Türk Konseyi, 1992 yılından beri toplanan, "Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri" sonucunda ortaya çıkan ortak siyasi irade üzerine kurulduğunu hatırlayınız.
Türk Konseyi her toplantıda Alparslan Türkeş´ i mutlaka anmalıdır. Ahd-e vefa bunu gerektirir. Çünkü Konseyin temellerini atan kişi O´ dur. İspata gelince? Size, Prof. Dr. M. Fatih Kirişçioğlu tarafından 11 Haziran 2014´ de kaleme alınıp Devlet Dergisinde yayınlanan ?Makaleler? başlıklı araştırma yazısından bir paragraf sunacağım. Buradan anlıyoruz ki Türkeş, o günün Türk devlet başkanlarına birer mektup göndererek Birlikten söz etmiştir. Kirişçioğlu´ nun makalesinden ilgili paragrafı okuyalım:
?Başbuğ´un 1992 senesi yazında bu yeni Türk Cumhuriyetlerinin devlet başkanlarına gönderdiği mektuptur. Bu mektubu arkadaşlarımız Türk lehçelerine aktarmışladır. Mektubun aslı, bir devlet işi olduğundan kopya da edilmemiştir. Türkeş, bu mektubunda devlet başkanlarından ?Türk Devlet Başkanları Daimî Konseyi?, ?Türk Ekonomik İşbirliği Konseyi?, ?Türk Dünyası İlimler Akademisi? gibi kuruluşların kurulmasına ve geliştirilmesine tam destek verilmesini istemişti.?
İşte Konseyin temellerini oluşturan o girişim, o istek, o dilek ve mektup unutulamaz.
Türk Konseyinin, 1992´ de toplanan, "Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri" sonucunda ortaya çıktığını, ortak siyasi irade üzerine kurulduğunu hatırlayınız. O tarihte bu durum fiili bir haldi ama Türk Konseyinin resmiyet kazanması, 3 Ekim 2009 tarihli Nahçıvan Anlaşması ve 16 Eylül 2010 tarihli İstanbul Bildirgesine göredir.
Dünyada 200 milyon nüfusuyla Türk Dilini Konuşan Ülkeler (TDİK) üyesi devletlerin birlik oluşturmadaki temel ilke, Birleşmiş Milletler Anlaşması´nın amaç ve ilkelerinin yanı sıra uluslararası hukuk ile evrensel normlarının kabul edilmesiydi. Kuruluş felsefesi barış ve güvenlik olup, iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi, uluslararası normlar, Türk Konseyi ülkeleri arasındaki işbirliği zeminini oluşturmaktadır.
Türk Konseyi`nin kurucu üyeleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye olup buna gözlemci sıfatıyla Macaristan, Türkmenistan dahil edilmiş ve Özbekistan´ ın üyeliği kesinlik kazanmıştır. Konsey, 7 ülke olarak toplanmaktadır.
Konseyin Türk halkları arasında daha da hızlı kabul görmesi için vatandaşlarının, ?Ortak pasaport? ile kendi aralarında vizesiz gezebilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. İleri tarihlerde bu tür gelişmeleri mutlaka yaşayacağız. Konseyin aldığı kararları yürüten sekretarya merkezi İstanbul´ dur.. Üye ülkelerde de Ofisler açılarak sekretarya bağlantıları sağlanmaktadır. Başkanlar zirvesi her dönem için bir üye devlette gerçekleşmekte, bu sene Azerbaycan´ da düzenlenen toplantının gelecek yıl adresi İstanbul´ dur.
Türk Konseyi ile Türk Birliğinin temelleri atıldı, bu büyük bir adımdır. Birlik gelişiyor, genişliyor, dolayısıyla her dönemde alınacak kararlarla daha da gelişecek, ülke halkları tarafından yüksek oranda benimsenecek ve sonunda hayal denen Turan kurulacaktır.
Bu sebepledir ki bu işin doğrudan doğruya mimarı Alparaslan Türkeş olup her dönem toplantılarında anılmak suretiyle ruhu şad edilmeli ve hatta Sekretarya bahçesine, Turan ülküsünün mimarları da vefaya dahil edilerek ülkü heyecanı zenginleştirilmelidir. Turan mefküresinin son 200 yılda yetiştirdiği büyük isimler vardır; kimlerdir derseniz ilk akla gelenleri belirteyim: Kırımlı Gaspıralı İsmail Bey, Azerbaycanlı Hüseyin Çobanzaze, Türkiyeli Ziya Gökalp, Atatürk, Atsız, Türkeş vb. isimler. Mesela Büyük Turancı Macar İmre Toht.