ÜMİT KAFTANCIOĞLU (1934 ? 11.04.1980)

     ?Evreşe Yolları Dar, ?Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar? türkülerinin derleyicisi Ümit Kaftancıoğlu, Ardahan´ın Hanak ilçesinin Koyunpınar köyünde dünyaya geldi. Kendisi Garip Tatar adıyla tanınmaktadır. İlkokulu kendi köyünde okuyan Kaftancıoğlu, Cılavuz Köy Enstitüsü´nü bitirdikten sonra  bir süre Mardin- Derik´te ilkokul öğretmenliği yaptı. Daha sonra Balıkesir Necati Bey Eğitim  Enstitüsü edebiyat bölümünü bitirip Rize- Pazar´da Türkçe öğretmenliğine başladı. Yedek subay olarak görev yaptığı askerlik dönüşü, TRT´nin açtığı sınavı kazanarak, Köy yayınları bölümünde  göreve başladı. 1970´de ?Dönemeç? le Öykü TRT Büyük Ödülü, 1972´de Röportaj´da ?Hakullah?la Milliyet Karacan birinciliği aldı.       -11 Nisan 1980 günü görev yaptığı TRT´ye gitmek için çıktığı evinin önünde katledildi.            -Vefatının 38. Yıldönümünde Ümit Kaftancıoğlu´nu bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz.       -Benim köyüme, benim ulusuma,yararı, yardımı dokunmayan bir yazı, bir sanat sıfırdır.       -Yazdıklarımızın, kişi ve toplum, sınıflar, uluslar, çağ üstünde bir etkisi yoksa, bir değişiklik yapamayacaksa neden boşuna yorulalım?       -Yazmak: olayları, nedenleri, elimizden geldiğince çözümlerini ortaya koyarak vermek.       -Yazar yaşayandır.Yarattıklarımız bile yaşadıklarımızdır.Benim kaynağım, geldiğim, yönelik olduğum, yöneleceğim, arasına katılıp öleceğim yer köyümdür. Elbette daha çok onları yazacağım.İlle önce köy, oraya olan borcumu ödemeliyim. Onların yaşamına ışık tutmalıyım. Yazgısını, yapısını,kurgusunu değiştirmek istediğim yer orası,köy. Ben Yaşar Kemal´in  görüşünü benimserim: ?Yaşayan, izleyen, gören yazar.?       -Keşke yazar olmasaydım. Görmeseydim, bilmeseydim, çoban kalsaydım.Ne mutlu, ne acısız, ne bilinçsiz yaşamdı. Şimdi, o mutsuzluk denen mutluluğu arıyorum. Yok..       -Benim insanlarıma ne yapabilirim, diye düşünüyorum. Benim görevim, uygar olmayan, hakkı yenen, ezilen insanlara haykırmak, elinden tutmaktır. Gerekirse ölmektir. Yılanı öldürmektir, başını ezmektir. Yok etmektir. Siz ne derseniz deyin, toplumun önünde yazarlar, ozanlar, sanatçılar yürür. Yazarı olmayan toplum ne vardır ne de bilinir.Ayakta duramaz. Yok olur, silinir. Ülkemizde , yazarın, sanatçının bir gömlek tüccarı kadar değeri yoktur hâlâ. Demek ki, fikrin ve düşüncenin kıymetini bilmemiz için daha çok çok somun yememiz gerekiyor. Çok geriyiz, çok çok çooook, çok! Birazcık ışık geldiyse, o da Atatürk sayesinde.. O da olmasa Arap şeyhlerinin cirit attığı bir ülke olur çıkardık.       -Oyalama, eğlendirme, uyutma değil sanatın görevi. Sanatın görevi eylemdir, etkidir, yol vermektir. Çağın trafik polisidir sanat. Benim için sanat yalın kılıç, açık söyleyiş, kesin söyleyiş, en yakın olana, çağa, karanlığa ışık tutuştur.       -Bizim itler, sürüye saldıran kurtlara havlayacağına, dönüp dönüp bize havlamaktadırlar. Bizim itler neden bize havlıyorlar da bu ülkenin, bu yurdun üstünde  cirit atanlara, yadlara yabancılara havlamıyorlar? Kim bilir ? İtin sesi, hırsızın karşısında kısık ise, önünde bir kemik vardır??diyor atasözümüz.       - Dostluklardan çok düşmanlıklar, yakınlaşmalardan çok sürtüşmeler, barıştan çok savaş, zenginlikten çok yoksulluk, mutluluktan çok mutsuzluk, sütliman bir ortamdan çok dalgalı ve karmaşalı bir  ortam bana yaşamın tadını, çabanın, var olmanın tadını vermiştir ve tanıklığını yapmıştır. Yaşama sevincini ben bu özde aradım.       -Ölümümde eşim, çocuklarım, en yakınlarım bile tek bir damla gözyaşı dökmesin istiyorum. Benim için caddelerde dolaşsınlar, bir gazete alsınlar, bir kitap karıştırsın, kalabalık bir sinemaya gitsinler, bir konferans, bir konser dinlesinler. Ölüm hiç önemli değil. Yaşam var dağ gibi. Yaşam var gökyüzü, deniz. O insana şaşarım binbir meyve yüklü ağacın altında yere düşen sararmış bir yaprağa üzülsün. O insana acırım binbir kurbağa viyaklamalarını duymaz, gününü, ömrünü bitiren bir sineğe üzülür. Yaşam varolmak, anlam, varlık ve dinamizmdir. ( Ümit Kaftancıoğlu, ?Yaşama Sevincine Bin Selam? Hazırlayan: Öztürk Tatar, Yalın Ses Yayınları,2006)       ?Bugün Hacıbektaş şenliği varsa Ümit  Kaftancıoğlu sayesindedir? demişti eski Belediye Başkanı Nafiz Ünlüyurt. ( Benim Babam Bir Kahramandı, Hazırlayan: Dr.Canan Kaftancıoğlu, Yalın Ses Yayınları,2009)