OSMANLI, BURSA, CUMALIKIZIK, OSMAN GAZİ, ORHAN GAZİ

OSMANLI´YA YOLCULUK...   Evliyalar şehri Bursa. 39 yıl osmanlı devletine başkentlik yapmış olan güzel Bursa´yı gezip görmek gezilecekler listemin başında yer alıyordu. Bu isteğimi de nihayet geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdim. Prensibimdir; yolculuğa çıkmadan önce gideceğim yer hakkında ayrıntılı araştırma yaparım ki, tarihte buralarda neler olmuş neler yaşanmış hiç bir noktayı atlamayayım. Gezimize Bursa-Cumalıkızık´tan başladık...Cumalıkızık tarihi dokusu bozulmadan günümüze kadar gelebilmiş tek köymüş. Osmanlı zamanına yolculuk etmek isteyen herkesin yakından görmesi gereken bir yer. Osmanlı devletinin kuruluşunda yer almasından dolayı ´´UNESCO Dünya Mirası Listesi´´ne kabul edilmiş. Bunu köyün her tarafına asılmış plaketlerden rahatça anlayabiliyoruz. Cumalıkızıkta 200e yakın ev bulunmakta. Evler hemen hemen aynı tarzda inşaa edilmiş. Mahremiyeti korumak için alt katlar taş duvardan üst katlar tahtadan yapılmış. Köyün girişinde gelenleri 2 çınar ağacı karşılıyor. Yolları irili ufaklı taş döşeli, nerden geldiğini anlayamadığım bir su sürekli taşların aralarından aşağıya akıyor. Bu su orada yaşayanların söylediğine göre köy Uludağ eteklerinde konumlandığı için, orada eriyen karların suyu olabilirmiş. Köyün sokakları çok dar. İlgimi çeken ´´Cin aralığı´´ oldu. İlk kez duyanların akıllarına mistik olaylar gelebilir. Oysa hiç alakası yok. Kurtuluş savaşı zamanında köyü basan Yunan askerleri bütün halkı Cami´nin içine toplamış. Amaçları Camiyi yakıp tüm halkı yok etmekmiş. Halk bir şekilde Cami´nin içinden kaçmayı başarmış. Bir sokakta iki evin birleştiği yerde çok dar bir aralık bulunuyor. Genişliği 60cm. Sadece bir kişi geçebiliyor. Bu aralık sokağın başından bakıldığında görünmüyor. Halk bu aralıktan kaçmış. Yunan askerleri bu aralığı farketmedikleri için buradan kaçan ancak cin olabilir deyip korkarak köyü terketmişler. İnsanların ölümden kurtulmasını sağlayan bu aralığın ismi ´´Cin aralığı´´olarak kalmış. Diğer görmeniz gereken evlerden biri de şuanda tam 350 yaşında olan Küpeli ev. Evin içinde antika değerindeki eşyalar sergileniyor. ´´UNESCO Derneği Proje Uygulama Evi´´ olarak Cumalıkızık için projelerin yürütüldüğü yer olarak kullanılıyor. Cumalıkızık adı nereden geliyor diye benim gibi merak edenler olmuştur tabiki de. Civardaki köyler Osmanlı´nın Bursa çevresine yerleşmesinin ardından kurulmuş. Uludağın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine bu konumlarından dolayı ´´Kızık´´ adı verilmiş. Köyleri birbirinden ayırmak için dereye yakın olanına Derekızık, dağdaki eşkiyaya fidye verene Fidyekızık, un değirmeni olana Değirmenkızık, hamamı olana Hamamlıkızık ve topluca gidilerek Cuma namazı kılınana Cumalıkızık denilmiş... Bayındırlıkızık da varmış ama o artık tarih olmuş... Buraya kadar verdiğim bilgileri internetten veya farklı kaynaklardanda öğrenebilirsiniz. Ben kendi görüşlerimi de yazmadan geçemeyeceğim. Cumalıkızığı çok farklı hayal ederek gittim. Evet kahvaltıları muhteşem, çeşitler bol, fiyatları uygun. Ama köy halkının bana göre %70i evlerini restorana