yakın tarihimizde gerçekleşen anayasa düzenlemelerini gelecek yazımızda inceleyeceğiz.