YAZARLARA ÖZEL İLGİ GEREKMİYOR MU?

Yerel gazete yazarlarına özel ilgi var mı sorusunu gündeme getirmek gereğini duydum; kafanızı yormadan sebebini arz edeyim:  Özel ilgi zerre miktar yok. Farklı olarak bir kişi hariç: Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak. Ara sıra arar, davet eder, yemek yeriz, o arada yazdığım konular hakkında mütalaalar yaparız. Sıkça da telefonla arar yazılarımdan dolayı düşüncesini benimle paylaşır. (Çok güzel bir yaklaşımdır) Bu açıdan derim ki; Sezar´ ın hakkını Sezar´ a vermeyen kim olursa olsun hakperest adam değildir. Albayrak gerçekten farklı bir insan. Ancak benim demek istediğim bu değil... Yerel gazetelerde köşeli yazarların özel olarak davet edilmesi onlarla birlikte bir yemek boyunca özel olarak sohbet edilmesidir. Böyle bir toplantıda gazete sahiplerinin olmasını hiç uygun bulmam, yazar çizer takımıyla sınırlı olan böyle bir buluşmaya ihtiyaç olduğunu ifade etmek istiyorum. Bakın görün, masada o an kaç gazete temsil edilecektir. Bu teklifime haber sitesi yazarları da dahil, çünkü o sitelerde çok değerli yazarlarımız bulunuyor. Siyasetçilere ya da basın toplantısı yapan tüm kurumlara buradan bir çağrı yaparak sesleniyorum: Gazeteler kendi kendine düşünmez, kendi kendine haykırmaz... O gazetelerin içinde eli kalem tutam değerli kişiler var; ses onlardan gelir, yorum, proje onlardan sadır olur. Oysa... Sizler basın toplantısına sadece gazeteleri davet ettiğiniz zaman oraya (amiyane tabirle) çer - çöp takımı da gelmektedir. Çok kere şahit olduğum bir tabloyu verip bu paragrafı kapatacağım: Bir gün Ziraat Odasına davet edildik. (x) Gazetesi sahibi ve komisyoncusu gelip 10 kişilik masaya oturdu. Gazete henüz 1 yaşındadır. Bir basın toplantısıydı bu... Ardından gelen 20-25-30 yıllık gazeteciler ve gerektiğinde Tekirdağ´ ı hoplatan (y) gazetesi sahibine o masada sandalye kalmadı. O iki kişi bön bön bakınıp durdu, kıdem denen bir şey var, her yerde her zaman dikkate alınır bu incelikler. Ama hürmeten birimiz kalkalım da yer açalım diye düşünmediler. Hâlbuki, o iki  kişiden biri sadece foto çekecek, diğeri de pastasını böreğini yiyip gidecek; hepsi o kadar. Sonra çıkardıkları (x) gazetesinin her sayısına bakıyorum; sayfalarında tek bir köşe yazısına rastlayamazsınız... Bu mudur gazetecilik? Neden göremezsiniz? Çünkü iki satır dilekçe yazacak kadar bilgiden ve genel kültürden mahrumlar da onun için! Ancak bir uyanık yönleri var; abone yapayım, reklam kapayım, piyasanın anasını belleyeyim;  gerisi hiç ama hiç önemli değil. Bu satırlar, eleştiri notlarımdan sadece biri ama ben esas konuma geçeyim: Yerel yazarlarla bir toplantı yapılmasını muhataplarına şiddetle teklif ediyorum... Zaten gazetelere nefes aldıran; düşünen, yorumlayan ve bunu köşesinden okuyucuyla paylaşanlar onlardır ve onun için özel ilgi diyorum. Bugüne kadar maalesef ne valilik, ne kaymakamlık, ne siyasetçiler, ne belediyeler bu konuyu ele aldı veya akıllarına getirdi. Yapılmayışından neler kaybettiğimizin farkında mıyız? Bu, enerji kaybı demektir... Bu; hürmet, saygı kaybı demektir... Bu; düşünceye, yoruma, akla, ilgisiz kalmak demektir. İnşallah bu feveranımı dikkate alan (akil adamlar değil de) makul adamlar çıkar.