Prof.Dr.M.Mehdi ERGÜZEL, Türk dilinin gücü, ihtişamı ve zenginlikleri; tarih boyunca ortaya koyduğu edebî eserlerin incelenmeleriyle ve yorumlarıyla yeni nesillere ve kültür erbabına anlatılmalıdır.
Dilimizin yazılı belgelerle takip edilebildiği 1300 yılın dil yadigarları, son bir asır boyunca yapılan çalışmalarla metin, ses, şekil ve imla özellikleri ile dizinler bakımından büyük ölçüde değerlendirilmiştir. Bu eserlerin sözlük yapmaya hazır dizinleri Türkologların eli altındadır. Bundan sonraki çalışmaların, söz varlığı, ayrıntılı sözlük, kelime grupları, cümle ve metin bilgisi üzerinde gelişmesi beklenmelidir.Türkiye dışındaki milli dillerin temel edebi eserlerine dair , büyük şair ve yazarlarının hususi sözlükleri ve hatta eser sözlükleri yapıldığı erbabınca malumdur. Shakespeare Sözlüğü, Goethe Sözlüğü, Ulysses Sözlüğü, şimdilik aklımıza gelenlerdir.Yaşayan Türk Şiveleri arasında bu çalışmalara girenlerin Kazak ve Özbek Türkleri içinde yetişmiş dilciler olduğunu, Abay Tilinin Sözdügü ile Ali Şir Nevai Sözlüğü'nü görerek, hem memnun olup imrenmiş, hem de Türkiye Türkçesi adına hayıflanmıştık. Bu iki çalışmayı lisans öğrencilerimize Kiril'den Latin alfabesine aktarma çalışmaları yaptırmış, mahiyetlerini anlamak, istifade etmek istemiştik. Rahmetli Doğan Aksan'ın kitabında "Yaşar Kemal Sözlüğü" olarak geçen bilginin karşılığı 80 sayfalık bir ön çalışmadan ibaretti. B.Ayvazoğlu'nun Yahya Kemal için hazırladığı da faydalı fakat ansiklopedik bir seçme kelimeler-kavramlar çalışmasıydı. Rahmetli arkadaşlarımızdan Nurettin Albayrak'ın büyük emeklerle hazırladığı, hacimli Yunus Emre Sözlüğü'nü heyecanla karşılamamıza rağmen bu çalışma da Hayati Develi'nin değerlendirme yazısında ifade ettiği zaaflarla malüldü.
Hasılı, bin yıla yaklaşan Türkiye Türkçesinin en az bin yazar ve şairinden bir tanesinin bile bütün kelime ve kavramlarının manalandırılıp örneklendirildiği bir tanecik çalışma bile olmadığını bilmek, bizim için önemli bir eksikliktir. Bu kadar Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü içinde lisans üstü seviyede yapılmakta olan tezlerden bazıları önümüzdeki 10-20 yıl içinde bu istikamete yönelirse 2023'e yetişemese bile Dandanakan Zaferinin 1000.yılı 2040'a doğru bu alanda çok verimli ve hayırlı eserlerin ortaya çıkacağını düşünmekteyim. Biz, son 10-15 yıl içinde bazı temel eserlerimizin dizinlerini, kelime gruplarını ve küçük çapta sözlük ön çalışmalarını yaptırdık. Danışmanlığımızda yürütülen A.Haşim Sözlüğü yüksek lisans, İ.Gaspıralı Sözlüğü, Nihal Atsız Sözlüğü ve Yahya Kemal Sözlüğü doktora tezleri olarak tamamlanmıştır. İlki 11 bin, diğerleri 16-18 bin kelime civarındadır. Arif Nihat'ın nesirleriyle ilgili çalışma bitmiş, A.Şinasi Hisar'la ilgili çalışma da sözlük öncesi dizin seviyesinde değerlendirilmiştir.. Özdemir Asaf ve R.Oğuz Arık'ın eserleri de dizin, kelime grupları ve ön sözlük halinde yüksek lisans tezi olarak tamamlanmıştır. Fuzuli, Baki, Nef'i , Nedim, Zati, Şeyh Galib, Yunus Emre, Karacaoğlan,Aşık Veysel ve Pir Sultan'ın eserlerinin dizinleri ile Safahat'ın ve Rübab-ı Şikeste'nin dizinleri sözlük yapılmaya hazırdır. Ve nihayet Tanpınar'ın bütün eserleri tarandıktan sonra oluşturulan toplam dizindeki 24 bin kelimelik söz varlığı, özel sözlüğü için çalışkan, ufuklu doktora tezi idealistlerini beklemektedir.
