BELEDİYE -ASLINDA ?GÖNÜLLER YIKIYOR

Çınarlı Mahallesinde garip sayılacak bir yıkım oldu. Kendi arsasından taşmamak kaydıyla mutfak kısmında 1metre çıkıntı yapılmış. Evde iki kişiler. Bey 70´ e gelmiş, hanımı da ondan birkaç yaş küçük olsun. Kaçak tabi, oradaki evlerin kaderi aynı... Kepçe vurdu, yıktı, gitti. Belediye büyük görev yaptı(!) Ve? Akşama kadar duvar örülecek. Ben yıkayım sen ne yaparsan yap?  Konu tamamen şikâyete dayalı? ?Ev alma komşu al?  Tecelli ediyor.  Sıralayalım resmi adımları: Belediye yetkilisi geliyor, tespit tutanağı tutuyor: Yıkım şart. Uygun görülen ceza:  750TL. Para ödeniyor. Ev sahibi köylüdür, ceza ödenince dosya kapandı zannediyor. Ancak, mahkemeye gönderilmiştir. İlk duruşmada yıkım kararı çıkıyor ve ikinci duruşma aylar sonraya?  Ama belediyenin acelesi var... Kepçe geliyor, kazara niyetiyle konu dışı olan kömürlüğü yıkıp gidiyor. Kömürlük dediğin en fazla 6 m2 ya var, ya yok. İki üç gün sonra sabah saat 9 da tekrar geliyorlar. Evin beyi henüz yataktadır ve kepçeler görev başında... Gittim, gördüm, görüntülerini aldım. Ne büyük balıkmış yakalanan!  (Doğuda şehirler yıkılıyor)  Efendim yetmemiş.  Olay Valilik makamına da intikal ettirilmiş. AFAD Müdürlüğü görevlendiriliyor: Bu işi halledin! Banka işlemleri gibi, 1 kuruşta aynı, çok lira da aynı. Kaçak saraylarımız var, kaçak belediye binalarımız var, villalarımız var. Ama gariban köylü geliyor oltaya! Belediye gittim, ilgili kişileri gördüm. Yapılan yazışmalar düzenlenen evraklar klasör dolusu.  Cezai sorumluluk devrede olunca memurlarda korku üç buçuk! Napsın? Yasa öyle emrediyor. 1 metrelik çıkıntı için çıkarılan gürültü budur dostlarım... Ama asıl gönüllerin yıkıldığını da fark etsek insan olduğumuzu daha çabuk hatırlayacağız.