Eyalet tartışmaları devam etmekte... Bahçeli uyandı belki ama artık geri dönüşü yok, çünkü dönmeyeceğine dair yemin ettiğini her defasında tekrar ediyor. Eyalet tartışmaları aslında 4 yıl önce başladı; mesela:
-29 Mart 2013 yılında Sayın Recep Tayyip Erdoğan eyalet sistemini bir TV programında açık, açık dile getirmişti.
-2015 / Ocak ayında CB. Başdanışmanı E. Tüm. Gen. Adnan Tanrıverdi, Türkiye´ nin eyaletlere bölünmesini gerekli gördü.
-CB´ nin Başdanışmanlarından Mehmet Uçum ile Şükrü Karatepe, EVET çıkması sonrasında eyalet sistemine geçilmesinden söz etti.
-Yeni Anayasa´ nın 123. Maddesi de dünden beri yoğun olarak eyalet sistemin alt yapısını oluşturmaya uygun olduğu tüm siyasilerce dile getirildi.
Birlikte soralım: Ajandalarında olmasa iktidar kanadı böyle antraktlara yer verirler miydi? Son dakika gelişmelerinden Sayın Bahçeli´ nin tedirginliği ortada... MHP seçmeninin HAYIR verebileceğini açık şekilde beyan etmesi tüm haber kanallarında ilk sırayı aldı.
Gelelim sadede...
Yarın oylama var, 55 milyon seçmen için sandıklar hazır. Her ne kadar rejim değişmeyecek dense de kopan fırtınaya bakıldığında Anayasa metinleri arasında gizli bölümlerin olduğu ciddi anlamda görülüyor. Yeni Anayasanın 123. Maddesi şöyledir:
?Kamu Tüzel Kişiliği Kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kurulur.?
?EVET? çıkması halinde Cumhurbaşkanı böyle bir yetkiye sahip olacak. Kamu tüzel kişiliği nedir diye sorarsak; iller, ilçeler, belediyeler, köyler, kasabalar gibi yerleşim birimleridir.
İşte, ta başından beri Eyalet sistemine dair yapılan açıklamaları, son anlarda yaşanan hararetli tartışmaları, Bahçeli´ nin sert mi sert sözlerini bir paket halinde düşündüğümüzde anlıyoruz ki ağızlarda bir bakla mevcut... Danışmanlar 2 gün daha sabretselerdi yeni tablo oluşmayacaktı (Her işte bir hayır var)
Cumhurbaşkanımız her ne kadar; siz benim ağzımdan çıkana bakın, bağlayıcı olan benim sözümdür güvencesini vermekte ise de 2013 yılı TV programında söyledikleri saklanamaz.
Sayın Bahçeli, ?Yemin ettik bir kere? sözü gereği geri dönemeyecektir ama ülkücüler liderlerinin kaldığı zor durumu dikkate alarak gereğini yapacaktır. Çünkü MHP tüzüğü başkanlık sistemini değil, parlamenter sistemi savunmaktadır. Okuyucularımıza tüzüğün ilgili bölümünü verelim:
TEMEL DEĞERLER VE İLKELER bölümü,MADDE 3.(e) Bendi:
?Milliyetçi Hareket Partisi hukukun üstünlüğünü esas alan, çok partili demokratik ve hür parlamenter rejim içinde siyasi faaliyetlerin yürütülmesi gereğine, parlamenter demokrasilerde egemenliğin yegâne sahibinin millet olduğuna, siyasi iktidarların meşrutiyetinin millî iradeye dayandığını, millî iradenin tecelli ettiği yegâne merciin ise Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğuna inanır.?
Kaynak: Orhan Uğuroğlu (Yeniçağ Gazetesi, 13.04.2017)