Bu takdim bilgilerinden sonra neden bin yıl öncesine hicret etmeye çalıştığımız sual olunursa önce "köklere girmeden dallara aşinalık kazanılamayacağını" düşündüğümüz içindir. Sonra da Kutadgu Bilig'in 3000 kelimeye yakın söz servetinin yanısıra belki onun iki üç misli kadar zengin kelime grubu ve kavram ihtiva ettiğini, ayrıca kelimeler dünyasının sıklık sayılarından hareketle kısmen de olsa, bu büyük Türk klasiğinin ifade kudretini anlamak ve göstermek içindir. Üzerinde çok çalışılmasına, yüzlerce makale, bildiri, kitap ortaya konulmasına rağmen; eser üzerinde şimdilik 7'si doktora çalışması olmak üzere 56 lisans üstü tez yapıldığını tespit ettik. Değerli Hocamız A.Bican Ercilasun'un Doçentlik Takdim Tezi olduğunu bildiğimiz Kutadgu Bilig'de Fiiller'i incelediği müstesna çalışması unutulamaz. Burada bahsettiğimiz tezlerden sadece biri isim tamlamaları üzerine Gaziantep'te yapılmıştır.(Köroğlu, 2011) Toplam 1533 isim tamlamasının tasnif ve dökümü sunulmuştur. Bir de Yıldız Üniversitesinde söz varlığı ve Uygur Türkçesi destekli "açıklamalı sözlük" yapılmıştır ki ayrıntılara girilemediği için faydalı ancak yüksek lisans seviyesinin sınırlarında kalan, iddialı bir sözlükten ziyade bir ön çalışma mahiyetinde görülmektedir.
Kutadgu Bilig, dil ve edebiyat çalışmasından ziyade, sosyolog, tarihçi ve ilahiyatçıların ilgi alanına girmiş, eser üzerinde onlarca ilmi, fikri mesai sarfedilmiştir. Bunlardan ikisi de şahsımıza ait, kültürel mahiyette 15-20'şer sahifelik yazılardır. Fakat Kutadgu Bilig, dil çalışmaları için muazzam ve bakir özelliklerde, Türk kültürü ve dünya görüşünün doruklarında bekleyen muhteşem bir eserdir. K.Eraslan-N.Yüce-O. Sertkaya hocalarımızın mesaileriyle 1979'da neredeyse 40 yıl önce tamamlanan Kutadgu Bilig III İndeks'i üzerine örnekli bir Kutadgu Bilig Sözlüğü inşa edememişizdir. Bu kadar lisans üstü öğrenim gören genç içinde bu işi omuzlayacaklar bulunduğunu, diğer eser ve yazarlara açılacak nice gayretli idealistler olduğunu da düşünmekteyiz. Belki yakında konuyla ilgili "Bölümler arası binden on binlik sayılara kadar uzanan bir "Tez-makale-bildiri Bankası"oluşturulur da çalışılan konular, çalışılacaklar seçildikçe azalır, yenileri konulur, biz de son baharımızda internetten takip edip indirerek inceleriz diye heveslenmekteyiz.
KUTADGU BİLİG'DE KELİMELER VE KAVRAMLAR
Kutadgu Bilig'de kelime ve kavramlar konusunu merak ederek incelemeye niyetlenince isim ve fiillerle diğer kelimelerin metindeki kullanım sıklıklarını/frekanslarını da anlamak ve değerlendirmek istedik. En çok kullanılanlar ile en az kullanılanların sayısal listelerini çıkardık. Birileri buna "pösteki saymak" dese de tebessüm etmekle yetiniyoruz. Sıklıkta ilk yüz isim, ilk yüz fiil ve karma olarak ilk yüz kelimeyi belirledikten sonra sadece birer defa geçen bine yakın kelimenin yazar tarafından tercih sebebini düşündük. Metni kuran kelimelerin bu sıklık veya tekrarlanışla yahut bir, iki, üç defa az kullanılışlarla mütefekkir şairin dil ve fikir dünyası hakkında ip uçları bulabileceğimiz, kelime gruplarından hareket ederek üslubunu hangi "kelimelerin izdivacı"yla temin ettiğini anlayabileceğimiz gibi hususları kendimize mesele yaptık. Mesela 20. asrın eserlerinin neredeyse tamamında en çok geçen kelime "bir" iken Kutadgu Bilig'de en sık geçen kelime 2125 tekrarla "bu" zamir veya sıfatıdır. Onu 1647 frekansla "bol-" fiili,1148'le "-dır" ekini ve "o" zamiriyle sıfatını karşılayan "ol", onu 1151 tekrarla "öz" kelimesi ve nihayet diğer muhtevalı kelimeler; 1000'er tekrara yakın,"söz","kıl-","ay-","er-","men",bir-","ilig","kişi","bilig","iş".gibi kelimeler gelmektedir. Yazımızın sonunda bu farklı listeler sunulmuştur.
