Değerli okuyucularımız; insan üzülmeden yapamıyor; nereden nereye geldik (veya getirildik) Görüyor musunuz PKK dilediğini yapıyor; devletin malını koruyacak güç ortada yok, insanların canları beş kuruş etmiyor.
Neden yazıyoruz bunları?
Çünkü düşürüldüğümüz hal gerçekten kahrolacak düzeydedir. Genel Kurmay’ ın şu açıklamasını birlikte okuyalım:
"Şırnak/Merkez ilçe Yoğurtçular Köyü mülki sınırları içerisinde yapımı devam eden yeni Şırnak-Van karayolunun beşinci kilometresindeki inşaat sahasına 18 Kasım 2013 tarihinde gelen 10-12 kişilik bölücü terör örgütü mensubu şantiyede bulunan 22 işçiyi toplayarak, "Biz daha önce sizi ikaz etmedik mi? Bu yol yapılmayacak. Bu yol Van yolu değil, bizim kampımıza giden yoldur. Üstlerimizden talimat aldık, bu yolu yaptırmayacağız" şeklinde tehdit etmeyi müteakip inşaat alanında bulunan; altı kamyon, bir tanker, bir ekskavatör ve bir dozer olmak üzere toplam dokuz araç/iş makinesinden dört tanesini yaktıktan sonra tamamını uçuruma yuvarlamışlardır. Bölücü terör örgütü mensupları, olaydan sonra bölgeden kaçmışlardır. Herhangi bir can kaybı bulunmamaktadır."
Durumumuz işte bu; ancak, bu açıklamadan Askerimiz adına şunu da çıkarmak mümkün! PKK ile çatışmaya girilmeyecek, tecavüz vuku bulursa sadece “rapor” edilecektir. Bu tür açıklamaları askerimizin feryadı hükmünde görmek lazımdır dersek acaba yanlışa mı düşmüş oluruz?
TRAFİK CAN YAKIYOR
Tekirdağ’da her eve ceza makbuzları gönderiliyor. Çevre yolu dubleks olmasına rağmen hız limiti 70 Km. Gezici radarlar sayesinde cezalar yağmur misali katlanarak postalanıyor… Çarşıya dönersek durum daha acı! Yetersiz otoparklar yüzünden araç sahipleri iyice bizar durumda… Sahil Atatürk Bulvarı mobese mayınları ile döşeli… Mustafa Ü. Telefonla arayarak, “ Yeni kalp ameliyatından çıktık, vallahi rezalet bu, kalbim var, dayanacak halimiz kalmadı. Bu akşam 343 TL ceza kâğıdı geldi eve, ne olacak bu gidişat?” Yapılacak bir şey yok. Valimizden istirham edelim: Her ay için kaç vatandaşımıza toplamda ne kadar trafik cezası kesilmiştir? Açıklansın.
TREDAŞ CEZA VERİCİ DURUMA GELDİ!
Hikâyemize dikkat! Bir Tredaş abonesi (Necmettin E.) vatandaşımız Tekirdağ’dan İstanbul’a taşınıyor; evinde eşya bile bırakmamış, bir gün 550 TL fatura ile karşılaşır. Şaşırmıştır, Kuruma giderek taşınmaktan dolayı elektrik harcamadığı halde bu fatura nedir? Diye sorar... Kurum 8 ay önceki faturayı emsal alarak 70x8=560 TL faturasında ısrar eder; iddiası şudur:
1-İstanbul’a taşındığını ispatla!
2-Saatiniz bozuktur!
3-İtiraz edeceksen eğer önce borcunu öde!
Çaresiz kalan abone, şöyle açıklıyor derdini: “Aynı aylara ait su faturalarımı gösterdim; hiç harcanmamış ama Tredaş bunu kabul etmedi; illa ki ödemem lazımmış. Ticaret Müdürlüğüne gittim. Orada Tüketici Hakları Hakem heyetine başvuracaktım. Çok yığılmalar olduğu gerekçesiyle bu tür başvurular artık Sulh Hukuk hâkimliğine aktarılmış. Oraya gittim, kalem memuru 350TL harç yatırmam gerektiğini söyledi.
Ne oldu şimdi?
Kurumun yanlışından dolayı, biz vatandaşlar neden mahkeme kapılarına düşürülüyoruz? Kazanırsam, 1 yıl sonra paramı alabilirmişim. Bakalım ne yapacağız” Demek ki tasarruf edeceğim diye sakın kısıtlamaya gitmeyin yoksa iki ayağınızı bir papuca sokar bu TREDAŞ!