KOOPERATİFLERLE KALKINMAYI DENEMEK

Denizimiz var, bundan yararlanamazsak büyük bir imkânı heba etmiş oluruz. Nehirlerimiz, göllerimiz var, yararlanamazsak eldeki sermaye kullanılmamış olur. Ormanlarımız, madenlerimiz, turizm olayımız, sınai, üretim vs. İmkânları layıkıyla değerlendirmemek ekonomik kayıptır. Bizde bunlardan çok daha büyük bir kayıp var: Halk! Ekonomik olarak? Bizim ilk gücümüz bireysel olarak kendimizdir; özel sektörün kaynağı bu güçtür. İkinci büyük gücümüz devlet yapılanmamızdır; kamu sektörünün kaynağı devlettir. Bir de halk gücümüz var ki, sektörel bazda onu henüz keşfedemedik. Kooperatifleşmek halk gücüyle olur. Halk gücünün bir şekilde ekonomiye yansıması, yansıtılması gerekiyor. Birkaç örnek vereceğim. Aşağıda adını verdiğim ülkelerde kooperatiflerin Pazar paylarına dikkate edelim: Hollanda: Tarımsal ürünlerde: %90 Yeni Zelanda: Süt ve süt ihracatında %95; ette %70, tarımsal üretimde %50; gübrede  %70 paya sahiptir..  Norveç: Süt ürünleri üretiminde; % 99 pazar payı bulunuyor. Dikkat edelim şimdi: Ülkemizde kooperatiflerin tarımda pazar payı halen yüzde 2´ler düzeyinde... Aradaki farklar çok önemli, biz çok gerilerdeyiz. Halkın gücünü kooperatiflerde birleştirmiş bu 3 ülkenin yıllık fert başına düşen milli geliri de ilginçtir: Norveç:   52 bin dolar, Hollanda: 41 bin dolar, Yeni Zelanda: 27 bin dolar. Türkiye ise 10 bin dolar civarlarında bir aşağı bir yukarı geziniyor. Kooperatiflerin parasal sermayesi halktır. Ekonomiye kooperatif payları üzerinden girilir. TORKU son birkaç yılın en güzel örneği... Belediyemizin halk ile ortaklaşa kuracağı bir kooperatif sayesinde; tavuk, kaz, hindi, ördek vb kanatlı hayvan üretimi mükemmel anlamda gerçekleşebilir. Kim kazanır? Önce memleket kazanır ve? Pay sahipleri kazanır, belediye kazanır, istihdam sebebiyle işsizliğe bir nebze çare olunur.