Çalışmamızın bizce diğer önemli merakımızı mucip tarafı, kelime grupları olmuştur. Dizin ve sözlük için tek tek, metne dayalı manaları önem arz eden bu kelimeler; yeni birer mana taşımak, daha doğrusu, cümle içinde mana renklendiren, üslup oluşturan, mesaj veren muhtevalı taraflarıyla konuşmaktadır. Rahmetli Arat Hoca'nın hazırladığı "Metin" ve Türkiye Türkçesiyle "Tercüme" ciltlerindeki karşılıkları doğru anlamaya çalışarak 6645 beyitteki kelime gruplarının altıda biri demek olan 1111 beytini sembolik olarak tespit ettik. Tamamının bunun 5-6 katı olduğunu düşündük. Bu sayıyı oluşturan gruplarını yazımızın sınırlarını zorlayacağı için buraya almadık.Tek tek incelediğimiz için, yaklaşık olarak sunduk. Toplam altı bin ile yedi bin arasındadır. Bize göre Kutadgu Bilig'in söz varlığı, sözlüğünde yer alacak üç bin kelimeye ilaveten kelime gruplarıyla yaklaşık 10 000'dir. Bin yıl öncesinin dünyasında bu, Türkçenin zaferidir. Bin yıl öncesinin Türkçesi günümüzün birçok ünlü yazar ve şairinin söz varlığı ölçüsündedir, bazı özellikleri ve muhtevasıyla bazılarının fevkindedir. Bu kelime grupları ve kavramların oluşması tek tek incelendikçe bin yıl önceki Türkçenin gücünü daha sağlıklı değerlendirme imkanı doğacaktır.
KUTADGU BİLİG'DE İSİM VE FİİLLERDE -KARMA- SIKLIKTA İLK YÜZ KELİME ( Eserin tamamında )
BU 2125, bol- 1647, OL 1148, ÖZ 1151, SÖZ 994, kıl- 973, ay - 880, er- 849i MEN/MİN 810, bir- 766, İLİG 765, KİŞİ 732, BİLİG 692, İŞ 683, AY 654, tut- 647, EDGÜ 611, tur- 597, BEG 595, OL 572, NEGÜ 546, KEREK 538, KÖNGÜL 514, ER 505, ti- 504, AT"ad" 481 , BİR 425, eşit- 418, bil- 408, kel- 406, bar- 388, ÖGDÜLMİŞ 373, BİRLE 365, KAMUG 365 , MU/BU 349, TEG 342, bul- 332, AJUN 331, EMDİ 316, tile- 316, UKUŞ 314, TİL 302, TAPUG 296, yi- 296, İL 292, BAYAT 287, NENG 284, ASIG 268, BUDUN 267, KAYU 264, KÜN 256, yorı- 256, BAŞ 254, KÖNİ 25, BİLE 249, DÜNYA 248, ELİG 248, KİM 247, KUT 246, teg- 241, KILK 238, sözle- 236 , YÜZ"çehre"234,TİLEK 231, İSİZ"kötü 227, HEM 222, KALI"eğer" 222, BARÇA 221, NE 220, YİR 220, YOL 213, AY TOLDI 212, ÖLÜM 208, YANA 202, CEVAB 197, YAGI 195, TİRİGLİK 191, KÖZ 184, kol-"iste-" 182, kod- 179, ÖKÜŞ 178, KADAŞ 176, KUL 172, KILINÇ"huy"169, öl- 168 , İKİ 167, KED"iyi" 167, YOK 165, TAKI"dahi" 163, BAR 161, YA"veya" 160, ODGURMIŞ 160, al- 159, TÖRÜ 152, TÜKEL 150, AŞ 149, SEVİNÇ 147, YİME 147, ULUG 146, kir- 141..
