ATATÜRK VE ANNESİ HAKKINDA!
Zübeyde ismi; öz, asıl, cevher, seçme, en üstün anlamına gelmektedir. Eskiler çocuklarına çok güzel isimler koyarlardı. Ve evlatlar da ona layık olmak için yaşarlardı. Yine büyüklerimiz, ?İsminle Müsemma ol? yani adının anlamına layık ol! Dileğinde bulunurlardı; gelenek aynen devam ediyor.
Zübeyde Anamız Mustafa Kemal Atatürk gibi bir evlat yetiştirmiş bahtlı bir kadın olarak tarihteki müstesna yerini almayı başarmıştır. Ona rahmetler olsun.
Bugünlerde Atatürk´ e ve Annesi Zübeyde Hanıma üstelik İslamcı(!) geçinen kesimden çok ağır ve de milleti derinden yaralayan TV programlarına şahitlik etmekteyiz.
Benim, 19 Kasım 2013 tarihli, ?Atatürk"ün Ebesi Bir Kırım Tatar Türkü İdi? başlıklı bir makalem neşredilmişti. Google´ de konuya dair arama yaparken karşıma yine kendi yazım çıktı. Bugün Atatürk ve Annesi hakkında yüz kızartan tartışmaları görünce o yazımı tekrar yayınlamak gereğini duydum:
Atatürk"ün Ebesi Bir Kırım Tatar Türkü İdi
?Bir ebenin soyca onlardan, bunlardan, şunlardan olması önemli değildir ama o doğum öncesinde, doğum esnasında ve doğum sonrasında görülenler kayda değer hükmünde ise hem ebenin hali, hem bebeğin durumu çok mühim hale gelir. Bu kitapta yazılanlar sayesinde Atatürk´ün de böyle bir tasarımın içinde yer aldığını görmekteyiz. TRT 1´de ayrıca 3-5 gün önce yayınlanmıştır.
Türk ve İslam tarihinde görülen rüyaların, canlı görülen diğer alametlerin yüksek değerleri milli kültürümüzün de bir parçası haline gelmiştir. Abdülkerim Satuk Buğra Hanın gördüğü bir rüya üzerine devletin resmi dinini Müslümanlık olarak ilan etmesi, Osman Bey´in göbeğinden çıkan ve yayılan bir çınar ağacını görmesi, en başında Peygamber Efendimize ait olarak birçok doğum alametinin Siyer-i Nebi kitaplarında yer alması, büyük olayların izahlarında yardımcı unsurlar olarak açıklanmaktadır.
Dünyada büyük işler yapan, yaptığına inanılan Atatürk için bugüne kadar bilinmeyenleri yazıyoruz. Keşke çok öncelerinden anlatılsaydı bunlar. Zararın neresinden dönülürse kardır diyelim ve konuya girelim.
Bu kitap devlet tarafından basılmıştır. Kaynak: ?Kültür ve Turizmi Bakanlığı Yayınları:591, Gençlik yayınları Dizisi:3, Onay:5.11.1984 gün ve 831. 0-965 sayı 1. Baskı, Aralık 1984, baskı sayısı 5000 adet, Başbakanlık basımevi-Ankara?
Yılmaz Gürbüz tarafından kaleme alınan bu kitapta ön kahramanlar şunlardır:
Kitabın adı, ? Acılar Masal Oldu?
Sarı Hafız Ahmet (Atatürk´ün dedesi)
Ayşe Hanım: Atatürk´ün ninesi, Sarı Hafız Ahmet´in eşi
Ali Rıza: Atatürk´ün babası,
Zübeyde: Atatürk´ün annesi,
Hacce: Atatürk´ün Ebesi,
Meliha: Ebenin kızı
Çok önemli bilgiler var bu kitapta ve Atatürk´ü yeniden bir başka açıdan algılama açılarını veriyor.
Atatürk´ün ebesi Hacce ninenin dedesi Kırım´dan Dobruca´ ya, Dobruca´ dan Tuna´ya, Tuna´dan Pazarcık´a oradan Selanik´e göç eden muhacir bir ailenin mensubudur. Hacce nine Atatürk´ün evine yakın bir yerde ulu bir çınar ağacın gövdesi içine yerleşmiş yoksul bir ailedir. Zübeyde Hanım hamile olup doğum yaklaşmıştır. Sarı Hafız ve Ayşe Hanım çınar ağacının yanına geldiklerinde içeride birilerinin var olduğunu fark ederler. Burada hikâyemizi kısa keselim.
Hacce nine ebelik için Zübeyde Hanımın evine davet edilir, Hacce nine kızı Meliha´ yı yanına alarak doğum evine gelirler. Zübeyde Hanım hazır hale getirilir. Doğumun her safhasında yardımcı eleman gibi görev yapan Meliha Bacı o anki duygularını ve gördüklerini şöyle anlatıyor:
?-Kafeslerin arkasında içeriye mavi bir ışık doldu. Ninemin birçok doğum yaptırmasına yardım etmiştim. Bu defa çok heyecanlandım. Ebe ninem ?altıntopu gibi bir oğlun oldu´ Zübeyde? Deyince yaklaştım. Ali Rıza Ağabeyimin oğlunu masallardaki şehzade gibi gördüm. Yüzü altın, gözü gök gibi parlıyordu. Ağzı, gül goncası gibi kırmızıydı, dudakları tomurcuk - tomurcuk açılmıştı. Saçları buğday sarısıydı. Oğulcuğu Annesini mutlu kılmıştı. Uzun bir yolculuktan dönmüş sipahi gibi susuzdu sanki. Hemen Annesinin göğsüne yapıştı, süt içti. Biliyorum, gördüm, kırklar yediler annesini de yavrusuna da bir şeyler müjdeledi. Küçümecik çocuk güldü; ferişteler(*) ona göründü, güldürdü. Bir başka bebek Zübeyde Ablamın yavrusu? Besmeleyle ebe ninem beledi? ?Balkan´ı kurtaracak bu´ dedi. Gördüm, lohusanın üstündeki ışık doğuncaya kadar sürdü, sonra yavrudan bütün odaya, bütün konağa mavilik altın rengini alarak süzüldü, yayıldı.?
Ebenin çınar ağcının içinde bulunması, doğum esnasında görülen mavi ışık ve ebenin kızı Meliha tarafından meleklerin görünmesi? Hepsi bize geçmişten bir şeyler hatırlatıyor.
Ben ulu-orta Atatürk´e dil uzatanları gördükçe hallerine gerçekten acıyorum. Allah ıslah eylesin diyorum. ? (*): Ferişte, melek demektir.