IRKÇILIK-MİLLİYETÇİLİK-TÜRKÇÜLÜK
En çok karıştırdığımız kavramlar bu kavramlardır…
Ve dolayısıyla da en çok bu yüzden birbirimizi anlayamıyoruz.
Ama çözmemiz gerekiyor.
Irk ve ırkçılık kelimelerine bir nazar edersek… Görülür ve bilinir ki, her canlı kendi ile kaimdir.
Bir buğday ırkını ele alalım; saftır, orijinaldir ama bunun GDO’ su ile oynarsanız farklı olarak başka bir buğday çeşidi elde edersiniz.
Bir hayvan ırkını ele alalım; mesela, bir at; safkandır, orijinaldir ama bunun genleri ile oynarsanız o at ırkından başka bir cins at üretebilirsiniz.
Bu farklılaşmaları medeniyet unsurlarıyla elde edilmektedir.
Her hangi bir insan için de benzeri şeyleri söylemek mümkün!
Burada söz konusu olan, insan ırkı üzerinde GDO, GEN değişikliği değil, medeniyet unsurlarının adaptasyonu, ne kadar kullanıldığı ve gelişmişliğidir. Devlet yapısı, rejimler, sistemler; giyilen elbiseler, yemek çeşitleri, dinlenen müzik, folklorik yapı, edebiyat, kültür, kurulan aile yapıları, eğitim, askerlik, teknolojik nimetler… Tüm bunlar insanda ve parçası olduğu toplumda büyük etki yapar.
Medenileşmede çağa ayak uyduramaz ise ya tarihten silinir, ya da başka toplumların içinde silik yaşamaya kendini mahkûm etmiş olur.
Buradan MİLLET olgusuna geçelim.
Milletler; kaderleri, sevinçleri, hüzünleri ortaklaşmış soylardan ırklardan ibarettir. Hangi ırkın kültürü, ilmi, fenni, yapısı güçlü ise o soy, o ırk millet yapısına damgayı vurur. Türk Milleti içinde baskın ırk Türk Irkı olmuştur. Diğer bir ifadeyle, Türk ırkı insanlık tarihinde milletleşme sürecini en hızlı tamamlamayı başarmıştır. Ancak Türk ırkına mensup toplulukların bir kısmı milletleşme sürecinde başka kültürlerin tesirinde kalarak mecralarını değiştirdiler; Bulgarlar, Macarlar, Finliler… Yani ırk olarak soydaşlarımız olmalarına rağmen bugün aynı millet dairesi içinde değiliz.
Fakat Irkla milleti aynı pota içine alma gibi maksadı ülkü haline getirir bunu da doktrin haline sokabilirsek bizim her şey çok daha kolay olur.
Nitekim, bugün özellikle Macarlar arasında Turancılık ülküsünün hızla yayıldığını görmekteyiz. Ortak noktalar tespit edilmek isteniyorsa bu işin ilk adımı milliyetçi düşünceye sahip olmaktan geçiyor. Birlik oluşturmanın kapısı Milliyetçi fikriyatı benimsemektir.
Türkçülük, bu ülkünün yakıtıdır; milli heyecanları uyandırmak, milli atılımları gerçekleştirmek için Türkler, Türkçü olmak zorundadır. Müslüman olan Türk de, Müslüman olmayan Türk de Türkçülük yapabilir, üzerinde çalışabilir. Bazı hızlı Müslümanlar(!) “ Müslüman olmayan Türk’ den bana ne!” Diyebiliyor. Bunun başka bir mukayeseli anlamı, “ Elimde altın rezervi var ama ben gümüşten yana olduğum için bu varlığın benim için değeri yoktur!” Demek gibidir.
İşin bu noktasında Atatürk gibi olmamız gerek! Atatürk Türk Ortodoks kilisesini kurdurmuş, Hıristiyan Türkleri Yunan, Bulgar, Rus Ortodoks kiliselerinden koparmıştır. Özetlersek; milliyetçi duygularla Türk ırkını, soylarını, Türk milleti dairesi içine almak, bugünün çağdaşlığı, bugünün dengeleri için büyük elzemdir. Bütün Türkler bu potansiyeli görmeli ve zaten görebildiği oranda da tarihi rollerini oynayabilirler.