KUR´AN´A GÖRE MİLLİYETÇİLİK (3)
Kur´ an-ı Kerim Milletlerin Varlığını Bildiriyor.
Sosyoloji ilmi millet gerçeğine giden basamakları şöyle tespit etmiştir: (Aile, akraba, sülale, aşiret, kabile, kavim ve millet) Yani yedi basamakta millete varmak. Her bir basamağın daha geniş halini düşünürsek bunun gerçek tespit olduğu rahatlıkla anlaşılacaktır.
Hücurat 13. Ayeti tam da bu konuya değinmektedir: ?Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi milletlere, kabilelere ayırdık. Haberiniz olsun ki, Allah katında en şerefliniz, en takvalınızdır. Muhakkak ki, Allah, bilendir, her şeyden haberdardır. ?
Ayet, ?Ey insanlar? hitabıyla başlıyor. Bir ana babadan yarattık diyerek ?Aile? çekirdeğine vurgu yapıyor. Ayet açılımında ?Şubelere... Kabilelere...? Diyerek iki defa dikkat çekilmektedir. Kendi kendimize tefekkür ettiğimizde hakikaten bizim akrabalarımızın ve ardından daha genişi olan sülalemizin ve sırasıyla aşiret, kabile, ve kavimlere doğru genişlediğimiz görülecektir. Millet en üst kimliktir.
Siyasi İslamcılar, bu ayetin sonlarında vaaz edilen ?Allah katında en şerefliniz, en takvalınızdır...? cümlesine kafayı takıyor ve önemli olan sadece burasıdır, saplantısına giriyorlar. Ne kadar yanlış! Ayette her kelimeyi dikkate almak zorundayız. Peş peşe gelen cümleler Mümin kimseye yol tabelası gibidir. Her şartta ayetlere bütüncül bakmak ve ona göre anlamlandırmak zorundayız.
Yüce Allah diyor ki:
Ey kulum...
- Bir anadan babadan olduğunuzu idrak edeceksin... Bu aile demektir.
-Birbirinizi tanımanız için sizleri milletlere, kabilelere, kavimlere ayırdığımı bileceksiniz...
Burada kültür, ticaret, turizm var, gidip gelmeler, ilim yapmalar var. (İlim Çin´de olsa gidip alınız) sosyal yardımlaşmalar var. Spor, müzik yarışmaları var. Vesaire vs. var oğlu var.
Devam edelim, Yüce Allah´ın uyarısına, ikazına bakınız:
-Siz, size haber verdiklerimin şuuruna varır ve ayetimi bütün olarak kavrayarak kabul ederseniz işte Allah katında en takvalı olan sizsiniz. Bunun aksi olarak da; aile, akraba, sülale, kabile, kavim, millet gerçeğini idrak edemezseniz, kendinizi bu anlamda güçlendirmezseniz zayıf düşer, hak yolundaki yarışta geride kalır ve sonunda silinip gidersiniz, diyor.
Değerli dostlarım; milliyetçilik, işte dinimiz tarafından çok açık olarak böyle desteklenmektedir. Mesela İslam, sıla-i rahim yapmamızı emrediyor, bunun anlamı; akraba, komşu, sülale, hasta, muhtaç, yetim, garip... Kişilerin ziyaret edilmesidir.
Milleti kabul eden milliyetçiliği de kabul etmiş sayılır.
Kur´ an böyle bir gerçekten söz ettiğine göre bundan kimse kaçamaz.
O halde milliyetçi olmak, milliyetçiliğe sarılmak, bunun bir ilahi buyruk olduğunu idrak etmekten başka çıkar yolumuz yoktur.