?BU HAYAT BENİM? DEĞİL

İnsan doğar, büyür ve ölür. Kalıcı olan fikirlerdir. Hiçbir kimse kendi fikriyatıyla doğmaz. Büyüdükçe, akıl baliğ oldukça mevcutlardan birini benimser. Bu tercihte rol oynayan ana unsur meşreplerimizdir. Yapımıza, mizacımıza, huyumuza göre kendimize özel bir yol çizeriz. Ama bu yolda ailemiz vardır, arkadaşlarımız, dostlarımız vardır. Biz beden olarak farklı; akıl, fikir, inanç, kültür olarak biriz. "İkimiz Bir Fidanın Güller Açan Dalıyız" Derken, kast edilen budur. Ateizme dayalı fikirler var... Dine dayalı fikirler var... Liberal karakterli fikirler var... Ve daha başka fikirler ekoller... Aldığımız eğitim bunlardan birini tercih etmemize sebep olur. Bugünlerde... Çok yanlış bir felsefe cenderesine sokuluyoruz: Mesela, ?Bu Hayat Benim? Ne demektir? Hayır kardeşim bu hayat senin değildir. Senin üzerinde en başta ananın babanın kardeşlerin hakkı hukuku var. Sen onlara hürmet edecek, onlar sana sevgilerini verecektir. Bizi birbirimize bağlayan, kenetleyen daha başka şeyler yok mu hayatımızda? Evet, yaşadığımız hayat bize ait ama etkileşim tarafını görmezden gelemeyiz. Birbirini seven iki kişi paylaşımcıdır. Anne baba çocukları için ölümü göze alır. Bayrağımızı görsek, memleket desek o bile yalnız olmadığımızı gösterir. İnsanların hayatları bileşik kaplara benzer. Hayatımız bir diğerine her yönüyle bağlıdır. Çaktırmadan, ?Bencillik? ilkah ediliyor beyinlerimize? ?Benim Hayatım Kiminle Güç Kazanır?? Bunu kendimize soralım: Yaş günün kutlanmasını istersin? Bir başkası tarafından sevilmek istersin? Sana birileri hediye alsın istersin? Selam sabah hatır sorulsun istersin... Gerektiğinde hayat arkadaşın için aileni, çevreni yıkıp geçersin? Sonra da ?Bu Hayat Benim? Dersin. Git bir dağda yalnız yaşa, bakalım n´ olacak? İnsan sosyal bir varlıktır. Yalnızlığa göre yaratılmamıştır. Çocuklarımıza yanlış felsefeler öğretmeyelim. Biz öncelikli olarak ailemize bağlıyız. Sonra komşuluklar, arkadaşlıklar, akrabalıklar vb. gelir. Filmler yanlış mesajlar veriyor? Kim kendini o felsefeye kaptırırsa bunalımlara da hazır olsun. Yalnızlık, tek başına kalmalar, sevgisizlik, bizi yok eder. Aile mefhumunu mahvettiler, sıra geldi şahsiyetleri bitirmeye! Bugün Doğa Kolejini gezdim... Orada çocukların güçlü seslerini, kaynaşmalarını, koşuşturmalarını, sevinçlerini gördüm. Ve dedim ki: İşte insan daha bu yaşlarda birbirine nasıl da sarılıyor, nasıl da birbirlerine muhtaçlar! Filmler yanlış mesajlar yayıyor: Bebekler annelerine... Çocuklar arkadaşlarına... Gençler sevdiklerine... Anne babalar ailenin biricik çiçeklerine... Vatan, kendi öz evlatlarına... Bayrak selam veren gözlere... Muhtaçtır. "Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!" Diyorduk. Ve birimiz, diğerimize... Ne kadar çok muhtacız dostlarım!