Sözün özü; 948 kelime grubu 1000 sayılabilir. 1111 beyitten seçilmiştir. İhmal edilen ve tekrarlananlarla rahatlıkla her beyte bir kelime grubu düşüyor, demektir. 6645 beyit ve 2975 kelime, o da 3000 kelime demektir. Takribi 6600 kelime grubu , 3000 kelimeyle birleşince yaklaşık 10 000'le ifade edilecek söz varlığı söz konusudur. Kutadgu Bilig'in ayrıntılı sözlüğünde bütün kelimeler ve bunlarla kurulan kelime grupları yer almalıdır. Türk dilinin bu milli klasiğinde söz varlığı on bin kelime ve kavramdır. Sözlükteki mecazlarla anlam sayısının on bini aşacağı düşünülebilir, hem de bin yıl önceki Türkçenin imkanlarıyla.
Metinde en çok kullanılan ilk yüz kelime tekrarlarla toplam 38.970 yaklaşık 39 bindir. 1' den 10' a kadar en az tekrarlanan on kelime ise 2000 adettir ve tekrarlı toplamları 5500 kadardır. 10 defa tekrarlanandan 140 defa tekrarlanana doğru ortada yer alan 900 civarındaki kelime ise yine tekrarlarıyla toplam 28 000'e ulaşmaktadır. Metnin genel kelime toplamı yaklaşık 66.000'dir.Her beyte 10 kelime düştüğü farz edilebilir. Bunların üçte biri fiil, üçte ikisi isim soyludur. Yani isim tekrarları fiillerin yine iki misli ve daha fazlasıdır. İstatistiki manzara budur.
Bu ne demektir ? Bize göre metni kuran kelimeler, tekrar ortalaması itibariyle aradadır ve bunlar 10 ile 140 kelime arası tekrarlardır. Tekrar ortalaması 23-25 kelimeliktir. 900-950 civarındaki isim ve fiillerdir. Metnin % 33'ünü oluşturmaktadır. Ancak ilk yüzde yer alan temel kavram mahiyetindeki kelimeler ayrıca düşünülmelidir. Kelime çeşidi azaldıkça tekrar sayısı artmaktadır, kelime çeşidi arttıkça tekrar sayısı azalmaktadır. Tekrar sayısında ilk yüz kelime 40 binlere yaklaşırken son bin kelimenin toplamı, tekrarlarla beş bin kadardır. Yani diğerinin sekizde biri. Bu neyi gösterir ? Metni kuran kelimelerin tercih sıklığının sebepleri nelerdir? Eserde birer defa geçen 333 fiil ile yine birer defa kullanılan 600'e yakın ismin varlığı neye işarettir? Sadece birer defa kullanılan 950'ye yakın kelime % 32'lik nispetiyle üçte biri oluşturuyorsa bundan ne anlamalıdır ? Bize göre çok tekrarlanan kelimeler, ikinci derecede metnin kurucu kelimeleridir. Metin onların üzerinde de yükseliyor. Az kullanılan kelimeler ise ihtisas, derinlik ve yazara has özel üslup tercihlerini düşündürüyor. Bu mecazlı kullanılan kelimeler de metnin sözlük alanını ilgilendirmektedir. Kelime gruplarının bir kısmı ise daha özeldir. Şairine has orijinalliktedir. Bütün bu tespit ve sorulara cevaplar ararken, Kutadgu Bilig'in ihtişamı daha iyi anlaşılacak, günümüz aydınları ona hem dil hem de insani felsefeden faydalanmak üzere tekrar tekrar dönecektir.
Türkçenin temel eserlerinden olan Kutadgu Bİlig'in değişik açılardan incelenmesi önem arz etmektedir. Yazılışının 950.yılında bulunduğumuz bu ilk İslami Türkçe manzum eser birçok bakımdan ele alınmış ve alınmaktadır. İlahiyatçıdan siyaset bilimciye ve dilciden edebiyatçıya kadar çok sayıda bilim ve kültür erbabının dikkatini celb eden klasik eserimiz söz varlığı ve kavramları açısından da incelenmelidir. Kutadgu Bilig'i baştan sona tarayarak bilhassa kavram oluşturabilecek isim ve sıfat tamlamaları başta olmak üzere bin yıl önceki Türkçenin tek kelimeler ötesindeki ifade edebilme imkanlarının hangi sayıda ve seviyede olduğunun tespitiyle istatistiki sonuçlar da elde edilmesi düşünülmelidir.