çevirdiği için köyün otantik havasından eser kalmamış. Örneğin ben dizide izlediğimiz Kınalı Kar Konağını gezmek isterdim. Eşyaları birebir görmek isterdim veya köyde bulunan diğer konakları. O köy evlerinin otantik havasını solumayı çok isterdim. Ama nerdeee.... Heryer restoran havasında. Önlerinden geçerken evi incelemeyi bırak yan gözle bakmaya bile çekiniyor insan. Çünkü israrla kahvaltıya davet ediliyorsunuz. Ben bu baskıdan hoşlanmadım. Benimle aynı fikirde olan bir sürü ziyaretçi olduğundan eminim. Rahatça gezemiyorsunuz. Mahmutpaşa esnafları gibi kolundan tutup çekiceklermiş gibi davranıyorlar. Bu da turistlerin üzerinde hiç iyi bir izlenim uyandırmıyor. Sokaklar zaten dar birde satış tezgahlarıyla daraltmışlar. Kendilerine göre haklı da olabilirler çünkü onlar için bir geçim kaynağı. Sözün kısası ben hayal kırıklığı ile köyden ayrıldım. Buradan Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu olan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret etmek için Tophaneye geçtik. Girişte bizi Rehberliğimizi yapacak olan Nur Sema hanım karşıladı. Engin bilgisi ve akıcı konuşması ile bizi adeta 14. Yüzyıla götürdü. Bursaya geziye gitmeyi düşünenler için Sema hanım ile tanışmalarını ve bilgilerinden yararlanmalarını şiddetle tavsiye ederim. Tophane de iki büyük padişah yatmakta. Osmanlı imparatorluğunun kurucusu olan Osman Gazi, Bursa kuşatmasının devam ettiği sıralarda oğlu olan Orhan Gazi´ye şehrin içinde bulunan kubbeli yapıyı göstererek, öldüğüm vakit beni buraya yatırın vasiyetinde bulunmuştur. İşaret ettiği yer Tophane parkının içerisinde bulunan ´´Elie Manastırı´´dır. Bursanın fethini maalesef Osman Gazi görememiştir. Oğlu Orhan Gazi babasının vasiyeti üzerine Bursa fethinden sonra Manastırı türbeye çevirir ve Osman Gaziyi oraya defneder. Orhan Gazi´nin türbesi içerisinde Manastırdan kalma taş döşemeler hala duruyor. Osman Gazi´nin türbesindeyse halı döşeli... halıların altında da taş döşemelerden olduğunu düşünüyorum. Yazarken aklıma geldi neden kaldırıp bakmadım ki.... Birdaha ki sefere inşallah. Orhan Gazi olsun Osman Gazi olsun aileleri ile beraber defnedildikleri türbeler de gelen ziyaretçilerin büyük bir saygı içinde ve sessizce Kabeyi tavaf eder gibi dua ederek dolaşmaları çok takdir edilecek bir davranış bana göre.Ölümlerinden yüzyıllar sonra bile bu kadar saygı gören padişahlarımız var bizim. Allah rahmet eylesin nurlar içinde yatsınlar. Tophane´den Bursaya Panoramik bakış süperdi. Gözlerimiz bayram etti. Osmanlı zamanından kalma toplar da geçen zamana inat gururlu duruşlarıyla ziyaretçileri selamlıyorlar. Burada hoşuma gitmeyen tek şey Yahovaların elini kolunu sallayarak müslümanlara kendi dinlerini tanıtma çabaları. Osmanlı Devletinin kurucularının türbesinde Yahovayı yaymaya çalışıyorlar. Cesarete bakar mısınız? Ama suç onların değil, bizim müslüman halkımız merak ederek oturup ne anlatıyorlar diye dinliyorlar. Mutluluğun yollarını yahovadan öğreneceklermiş. Acaba aynı şekilde bir kaç kişi ellerinde Kuranı Kerim orada bulunan ziyaretçilere müslümanlığı anlatmaya kalksa ne olurdu diye merak etmiyor da değilim. Devam edecek... ElifCe