TÜRKEŞ, HİÇ BİR ZAMAN "KAZANAMAYIZ" DEMEDİ!

Sn. Bahçeli´ nin yerel seçimlerde de ittifak yapmak istemesi, kazamayacağımız yerlerde seçime girmenin bir mantığı yok mazaretleri üretmesi siyaseti zorlayacağa benziyor. Sn. Erdoğan´ ın, biz her yerde seçime gireceğiz demesine rağmen söylemlerde ısrar edilmektedir. Koalisyonlardan çok çektik, bitsin bu iş diye çok çabaladık şimdi de yeni sistemin sakıncalarını görür gibiyiz. Evet, bir yerde koalisyonları bitirebilirsiniz ama ittifaklarda işi sonlandırmak çok risklidir. MHP´ nin muhalefete geçmesi halinde Cumhurbaşkanlığı sistemi kesinlikle sona erer.  AK Parti´ nin 290 milletvekiline karşılık muhalefetin toplamda 310 vekili olacaktır. Türkeş merhumu; kazanırdı, kazanmazdı demeden her defasında MHP´ yi seçime sokmuş bu sayede de partisini kibrit-i ahmer noktasına yükseltmişti, yani: Sayısal olarak küçük ama etkisi itibariyle büyük bir parti! MHP açısından bilginiz olsun diye aşağıdaki cetveli çıkardım: *1969 Genel seçimleri. Oy oranı %3, vekil sayısı,1 / Gn. Bşk. Türkeş *1973 Genel seçimleri: Oy oranı,  %3, vekil sayısı: 3 / Gn. Bşk. Türkeş *1977 Genel seçimleri: Oy oranı, %6, vekil sayısı: 16 / Gn. Bşk. Türkeş *1995 Genel seçimler: Oy oranı,  %8, vekil sayısı: Yok baraja takıldı. /Gn. Bşk. Türkeş *1999 Genel seçimler: Oy oranı %17, vekil sayısı, 129 / Gn. Bşk. Bahçeli *2002 Genel seçimler: Oy oranı, %8, vekil yok, baraja takıldı, / Gn. Bşk. Bahçeli *2007 Genel seçimler: Oy oranı %14, vekil sayısı, 71 / Gn. Bşk. Bahçeli *2011 Genel seçimler: Oy oranı %12, 98, vekil sayısı, 53 Bahçeli nedense bugün,  ?Kazanamayız? mantığı ile seçimlere girmek istemediğini ikide bir açığa vururken, Türkeş her seçime girmek suretiyle hem gücünü, hem teveccühü gördü. Buna mukabil yer ve gök şahittir ki, gerek halk tarafından, gerekse devlet tarafından Türkeş´e ve ülkücülere büyük bir saygı, güzel bir muhabbet de doğduğu bir gerçek idi. Artık o saygın çizgi sona mı eriyor diye düşünmemek elde değil... 1 Kasım 2015 genel seçimler yenilgisinde ülkücü taban; biz yüzde ikileri de gördük, üçleri de gördük sözleriyle teskin edilirken şimdi tam aksine, seçimlere girmemek noktasında ciddi arayışlar sergilenmektedir. Kendi takdirleri elbette, belki ilerisini göremediğimiz bazı durumlar var ancak koalisyonlar dönemini kapatıp, ittifaklar dönemini açan Sn Bahçeli yerel seçimler için partnerini yeniden zorlamaya çalışırken bundan ne has ülkücülerin,  ne öz AK Partililerinin memnuniyeti söz konusudur. Ayrıca Türkeş´ in siyaset anlayışını ortaya sermek için şu iki hususa değinmekte yarar görüyorum: MHP´ nin bu adla girdiği ilk seçim 1969´ da yapılmış ve MHP´ nin Tekirdağ´ da aldığı oy 1600 civarında ve oran da %1,8 olarak gerçekleşmişti. MHP yılmadı, çekilmedi ve 1973 genel seçimlerinde milletvekili adayı olarak Adanalı Pakyürek´ i, 1977 genel seçimlerinde de Ankaralı Süleyman Sürmen´ i Tekirdağ´ a göndermişti. Bu uygulama tüm Türkiye geneline şamildir. Nedeni basit: Listeler boş kalmasın, MHP ismi her yerde duyulsun... Siyaset budur. Siyaset rakiplerini abat için değil kendini iktidara taşımak için yapılır. Durum bu iken,  Sn. Bahçeli ?Kazanamayacağımızı bile-bile seçime niye girelim?? Diyor. Böyle bir mantığın geçerli yönü varsa eğer, başkaları da der ki: Seçime girmeyen bir partinin kazanma şansı olmayacağına göre en doğru olanı Partiyi kapatmaktır. Özetle; yeni sisteme göre siyasi partilerde huzur olmayacak gibi duruyor.