MEZHEPLERE ŞAŞI BAKMAYIN... VAR BİR SEBEBİ!

Dinde kaynakları kabul etmek problem çözmede ilk adım sayılır. Kaynak demek, delil göstermek demektir, aksi halde izahı yapılamaz. İddia varsa, çözüm isteniyorsa, delil getireceksin! kaynaklara başvurmak, metodolojik bir sistemdir. Ama öncelikle şu hususlara dikkat ederek ön yargılarımızdan sıyrılmak zorundayız. -Mezhepler din değildir... -Tarikatlar din değildir... -Cemaatler din değildir. Bu kavramlar dini anlamak ve anladığını daha da güçlendirmek içindir. Bir Müslüman kişi hem bir mezhebe bağlıdır, hem bir tarikata dahil olmuştur, hem de bir cemaat mensubu olarak adlandırılmıştır. Sadece mezhebe bağlı olmak, diğer birine girmemek de her vakit geçerlidir. Veya aynı anda hepsi olunabilir. İslam olmak için amentüde altı şart, amelde beş şart işin olmazsa olmazı!... 5 ve 6 şartı merkeze koyarak yorumlarda ve uygulamalarda farklılıklar olabilir. Farklı tarikatlarda olmak farklı dinlerde olmak anlamına gelmez. İmdi ben kendimden örnek vereyim: Dinim İslam, fıkıhta mezhebim Hanefi, itikatta mezhebim Maturidi´ dir. Bu usuller çerçevesinde dini vecibelerimi gönül huzuru ile yapabiliyorum. Bir gün bir tarikata duhul edecek olursam, Nakşîlik meşrebi bana uygun gelir. (Zikr-i hafi olduğu için) Dinde kaynak (delil bulma) sayısı dörttür; bunların neler olduğuna sırayla bakalım: -Peygamber Efendimiz (as) için kaynak (1) dir. Sebebi: Cebrail (as) ayeti getirir, manasını söyler, yapılması gerekini öğretir.   - Peygamber Efendimize inananlara "sahabe" denir.  Peygamberimiz için kaynak sayısı bir iken, ashabı için ayetler ve sünnetler şeklinde kaynak iki olmuştur. (Peygamber sünneti ikiye ayrılır; fiili ve kavli sünnet) - Yaşı itibariyle Peygamber Efendimizi göremeyen ama sahabenin bir kısmına yetişen kişilere "tabiin" denir. Tabiinlerin önünde 3 kaynak var: Sorulan bir suale cevap bulmak için sırayla önce ayete bakılır; bulunamazsa, sünnete bakılır; orada da bulunamazsa sahabe görüşlerine başvurulur ki buna, icma-ı ümmet denir. - Dinde dördüncü kaynak kıyas-ı fukuha´ dır; nedir o?   Bir mesele ortaya geldiğinde çözümü için ayetlere, sünnete ve icmaya bakılır, buralarda delil bulunamazsa, en yakın bir başka konu kıyas edilerek problem çözülür. Burada, akıl ve mantık devreye girer; akıl öznemiz olmuştur. Dinde dört kaynağın adına, edile-i şeriye denir. İmam Hanefi, İmam Maturidi çizgisinde akıl ve mantık dördüncü kaynak olarak kabul edilmiştir. Hanefi Mezhebinin problem çözmede kabul ettiği dört kaynağa biz bu zaviyeden bakacağız. Dinde mezhep yok dediğiniz zaman metotları da ortadan kaldırıyorsunuz demektir. Lise seviyesinde eğitim görmüş biri; teori, tez, antitez, hipotez kavramlarına aşina ve her birinin mantıkla alakalı olduğunu az - çok bilir. Siz burada ben aritmetiği tanırım ama tezleri, teorileri, antitezleri, hipotezleri tanımam, hiç de itibar etmem dediğiniz anda o problemi ya çözmeden bırakacaksınız veya yeni tezler bulacaksınız. Başka çareniz yok. Mezhepler din değil, metottur. Bilir bilmez mezhep düşmanlığına gerek yok. Peygamber Efendimiz ile Ashabının tabi ki mezhebe ihtiyacı bulunmamaktadır; muhtaç olan bizleriz, peygamberden sonra gelenlerdir. Ben bilgisayarda Word kullanıyorum, Excel bana yabancı... Hiçbir programa girmeden bilgisayar kullanacak bir babayiğit varsa gelsin alnından öpelim.