KÂZIM KARABEKİR

( 23.7. 1882 ? 27.1.1948)                                                                                                                              Kurtuluş Savaşını başlatan Mustafa Kemal Paşa´nın baş destekçisi Kazım Karabekir, Erzurum Kongresi öncesi tutuklanması emri gelen ve artık müstafi (istifa etmiş) bir asker olan Mustafa Kemal Paşa´ya bizzat giderek, ? Paşam, ben ve kolordum emrinizdeyiz ? demesi Türk tarihinin dönüm noktalarından birisi olduğu gibi, çok etkileyici bir sahnedir. Karabekir´in  en önemli hizmetlerinden birisi de uzun süren harblerin yetim bıraktığı 6 bin çocuğu okullarda yetiştirmesi ve hatta zamanın ortalaması üstünde nitelikli bir eğitim verdirmesi olmuştur. ( İlber Ortaylı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kronik Kitap, 1.Baskı, Ocak 2018)       -Kazım Karabekir Paşa 1882´de İstanbul´da doğdu. Fatih Askeri Rüştiyesi, Kuleli İdadisinde okudu. 1905´te Erkan-ı Harbiye ( Harp Okulu) Mektebi´ni birincilikle bitirerek kurmay subay oldu. 14.Tümen komutanı olarak Çanakkale Savaşlarında çarpıştı. Doğu Anadolu´da Ermenileri geri püskürterek Erzurum, Erzincan, Sarıkamış, Kars ve Ağrı´yı geri aldı. Erzurum Kongresi´nin  toplanmasında önemli rol oynadı. Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi´ne Edirne milletvekili olarak girdi. 1920´de Ermenileri Doğu Anadolu´dan çıkardıktan sonra  1.Ordu müfettişliğine atandı. 1923´te İstanbul milletvekili seçildi. 1924´te askerlikten ve Mustafa Kemal´in  kurmuş olduğu Halk Fırkası´ndan ayrıldı. Muhalif Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası´nı kurdu ve partinin genel başkanlığını üstlendi. 1938´de Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü´nün ikna etmesiyle yeniden T.B.M.M.´ne giren Karabekir, 1946´da meclis başkanı oldu. Bu görevi sürerken 27 Ocak 1948´de Ankara´da öldü. Karabekir´in İstiklal Harbimizin  Esasları, Cihan Harbine Neden Girdik, Nasıl Girdik, Nasıl İdare Ettik, Erzincan ve Erzurum´un kurtuluşu gibi yapıtları vardır. ( Fahrettin Çiloğlu, Nutuk Sözlüğü, Alfa Yayınları, 1.Basım, Nisan 2017)        Vefatının 70. Yıldönümünde Kâzım Karabekir´in bazı görüş ve düşüncelerini anımsatarak anmak istiyoruz.       -Bizi dahilden kemiren fakirlik ve cehalete el ve söz birliğiyle hücum için cihada başlanmalıdır. Hadiste geçen ? beşikten mezara kadar öğrenilecek ilim? iktisat ilmidir. Ninnilerimiz, türkülerimiz iktisat terennümleriyle ( mırıldanma)dolmalı, masal ve temsillerimiz iktisat ruhu ile meşbu (dolmuş) olmalı; vaaz ve hutbelerimiz iktisat emir ve telkinleri ile halkımız irşat (aydınlatma) etmelidir.       -İktisattaki cehalet eğitim yoluyla giderilmelidir. Anne, kız ve öğretmenler iktisat cihadında(savaş) en ön safta bulunmalıdırlar.       -Kitap bayramı: Şeker ve kurban bayramlarında nasıl ki şeker ve et dağıtılıyorsa, senenin muayyen bir gününde kitap bayramı yapalım ve hatta bunu bütün Müslüman ülkelerine teşmil(yayma) edelim. Mesela kandil gecesi buna hasredilsin( ayırılsın); çünkü, Peygamber Efendimiz de ilim hadimi(?) olduğunu isbat etmiştir. ? İlmi beşikten mezara kadar arayınız; hatta, Çin´de bile olsa gidip bulunuz!? demişti. Binaenaleyh , bunu Mevlûd kandil gecesinde yapmak pek muvafıktır(uygun). O gece dostlarımızı hatırlayalım. Onlara kitap gönderelim. Çocuklarımıza, mekteplerimize kitap alalım. Bu sayede memlekette maarif gelişir.       -Kazım Karabekir´in , birinci ordu müfettişi iken, 30.11.1923´te ziyaret ettiği Lüleburgaz Emrullah Efendi Mektebi hatıra  defterine yazdıklarından bazıları şöyledir:       ? Çocuklarımıza ve dolayısıyla halkımıza düşmanlarını ve bunlara karşı korunma çarelerini iyi ve özet olarak öğretmek pek lazımdır. Ben şöyle hûlasa ediyorum:       -Düşmanlarımız: 1) Siyasi düşman: Hariçten gelecek herhangi bir ordu, dahilde istibdat, yani şahsi saltanat; 2) İktisadi düşman: Hariçten gelen mal ordusu( yiyecek,giyecek) Buna karşı düsturlar: a) Yerli malı millet kuvvetidir; b) Mecbur olmadıkça ecnebi malı almamalı; c) Masraf daima gelirden az olmalıdır. 3) Sıhhi düşman: Mikroplar, pis hava; 4) Fikri düşman; Yani düşman propagandası, iyiliğimize ve gelişmemize mani olacak sözler, vecizeler. 5) Ahlaki düşman: Yalancılık, hırsızlık, kumarbazlık.       -Türk çocuğunun vasıfları: 1) Salabetli(metanetli) Dinen, ahlaken, milliyetçi; 2) Sağlam ( kuvvetli fert, kuvvetli millet),3) Samimi ( kalbden sevmeli, gözden gülmeli), 4) Sadık ( vazifesine ,sözüne,emirlere, kanunlara), 5) Sabırlı ( Sabır, her işin anahtarıdır). .( Kazım Karabekir, İktisat Esaslarımız, Yayına Hazırlayanlar,Yrd. Doç. Orhan Hülagü- Ömer Hakan Özalp, Emre Yayınları, 1.Baskı- Haziran 2001)                                                                                                                                                                      22.01.2018