Gündem sıkıcı.
Hem de öyle böyle değil.
Bir tarafta siyasi çalkantılar…
Bir tarafta cemaat görünümlü yapıların lider kadrolarına yönelik gözaltılar…
Diğer tarafta bitmeyen ekonomik kriz.
Markete giriyorsunuz, fiyatlar sizi karşılıyor.
Televizyonu açıyorsunuz, siyaset.
Telefonu elinize alıyorsunuz, kavga.
Gazeteyi okuyorsunuz, yine kavga.
İnsan ister istemez “Biraz da güzel bir şeylerden söz edelim” diyor.
İşte tam burada size bir kitap tavsiye edeceğim.
Hem de Tekirdağ’dan.
Üstelik yazarı benim.
Arkadaşım Erim Onan ile birlikte kaleme aldığımız “İlk Ezan Son Çan”…
Şimdi burada “Kendi kitabını övüyor” diyeceksiniz.
Haklısınız.
Ama bazen insan, kendi yaptığı işin arkasında durmak zorunda.
Çünkü Tekirdağ’da bugüne kadar çok değerli kitaplar yayımlandı.
Akademik çalışmalar yapıldı.
Araştırma kitapları hazırlandı.
Hatıralar yazıldı.
Şiir kitapları çıktı.
Hepsinin ayrı bir kıymeti var.
Ama bizim kitap biraz farklı.
Çünkü bu bir roman.
Fakat sıradan bir roman değil.
Rodosçuk’tan Tekirdağ’a uzanan bir hikâye…
Osmanlı döneminde bu topraklarda yaşayan insanların hayatları…
Ermeni, Rum, Yahudi ve Müslümanların aynı şehirde bıraktıkları izler…
Tüccarlar, ustalar, din adamları, göçmenler…
Ve bütün bunların içinden geçen 20 farklı karakter.
Yani kitabı okurken yalnızca tarih okumuyorsunuz.
Bir şehrin içinde dolaşıyorsunuz.
Sokağına giriyorsunuz.
Çarşısına çıkıyorsunuz.
Limanına uğruyorsunuz.
İnsanların evlerine misafir oluyorsunuz.
Bir bakıyorsunuz Osmanlı Tekirdağ’ındasınız.
Bir bakıyorsunuz Rodosçuk’ta.
Bir bakıyorsunuz bugün bildiğiniz bir sokağın, yüzlerce yıl önceki halindesiniz.
Tarih kitaplarının çoğu size “ne oldu”yu anlatır.
Biz ise biraz da “insanlar bunu yaşarken ne hissediyordu?” sorusunun peşine düştük.
Bu nedenle “İlk Ezan Son Çan”, tarihi gerçeklerden beslenen, farklı kaynaklardan derlenen hikâyeleri 20 karakter üzerinden buluşturan, roman ile belgesel tadını bir araya getiren bir çalışma oldu.
Kısacası…
Gündemden bunaldıysanız, biraz Tekirdağ okuyun.
Siyasete birkaç saat ara verin.
Ekonomik krizi unutun.
Telefonu sessize alın.
Çayınızı koyun.
Ve Rodosçuk’un sokaklarında biraz dolaşın.
Belki bugünkü Tekirdağ’ı daha iyi anlamanın yolu, şehrin dününe bakmaktan geçiyordur.
“İlk Ezan Son Çan”, Kitapyurdu üzerinden 350 TL fiyatla okurla buluştu.
Bu kez gündemden kaçmak için başka şehirlere gitmenize gerek yok.
Kendi şehrinizin geçmişine gitmeniz yeterli.
