DAVALAR KAVURDAK SOPASINA BENZEMEZ

Gündendi ( ayçiçeği) sapına bizim köyde ?kavurdak´ derler. Görünüşü sopayı andırır ama içi boştur, güç sarf etmeden kolayca kırabilirsiniz. Odun gibi kullansanız ateşi ısıtmaz. Ayrıca; boş, avare, faydasız insanları kavurdak sopasına benzetirler. Özellikle bugünlerde sıkça duyduğum için yazıyorum, bazı partililer gönül bağlılıklarını ifade etmek için hatalı olarak ?davamız? tabirini kullanıyorlar. Bir paket program şeklinde sistematik olarak izah edemeyeceğiniz hususta dava kelimesini kullanamazsınız; gerektiği zaman o davaya ait bir kitabı kitaplığınızdan çekip çıkaramıyorsanız boşa kanat çırpıyorsunuz demektir. Bunun üzerinde durmak istiyorum: Dava dediğiniz zaman onun doktrini, ideali, lideri olmak zorunda... Lider ölse dahi insanlar o yolda ?davamız? diyerek yürümeye devam edebilmelidir. Örnekler sunalım: Komünizm bir dava idi... Marks/Engels tarafından yazılmış özel mülkiyeti, özel sektörü, özel teşebbüsü, dinleri ret eden, emeği öne çıkaran ?Sınıfsız toplum? inşasını hedeflese bile proletarya (işçi) sınıfını öncü kabul eden tek ayaklı bir sistemdir. Emperyalizme, sömürü düzenine karşı olmak komünizmin baş hedefidir. Kapitalizm bir davadır... Sadece özel sektörü kabul eden, kapitale (para) önem veren, kamu sektörünü ret eden, özel teşebbüsü veyahut sermayeyi öne çıkaran; özel mülkiyeti, dinleri kabul eden tek ayaklı bir sistemdir. Keynes adı bu doktrinle birlikte anılır. Kapitalistler kendilerini liberal yani her alanda hürriyet ve insan haklarına saygılı olarak tanımlarlar. Atatürk yoluna dava diyebilirsiniz... Sosyalizmin devlet sektörünü, kapitalizmin özel sektörünü alıp bundan bir ?karma ekonomi? modeli çıkaran,  2 ayaklı sistemin adıdır. Türkiye´de 1923´den beri hala uygulana gelmektedir. Türkeş´ in 9 Işık doktrinine dava diyebilirisiniz... Karma ekonomiye ilaveten ?Millet sektörü´ nü de devreye sokan 3 ayaklı bir ekonomik modeldir. Ülkücüler 9 Işık ile kendilerini savunma gücüne erişmiş iseler de bugüne kadar uygulaması olmadığından teorik safhada kalmıştır.   Fikir planında mesela Türk milliyetçiliğinin Türk birliği gibi bir ülküsü vardır. Bir milliyetçi ekonomik anlamda yeterli olmasa, sadece Büyük Türkiye, Turan, Kızılelma konularını öğrense o kişi artık bir davanın müdafii sayılır. Davanızın biraz da mazisi olacaktır. Bugün tek bir insana veya partiye salt olarak inanmak veya güvenmek kesinlikle dava olarak nitelendirilemez, çünkü mazisi veya benzeri yoktur. ?Davamız? dediğiniz zaman onun ekonomik modelini açıklamak durumundasınız. Elde materyal yoksa konuyu enine boyuna açıklama şansınız da yok demektir. O takdirde, dava dediğiniz şey sizin için boş bir heves, köksüz bir heyecandan ibaret kalacaktır. Derim ki böylelerine... Partinizi sevin, övün, bağlılıkta kusur etmeyin ancak, bilin ki davalar kavurdak sopasına benzemezler. Yine de bilmeden devam ederseniz, sizin meseleleri bilmediğinize, dolayısıyla partizan olduğunuza hükmedilir.