Tekel fabrikasının satışından sonra yeni bir dramla karşı karşıyayız.

Cumhurbaşkanı kararıyla tarihi kışla binası satılacak.

Bugün bazı gruplar ilgili alanda cılız seslerini yükselttiler.

Ben de oradaydım, fotolar çekerek facebookta paylaştım.

Üzerine düşülse turizm için ağlayan bir kültürel varlık.

Protesto için gelenlerin sayısı en fazla 50 kişiydi.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı’ nın danışmanı, Vekile hanımın konuyla ilgili verdiği soru önergesini watsap sayfama göndermiş. Yani içlerinden biri biri konuya alaka gösteriyor (sağolsun) CHP vekillerine bir bahane bulamıyorum çünkü Mutlak Butlan davası onları toz duman içinde bıraktı. AK Partili vekillerimize gelince; karar cumhurbaşkanından çıktığı için onların da elleri kolları tam bağlı.

Değerli okurlarımız, kültürel varlıklarımızın korunması hususunda yalnızlık ve çaresizlik içinde yüzüyoruz.

Kışlalarımız ne manaya geliyor?

Çanakkale savaşı ile Tekirdağ arasındaki en güçlü sembollerimizdir. O da elden çıkıp gittikten sonra ortada sembolik bir şey kalmamış olacak.

Neden ilgisiz durumdayız?

Tüm siyaset Ankara’da, Ankara siyaseti Külliyede vücut bulduğu için “Temsil” ya da “Temsilciler” kavramı artık sadece bir laf-ı güzaftan ibaret

Bugün protesto için toplananlar, “Vekillerimiz nerede?” diye sora dursunlar ancak ben bu sistemde temsil kavramının bittiğine inandığım için Şaraphane gibi, sahil kışlasının da avucumuzdan kayıp gittiğine inanıyorum.

Zaten bu tür işlere halk inansaydı bugün orada binlerce kişinin toplanması gerekirdi. TSO yok, NKÜ yok. Esnaf Odaları Birliği yok. Bu sistemde olmaları da mümkün görünmüyor.

Son satırda AKP Tekirdağ milletvekillerine bir sorum var: Burası neden satılıyor ve tarihi binaların akıbeti ne olacak? Hiç olmazsa bu noktada halkı aydılatsanız olmaz mı?