pandemi sürecinde bakkallar kapanmadı ama kahveler aylarca kapalı tutuldu, şikayetlerde biraz pozitif davranmak gerek.
Bakkal amca, komşu kahveciye kızmış zabıtayı arayıp, "Yanımdaki kahve kaldırıma sandalye koymuş, şikayetçiyim" Diyor.
Zabıta mal bulmuş magribi gibi hemen olaya teşni oluyor ve kahveciye gelip ağaç altındaki 2 sandalyeyi buradan kaldır diyor.
Bakkal birkaç gün sonra yine telefona sarılıp: "Alo zabıta komşu kahveci dışarıya sandalye koymuş, müşterilerin bana gelemiyor."
Zabıta hoop kahvede... Hakkında şikayet var!
Bu şikayetlerin ardı arkası kesilecek gibi değil.
Biz de bıktık ama ne yapalım diyor zabıta memurları.
Ceza makbuzları da düzenleniyor tabi.
Alo'ların ardı arkası kesilmiyorsa yöntem değişmeli...
Her şey bu kadar basit olamaz.
Oysa aynı hizada aynı şartlarda 7 kahve daha var.
Semt sakinleri genellikle; bağcılar, bahçeciler, hayvancılar, inşaat işçileri, köylü agalardır.
Öküzün sakarını beller gibi bakkal amcamız aynı noktaya ALOOO çekmekten usanmıyorsa burada art niyet aranacaktır.
Düşünmüyor ki tüm pandemi sürecinde kendi işyeri açıkken komşuları aylarca kapalıydı.
Millet bu sıcaklarda gölge yer arıyor, içeride pişecek hali yok.
Evet... Böylesi durumlarda zabıta buradan kendine bir hisse çıkaracaktır.
Aynı kişi, aynı işyerini defalarca şikayet ediyorsa bu işin altında çapanoğlu olduğunu düşünecektir.
"Komşu tacizi" denen bir şey var.
Otomat idarecilik çözüm değil, şikayet var koş git bu da çare değil.
Bir ikisi için tamam ama süreklilik arz ediyorsa bu defa kaşığın sapı şekvacıya döndürülmeli...
Bir ceza en azı 200 TL, kaç bardak çay eder?
Yazıktır efendim.
Komşu ilişkileri hesaba katılmalı...
Her muhitin kendine özgü müşteri potansiyeli var.
Bakkal amca da gerekirse fiyat etiket kontrolü ile kontrol altına alınabilir, değil mi?