Fikir ve inanç sınırlarımızı belirlemiş olsak lüzumsuz kavgalara girmemiş olacağız.

Bütün mesele haddimizi (sınır) bilmektir. Fikirde, düşüncede ve inançlar bahsinde kendi özel sınırlarımızı belirlemediğimiz için medyatik ortamda gereksiz kabgalara giriyoruz ve bunlardan da ortaya çıkan bir sonuç yok. Şöyle bir kendimizin hudutlarını çizerek konuya girmiş olayım: -Kendimi özbe öz Türk sayıyorum, Türk hissediyorum ve buna kalben de iman ediyorum. Hatta, Türklüğümün alt sınırı da var: Kırım Tatar Türk'ü. Yani, milliyet hususunda sınırlarım belli. Bana bu konuda müdahale eden, etmeye çalışan olursa tabidir ki benden bir mukavemet görecektir. - Kendimi hali muhlis İslam addediyorum ve buna kalben iman ediyorum. Hatta, Müslümanlığımın alt sınırı da var: Hanefi Mezhebine bağlılığım. Bu noktada bana müdahale eden, etmeye çalışan her kim olursa tabiatıyla benden çok sert mukavemet görecektir. - Türk tarihinin tümüne inanıyorum, güveniyorum, benimsiyorum. Buna Mili tarih denir. hatta, bu kapsamda ister imparatorluk, ister devlet, ister beylik veya bugüne ait özerk yapıda bir oluşum varsa... Sınırlarım bellidir. Ne kahrolsun Osmanlı, ne kahrolsun Memluklu derim. Her biri kendi tarihi şartları içinde var olmuşlardır. Elbette yıldızlar da söner. Söndü diye onu kayıttan alacak değilim. Demek ki burada da kafam hiç karışık değil. - İlk isimlerden Oğuz Kağan, Bilge Kağan gibi yakın tarihten Osman Bey olsun, Fatih, Yavuz, Kanuni olsun... Cumhuriyet ve onun banisi Mustafa Kemal Atatürk, kayıtsız şartsız benimdir, bizimdir. Bu sınırlara negatif anlamda müdahale eden her kim olursa kalemimin sivri ucuyla gözüne, gözüne saldırırım. - Başka milletlere hakaret etmeyi doğru bulmam. Ancak Benimle harp etmeye niyetlemişlerse Allah' ın izniyle ister Bozkurt deyin, ister kartal gibi üzerlerine hücum eder ya onları ya kendimi paramparça edene kadar mücadelemi yaparım. Sınırlarımız şerefimizdir, haysiyetimiz, şahsiyetimizve namusumuzdur. -Türk Birliği, Turan, İlah-i kelimetullah gibi yüce kavramlar milli ülkümdür. Bu sınırlara hangi üslupta olursa olsun müdahale edene, etmeye çalışana bilgim dahilinde güzel yazılarla bilgi vermeye çalışırım; ısrarla haddi aşmaya çalışan olursa onu arkadaşlığımdan çıkarırım. - Aile mefhumu millet bütünlüğünün ilk çekirdeğidir. Bu ince noktayı her zaman dikkate almaya özen gösteririm. Evet... Belki birkaç başlık daha eklenebilir. Ama genel hatlarıyla sınırlar budur. İnanıyorum ki herkes böyle bir hassasiyet içindedir. Ama yine de kavga halindeyiz; niye? Kafayı yoralım bakalım; sahi, niye?