DİLİPAK"IN HERZELERİ
Gazeteci-Yazar Abdurrahman Dilipak’ın herzelerini okuyorum. Atmış, tutmuş; uçuyor mübarek… 23 Kasım 2013 tarihli yazısında APO için; “ Öcalan Aileden Biri” demekte… (Haber Fedai –Erdoğan’a sahip çıkan Dilipak, Öcalan’ı da unutmadı- şeklinde veriyor.) Yani APO’ yu o denli yakın görüyor kendine yahut birlikte hareket etiği siyasi grubuna… Ben Dilipak’ı bir defa 2012 yılı Kurban bayramı sabahı Tekirdağ’da bir öğrenci yurdunda gördüm, konuştum ve hakkında notumu verdim; iki çay içimlik sohbetimizde tam bir Türklük aleyhtarı kişi olduğunu anlamakta hiç zorlanmadım. Katı iddiası şu: Sadece “Müslüman” diyecekmişiz, önüne veya arkasına “Türk-İslam” gibi başka herhangi bir kelime, tanımlama eklenmeyecekmiş, eklenirse yanlış olurmuş.
Nazarımda ilki oydu.
Şimdi bakıyorum yenileri de oluşmuş; “ Öcalan Aileden Biri” Başlığa bakar mısınız, sıcacık aile ilişkileri varmış gibi bir başlık kullanıyor Dilipak Efendi… Ve yazısından bazı satırbaşları şöyle:
”Abdullah Öcalan aslında yabancı birisi değil, aileden biridir. Üniversite yıllarında namaza falan da giderdi.”
”Yani aslında APO da sistemin kurbanı”
"Cemaat kendilerine itiraz etmeyen kuklalar yetiştirmek istiyor.”
“Sadece dershanelere dokunulmayacak, yurtlar da değişecek ve dönüşecek.”
“Camiler de dönüşecek, Kur’ an kursları da dönüşecek”
“Kur’ an kursları, hat merkezlerine, Kur’ an araştırması merkezlerine, kıraat merkezlerine dönüşecek."
Bu zat; başbakan değil, bakan değil, TBMM üyesi değil… Sadece adı İslamcı’ ya çıkmış bir yazar. Ama başbakanın dahi söylemekten imtina edeceği, zorlanacağı şeyleri “ yapılacak, edilecek” tarzında hayrettir ki rahatlıkla söyleyebiliyor. Talimatla konuşuyor desem hiç inanasım yok çünkü karakteristik olarak böyle emredici bir hali olduğuna dediğim gibi bir bayram sabahı şahit olmuştum.
Ancak niye böyle konuşuyor, konuşması ne kadar mertlik, ne kadar insanlık, ne kadar hakperestlik içeriyor? 2002’den beri AK Parti’yi destekleyen Hoca Efendi’nin dershaneleri, yurtları için bu kadar rahat ve kesin konuşuyorsa o zaman Dilipak Başbakanın çok büyük sırdaşı konumunda olan biridir.
Başbakan; PKK, Kandil, Barzani ile yakınlaştıkça Dilipak da APO için şirinlikler dizmekten geri durmuyor; neymiş APO namaz kılarmış, sistemin kurbanı imiş yani aslında masum biriydi dese daha bir yüreklilik sergilemiş olacak ama biraz suret-i haktan görünmenin tedbirini de elden bırakmak istemiyor zahir.
Dershanelerden sonra yurtlar, camiler, kur’ an kursları da dönüştürülecek diyor; sana gizli planlarını mı okudular da böyle yazıyorsun Bay Dilipak? Bunların her biri ciddi dönüşümler olup mutlaka Meclis süzgecinden geçecek şeylerdir. Siz TBMM’ nin de esir alındığına mı inanmaktasınız? Ne yapacaksınız yani; o olacak, bu olacak derken, siz mi karar veriyorsunuz olup- olmayacaklara? İnsan hiç olmazsa “dileğim, temennim, olursa daha iyi olur” tarzında bir üslubu kullanmaya özen gösterir.
Ve… Cemaat kendilerine itiraz etmeyen kuklalar istermiş; bunu niye daha evvel görmediniz? Oy verirken iyiydi ya… Peki siz ve sizin kafada olanlar cemaatten ne ister her zaman, ne istiyor? Tam itaat, ne olursan olsun kesin itaat! Öyle olunmazsa vurun beline kazmayı, öyle mi? Fethullah Hoca o karakterde biri olsaydı 28 Şubatçılara teslim olur ülkesinde yaşardı.
Hoca Efendiyi AK Parti’den koparıyorlar, koparacaklar… Seçime giderken AKP’ye oy lazım olmayacak mı? Mesela; PKK lideri APO ne demişti gizlenmesi gereken ilk İmralı görüşmelerinde? Seçim öncelerinde ateş kes yaparak AKP’nin iktidar olmasını biz sağlıyorduk! Demek, AKP’nin seçim öncelerinde bazı sükûnetlere ihtiyacı oluyormuş, şimdi aslında yine ve daha fazla ihtiyacı var.
Madem kılıçlar çekilmiş görünüyor o halde Hoca Efendi, cemaati için bir yol haritası muhakkak belirleyecektir. Dilipaklar gibi sivri dilli emredici üslup kullananlar AKP"nin içinde, yanında, arkasında olduğu sürece bu partiye eyvah ki ne eyvah! Demek lazımdır... Bu kavga yolun sonu gibi birşey... Gövde çatırdıyor hem de çok kötü çatırdıyor.
Dilipak’ ın dönüşümleri değil ama AK Parti’yi zorlayacak dönüşümleri bekleyiniz.