MAZİYE BORCUMUZ VAR!     Hayatta her şeyin maddî veya manevî bir bedeli vardır; bir lokantada yemek yediğimizde, yolculuk yaptığımızda, bir eşya aldığımızda, bir bardak çay içtiğimizde... Her şeye bir bedel öderiz. Birisi bize güleryüz gösterdiğinde, samimi davrandığında veya bir iyilik yaptığında, o kişiye bir manevi borçluluk hisseder, daha büyük bir sevgiyle karşılık verme zorunluluğu hissederiz.    Peki, öyleyse, sahip olduğumuz en küçük şeylere bile bir bedel ödüyorsak, yaşamanın bir bedeli yok mudur? Yaşamımızı ve hürriyetimizi birilerine borçlu değil miyizdir? Yaşamanın bir bedeli vardır, en çok da Türk topraklarında yaşamanın. Çünkü bugünkü yaşamımız ve hürriyetimiz, birilerinin bizler için canlarını feda etmesi sayesindedir. Bugün hürce yaşıyorsak eğer, birileri biz yaşayalım diye öldüğü içindir. Dün birileri, ardından gelecekler için canlarını feda etti. Çünkü o günlerden bugünlere bir memleket ve hür bir millet bırakmanın şartı ölmek ölmek idi. Bugünse, ölmek değil, yaşamak! Fakat vatan için yaşamak, memleket için millet için yaşamak. Türk Milleti için yaşamak! Türk evladı, senin için can veren şehitlerini unutma! Okulda, işte, seyahatte ve hatta eğlencede bile onlara yakışır bir evlat ol! Hiçbir davranışında ve fikrinde onları incitme! Bu senin insanlık, vatandaşlık ve namus borcundur.