KADİR ALBAYRAK´ A NİYE?

Kadir Albayrak´a hala saldırılıyor, niye? Saygı, sevgi ile alakalı olarak büyükler bakın neler demiş: -Kendine saygı, disiplinin meyvesidir; insanın kendisine hayır demesiyle artar. (A. Herschel) -Büyüklerime hürmet; vazifem ve arzumdur. (Budha) -Üstün insan öteki insanlara saygı gösterir, o zaman dünyanın dört bucağında oturanlar, onun kardeşi olur. (Confucius) -Başkalarının düşüncelerine saygı gösterin, hiç kimseye yanlış düşündüğünü söylemeyin.(Dale Carnegie) -Ey oğul; ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.(Şeyh Edebali) -Haklı Olmak İstiyorsan Önce Hakkın Ne olduğunu Öğreneceksin. (Hz. Ali) **** Efendilik ve saygılı olmaya dair özlü sözleri niye yazdığımı izah edeyim çünkü artık vicdani olmaya başladı: Cumhurbaşkanımız geldi gitti ama dedikoduları hala devam etmektedir.  Buna üzülmemek mümkün değil. TBB. Başkanı Kadir Albayrak o kürsüde neden konuşturulmuş muş? Neden Cumhurbaşkanımıza (aşırı) iltifatta bulunmuş muş, ya ne yapacaktı? Ayıptır, günahtır. Albayrak kim? TBB.´ nin başı... Devletimizin Cumhurbaşkanına ?Hoş geldin? demesinden daha tabi ne olabilir? "Efendim uzun konuştu!" Yaa, kürsüye çıkacak, hoş geldiniz beyefendi diyecek ve inecek öyle mi?  "Efendim, sizden aldığımız emanete sahip çıkıyoruz, Tekirdağ imar etmeye devam ediyoruz demeyecekti, çünkü ona başkanlık emanetini biz verdik!" Yaa, Cumhurbaşkanına şehriyle alakalı birkaç cümlelik bilgi vermese miydi halkın önünde? Dostlarım; TBB Başkanı Sayın Albayrak, Valilik makamı tarafından hazırlanan, Cumhurbaşkanımızın danışmalarıyla da onaylanan (öyle tahmin ediyorum) bir kürsü programı çerçevesinde,  ?Belediye Başkanı? sıfatıyla söyleyeceklerini bir edep, bir saygı üslubu içerisinde dile getirdi, o kadar. Bu olayın bazı çevrelerde tepkilere sebep olmasının izahı çok zor. Albayrak´ ın suçlanması yanlıştır. Eleştiri oklarını fırlatmaya devam edenler aslında zımnen Valiliğimizi,  Cumhurbaşkanımızı eleştirdiklerinin farkında olmamalılar. O kürsü her önüne gelenin çıkıp konuştuğu serbest kürsü olsaydı, neden çıktığını eleştirir, neden o ayarda konuştu, diye başkanı yerden yere vururdunuz, ama vaziyetin öyle olmadığını lütfen kabul edelim! Biz gerçekten edepli, saygılı bir milletiz. Başkan da saygısını göstermek istedi. Yani bir yerde de Tekirdağ´ ın Büyükşehir olmasında Recep tayyip Erdoğan Beyin imzası var, saygısını bu yönde dile getirdi. Hoşgörü melekelerini kaybedenlere o kürsü, o başkan anlaşılan o gün fazla gelmiş. Facebook´ dan daha o gece AK Partili arkadaşlar konuyu çokça ileri götürdüler ve Ben üzerime vazife olmadığı halde dayanamayıp cevaplar vermeye yeltenince bana da abandılar. Bakın birkaç gün evvel Murat Karayalçın´ ı bir mekanda dinledim. Konumuza  benzer bir örnek verdi: ?Özal Cumhurbaşkanı olmuştu. Ben de Ankara Belediye başkanıyım. Partimin (SHP) Genel Başkanı Erdal İnönü, Genel Sekreter Deniz Baykal... Bir karar almışlar: Özal ile karşılaştığımızda ona saygı göstermeyeceğiz, ayağa kalkmayacağız, selamlamayacağız vs. Bunu bana da söylediler, yani Ben de Ankara belediye başkanı olarak bu karara uyacağım. Buna tereddüt etmeden hayır dedim. Çünkü bu millet 3 yerde ayağa kalkar ve cepheden selamlar; 1) Cenazede, cenaze geçerken ayağa kalkar, 2) Bayrak merasiminde kalkar ve selam verir, 3) Cumhurbaşkanını ayakta ve cepheden selamlar... Ben partili partisiz tüm Ankaralı vatandaşların başkanıyım,  kararınıza uymayacağım dedim ve aynen uyguladım. ? Murat Karayalçın Beyden bu saygı dolu anekdotu dinleyince Kadir Başkanımızı hatırladım.  Gelen Cumhurbaşkanımız, onu kürsüde saygıyla öven de bizim Belediye Başkanımız; neresi yanlıştı? Kırmak mı, gönül almak mı doğrudur? Biz eteğinde uyuyan kediyi uyandırmamak için makasla  elbisesini kesen ince ruhlu bir Peygambere inandığımızı bileceğiz. Netice- i kelam... Albayrak biliyorum çok üzülüyor ama onu anlayanlar elbette az değil. Kim bilir bilmez veya hasetle saldırı  girdabının içine düşüyorsa onları Allah ıslah etsin ve bizi birbirine düşüren Partizanlığın da gözü kör olsun.