LUNAPARKLAR AYNEN OKUL GİBİ
Okul gibi dedim ama belki daha fazlası da olabilir.
Geçen gün sahilimizde 27 yıldır faaliyette bulunan DAL eğlence merkezine veya halk ağzıyla Lunaparka gittim. Bir çay içimlik müddetle oturduğum bilet satış reyonunda, bilet almaya gelenleri izledim. Genç anneler minik yavrularıyla, daha büyükçe 5-6 yaşlarda olan çocuklar, yetişkin kız ve erkekler, gençler? Hemen her yaştan kişiler biletlerini alıp gidiyorlar. Bunlar bir iki dakika sonra eğlence parçalarına binecekler; bağırış, çığrış sesler atarak bir nevi streslerini lunapark meydanına bırakıp ayrılacaklar.
Kadim dostuma sordum;
?- Lütfü Bey bu ne iştir?? Verdiği cevap oldukça ilginç:
?-Hasan Bey, vallah bizim burası okul desem olur, hatta daha fazlası desem yine olur. Anneler çocuklarını renkli bir dünya ile tanıştırıyorlar. Gençler streslerini atıyor. Heyecanla gelenler bir saat sonra çok mutlu şekilde ayrılıp gidiyorlar. Lunaparkımızda her yaştan kişiye hitap eden bir parça bir düzen var. Atlıkarıncalar, hız kayıkları, dönme dolaplar, çarpışan arabalar vs. Hüzünlü gelenler huzurlu ayrılıyorlar; kazancımız da sevincimiz de budur?
Lütfü dostum güzel şeyler anlatıyordu; anlattıkça, Eski Yeşilçam filmleri gözümün önüne gelmeye başladı... Türk sinemasının en güzel bölümleri lunaparkla ilgili sahneler olmuştur. Oyuncuların oradan oraya koşuşturmaları, kaçağı yakalamaları, kavgaları, güldüren aynaları tam bir eğitici gibi bizleri farklı dünyalara götürüyordu. Lunaparklar özel dünyadır. Tüm insanların hayatlarında lunaparkla ilgili mutlaka tatlı birer hatıraları vardır.
O halde bu merkezlere çok ciddi bir gözle ?eğlence + eğitim üniteleri ?olarak bakabiliriz. Yoksa yavrularımızın, çocuklarımızın, genlerimizin dünyalarında bu denli nasıl yer alsınlar?
Daha sonra lunaparkın esas sahibi Mustafa Dal kardeşimle tanıştım; yine çaya oturduk ve ondan daha ilginç şeyler dinledim.
Diyor ki genç işletmecimiz; ?- Biz bu dünyanın sektörüyüz, fabrikamız var. Şu gördüğün parçalardan 500 çeşit üretiyor ve Avrupa´ya da ihraç ediyoruz. Bu bizim işimiz. Daha başka yerlerde de kurulu parklarımız var. İnsanlar için o kadar büyük ihtiyaç ki, inanın biz burada her yaştan insanımızın içini, yüzünü, dünyasını güldürerek, mutlu ederek gönderiyoruz. Streslerini atıyorlar burada??
Sayın DAL, hem endüstriyel boyut olarak ve hem de sosyo - psikolojik yönüyle işin çok çok farkında? Güzel bir benzetmede bulundu DAL, " Şehrin oksijen bacaları nasıl ki serpiştirilen küçük ormanlar, çamlıklar ise toplumun da stres atma bacaları şu bizim lunaparklardır. Küçük minik yavrularımızın evinden, ana kucağından sonra dış dünyaya ait öğrendikleri ilk kelimeler şu lunaparktaki parçaların isimleri olmaktadır. "
Kendisini tebrik ettim. Lunapark ziyaretimden çok müspet duygularla ayrılırken işletmecilerimizi de kamu nezdinde de kutlamayı insani görev sayıyorum.
Lunapark deyip geçmemek, enine boyuna irdelemek gerek. Anladım ki, Tekirdağ insanına veya insanlara bu eğlence merkezleri her cihetten yararlı işletmelerin en başlarında geliyor.