UĞUR MUMCU
(22.8.1942 ? 24.1.1993)
Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942´de Kırşehir´de doğdu. Babası Ankara´ya atanınca, Ulus´ta Devrim İlkokulunda başladığı ilköğrenimini Ulubatlı Hasan İlkokulunda tamamladı, Cumhuriyet Ortaokulu ve Deneme Lisesini bitirdikten sonra Ankara Hukuk Fakültesine girdi. 1965´te Hukuk Fakültesini bitirince bir süre avukatlık yaptı. Dil öğrenmek için gittiği İngiltere´den dönüşünde Hukuk Fakültesi´nin İdare Hukuk Profesörü Tahsin Bekir Balta´nın asistanı oldu. 12 Mart döneminde tutuklandı. Askerlik dönüşü gazetecilikte karar kıldı, üniversiteden ayrıldı. Yön, Kim, Devrim, Türk Solu, Ortam, Akşam, Milliyet ve Yeni Ortam´dan sonra uzun süre Cumhuriyet´te yazdı. 24 Ocak 1993 günü otomobiline konan bir bomba ile öldürüldü. Ölümünden önce 25; ölümünden sonra 40´ı aşkın kitabı yayımlandı.
Vefatının 25. Yıldönümünde Uğur Mumcu´yu bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz:
-Demokrasilerde demokrasiye inanmış olanlar, bir toplumda bir kişiye yapılan haksızlığın bütün topluma yapıldığına inanırlar.
-Yargıçlık, dünyanın en saygıdeğer mesleklerinden biridir. Haklı, haksız, suçlu suçsuz, yargıcın vicdan duygularının dirhemleriyle adalet terazisinde tartılır. Yargıya karşı güvenin azalıp yok olduğu toplumlarla demokratik düzenin geleceği de şüpheye düşmüş demektir.
-Çağdaş demokrasilerde düşünce suçuna rastlanmaz. Düşünceler ? zararlı? ve ?zararsız?, ?tehlikeli? ve ?tehlikesiz? diye ayrılmaz. Zararlı düşünce yoktur, doğru düşünce, yanlış düşünce vardır. Düşüncelerin doğruluğu ya da yanlışlığı ancak özgür bir ortamda ölçülüp tartılır.
-İsterler ki susalım; isterler ki yazdıklarımızın hiçbiri, hele bu dönemde yazılmasın. Bunun içindir ki, bizleri susturmak için türlü yollara başvururlar. Yazacağız, susmayacağız. Bütün yolsuzlukları, kaçakçılıkları, pislikleri, cinayetleri tek tek sergileyeceğiz.
-Çağdaş demokrasinin formülü şu: Düşüncelere ve yasal örgütlere siyasal parti, sendika ve dernek olarak sınırsız özgürlük, silahlı eylemlere en ağır yaptırım ve yargıya inandırıcı güvence ve bağımsızlık.
-Her şey insan içindir, insanın mutluluğu içindir. Ve çağdaş insan ancak ve ancak özgür bir toplumda mutlu olur. Özgür bir toplumun kurulması, insanların birbirlerine karşı saygılı ve hoşgörülü olmalarına bağlıdır.
-Okumayan, yazmayan, düşünmeyen toplumlar içten içe çürürler. Türkiye böyle bir sürece sokulmuştur. İş bitirmeye, köşe dönmeye koşullandırılmış bir toplum, eninde sonunda bu hovardalığın faturasını öder. Gidiş o gidiştir.
-Ülkemizde paranın padişahlığını sürenler, kağıt ile kitap ile kalem ile ilgileri hiç olmayanlardır. Bakın şöyle çevrenize. Kim yaşıyor, kim sürünüyor? Namuslu devlet memurluğunun ?enayilik? sayıldığı bir ülkede, ne yapacaksınız okuyup da! Kafa kullanın, köşe dönün, malı götürün. Çocuklar, sınav ?kötü geçti? diye sakın üzülmeyin. Bu işte kazanan kaybediyor, kaybeden kazanıyor sınav kazanmayın, para kazanın, para. Köşe dönün, kafa kullanın kafa. Malı götürün malı. Yahu ne yapacaksınız okuyup da? Dertsiz başınıza dert mi alacaksınız? Okuyup okuyup da hapislere mi gereceksiniz? Para kazanın, köşe dönün, malı götürün. Memleketi kurtarmak size mi kaldı? Ülkeymiş, devletmiş, demokrasiymiş? Adaaam sende!
-Elhamdülillah Müslüman´ız! Elhandülillah milyarderiz!.. Bir kolumuz siyasette, öbür kolumuz ticarette, ayaklarımız da tarikatlarda? Bir üçgen bu? Ticaret, siyaset ve tarikat üçgeni? Bunlar dindarın sahtecileridir. Zavallı yoksul Müslüman yurttaşların kanlarını emenler de bunlardır. İnanç sömürücüleridir bunlar.
-Ortadoğu siyasetinde kimin kiminle, ne zaman dost, ne zaman düşman olacağı bilinmez. Çünkü Ortadoğu, kum ve petrolden oluşan bir çamurdur.
-Azgelişmiş demokrasimizde araştırma ve inceleme yapmak yasak ve tehlikeli, bilmediği ve hiç araştırmadığı konularda ? bilgi sahibi olmadan fikir sahibi? olarak palavra atmak, yorum yapmak ise serbesttir.
- Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım? Bir gün mezarlarımızda güller açaçak ey halkım? Korkmadan öldük ey halkım unutma bizi..
-Biz unutkan bir ulusuz. Unutuyoruz olup bitenleri. Unutuyoruz ve oğulları, kızları ölen ana babaları kanlı gözyaşlarıyla baş başa bırakıp gidiyoruz. Unutmayalım, unutturmayalım!... ( Ben, Uğur Mumcu´yum, Derleyen: Orhan Tüleylioğlu,2.Baskı,Mayıs 2013, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı) 19.1.2018