İBRAHİM BİRELMA İbrahim BİRELMA
Çağdaş birey ve çağdaş topluma ulaşmak amacıyla gönül ve düşünce birliği içinde çıkılan yolda umutla ve heyecanla devam eden ÇYDD, Genel Merkez ve 110 şubesiyle yüreğinde insan sevgisi ve toplum sevgisi olan gönüllüsü, burs vereni ve çalışanlarıyla birlikte; 30 yıl önce, 1989´da burs verilen 17 öğrenci sayısını 2019´da 76.314 ilk ve ortaöğretim, 35.350 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 111.664 öğrenciye çıkarmanın mutluluğunu yaşıyoruz.( ÇYDD 2019 Ajandası)
-ÇYDD´nin kuruluş öyküsünü yüreğindeki insan sevgisi ve yurt sevgisiyle hayatını insanlığa adamış Prof. Dr. Türkan Saylan´ın 10 yıl önceki ifadeleriyle anımsatmak istiyoruz:
-13 Nisan 2009, Arnavutköy, Gece geç uyudum. Sabaha karşı derince bir uykuya dalmıştım ki?. Hastaneden gelen ekip tatlı uykumdan uyandırdı beni? Kan almaya gelmişler. Televizyonu sabah haberlerini almak için açtırmıştım. Sunucunun, arka planında akaduran resimlere bakıyordum. Birden gözüme pek tanıdık görüntüler takıldı. Kapısında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği yazan dernek binasını gördüm bir an.. Kapının eşiğinde duran oğlum Çağlayan, ? Polisler gelmiş anne? dedi. Lacivert üniformalarının sırtlarında ?Terör ile Mücadele? yazan genç adamlar odaya doluştu. ?Buyurun? dedim, ?buyurun da ,doğru adrese geldiğinize emin misiniz çocuklar?? Sivil giyimli olanlardan birisi ? Sizi rahatsız etmek istemezdik Hocam, fakat aldığımız emre göre, evinizde arama yapacağız.? ? Ne arayacaksınız?? diye sordum. ? Ümraniye´de bulunan silahlarla ilgili.? Gülmeye başladım. ? Şaka ediyorsunuz! Evimde silah mı arayacaksınız?? ?Maalesef.? ?Bu iş ne kadar sürer?? diye sordum görevliye. ?Belgelerinizi toparlayacağız bir de silah olup olmadığına bakacağız.? ?Buyur bak oğlum.? ?Siz rahatınıza bakın efendim. Bizim acelemiz yok? dedi polis. Şivesi doğu kökenini ele veriyordu?
-? Hocam, bütün bu hastaların, koşuşturmaların arasında, şu kızların okul işlerine nasıl vakit buldunuz?? diye sordu polis. ?Sadece kızlara değil, okula gitmek için parası olmayan tüm yoksul çocuklara yardımcı oluyoruz biz.? ?Ben,Kardelen mi nedir, onları duydum sadece.?
-?Kardelenler´in kitabı yazıldı da diğerlerinden öne çıktılar. Bu yüzden sen Kardelenler´i ?duymuşsun, sadece.
-?Aslında, bu okul işine de yine cüzamlıların sayesinde bulaştım ben. Cüzamlı ailelerin çocuklarını okutabilmek için, sağdan soldan burs buluyordum ya, bir gün Pervari Kaymakam´ı telefon etti hastaneye, ?Bizim ilçede ilkokulu bitirmiş olan on yedi tane kız çocuğu var, hocam? dedi, ?okumak istiyorlar ama burada okul yok. Siz cüzamlı ailelerinin çocuklarına yardımcı oluyordunuz, acaba bu kızlara bir yardım eli uzatabilir misiniz? Kazanalım bu çocukları!? Hemen telefona sarıldım, birkaç yeri aradım. Almanya´da doktorluk yapan oğlum da orada yaşayan Türk çocuklarının eğitimine yardımcı olmaya çalışıyordu. Onlar bir burs ayarladılar, bu on yedi kızı okullarına kavuşturduk.?
-?Ama daha çok kız çocuklarını okutuyorsunuz, öyle değil mi?? ?Hayır, ihtiyacı olan erkek çocuklara da burs veriyoruz, ama ağırlık kızlarda.? ?Niye? Kızları daha çok mu seviyorsunuz??
-?Kırsal alanlarda çok çocuklu aileler okula önce erkek çocuklarını yolluyorlar. Buna çoğu kez yoksulluk sebep oluyor. Ama kızları evde tutup kardeşlerine baktırmak, tarlada çalıştırmak, on üç yaşına basınca, başlık karşılığı kocaya satmak da işlerine geliyor ailelerin. Kızlara bir fırsat tanımak için, onlara ağırlık verdik.?
-?Duyduğuma göre bir sürü kız çocuğu okutuyormuşsunuz.?
-?Önce on yedi kız çocuğu ile başlamıştık. Kızların çoğu, liseden sonra üniversiteye gitmek isteyince, orta öğretim burslarını, bu kez de yüksek öğretim için devam ettirdik ve sayıyı elli kız çocuğuna çıkaralım diye kolları sıvadık. Elli kız, yüz kız oldu, derken bin kız oldu, yeni bağışçılar bulduk, kişiler ve kurumlar yardım ettiler. Allah razı olsun, beş bin kızı okula yolladık. Erkek çocukları da kattık aralarına. Madem devlet her çocuğa yetişemiyor, haydi arkadaşlar, parası olanlar ellerini ceplerine atsın dedik. Ülkemizin eğitim alanına yeni bir nefes getirdik.?
Genç polis:
?-Hocam, dediler ki, bu çocukları gavur yapıyorlarmış.?
?-Kim yapıyormuş??
?-Bilemem?
-?Bak oğlum, bu yoksul çocukları köy öğretmenleri kendi okullarında buluyorlar. İlk ve orta öğretimde, parasızlıktan dolayı okulu bırakan ya da hiç okula gidemeyen çocuk varsa, bize haber verin diyoruz. Kaymakamlar ve eğitim müdürlükleri aracılığıyla, upuzun bir liste geliyor bize. Biz, listedeki en mağdur durumdaki aileleri seçip önce soruyoruz, çocuğunuza para yardımı yaparsak okula yollar mısınız? diye. Evet diyen ailelere çocukların okul masraflarını karşılamaları için belli bir para ödüyoruz her ay. Çocuk okula devam ettiği sürece ödüyoruz bu parayı. Çocuk, şehrinde, kasabasında ya da köyündeki devlet okuluna gidiyor, başka bir özel okula değil. O yörenin çocuğu da, orada okuyor. Biz çocukları görmüyoruz bile. Bir şikayetleri veya dertleri varsa mektup yazıyor ya da telefon ediyorlar. Şimdi devletin okullarında diğer mahalle arkadaşlarıyla okuyan bu çocuklar, nasıl gavur yapılıyor, söyle bana!?
-?Efendim ben söylemedim, sadece duydum.?
(Ayşe Kulin, Tek ve Tek Başına Türkan, 2. Basım, Şubat 2011, Everest Yayınları)