BUGÜN DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar günüdür. Ben de düzenledikleri kutlama programında BBP’ nin davetlisi olarak aralarında bulundum. Sahilde, Sekiz Kardeşler Çay Bahçesi’ni tercih etmişler. Dikkatimi çeken yön 40 kadar kadının toplanmış olmasıydı. Başörtülü, başörtüsüz, orta halli ev kadınları ile birkaç genç kız... Hepsi bir bütünlük oluşturmuşlar. Sanıyorum ki bu kümelenme, bu organize olma şekli BBP için ilk kez oluyor.
Neler yapmışlar, müsaadenizle bir iki cümlede toparlayayım:
Kocaman bir sini üzerinde, Büyük Birlik Partisi yazılı ve hilal içinde gül rumuzuyla süslenmiş çok güzel bir pastayı getirip masaya koydular… Renkli konfetiler uçuşurken balonlar patlatılarak alkış ve vaveyla arasında birlikte kesim yapıldı. Kadınların masa etrafında daire oluşturması dikkat çekiciydi. Önce İsmail Sönmez açış konuşmasını yaparak, Osman Kurt’u takdim etti, sözü alan KURT, Kadınların gününü tebrik etti ve ardından listenin ilk sıra adayı Hakan Şalcı konuşturuldu. Bir taraftan davul zurna coşkulu oyun havasıyla programa heyecan getirirken diğer taraftan da ritüel görüntünün içinde bayanlara birer oklava hediye ediliyordu... Ve oyun havaları, alkışlar, göbek atmalarla kadınlar her zaman kadın olmanın keyfiyle günlerini kutlamaya koyuldular. Artık benim de misafirliğim sona ermişti ve ayrıldım.
Buradan esas görüşüme geçeyim: BBP’ nin bu kadar diri, bu kadar organizeli olduğunu, olacağını tasavvur bile edemezdim; ama görüyorum ki, artık bazı zorluklar aşılmış! BBP, facebook’ u oldukça iyi kullanıyor, ziyaretlerini aksatmıyor; kadını, erkeği, genciyle “ Ben de varım!” idialarını güçlendirmişler. Bu organizeden Benim aldığım ilk mesaj budur.
Peki, BBP’ nin bu kadar dirilmesine sebep olan Saikler nelerdir? Bunun da üzerinde durmak istiyorum:
BBP olarak, Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’ nun çizgisine sadık kalınmış... Bir defa burası çok önemli... Ona, “Şehidimiz” ölümüne, “Suikast” Diyorlar. Yani maneviyatlarını güçlendirmişler.
Yerel anlamda önemli bir sebep de hareketli birkaç adamı içlerine katmalarıydı. Osman Kurt bunlardan biri... Siyasetle iştigal ettiğinden tanınması tabi ki kolaylaşıyor. İkincisi, sağ-kolu olan İsmail Sönmez geliyor. Bu dostumuzu da 30 senedir tanıyorum. Sempatik, samimi ve çevik tavırlıdır. Ve yine tanınmış sima (Ahmedikli Köyünden) İrfan Cumalı ki bu üçlü işte bu dirilişin ilk ayaklarını oluşturmuşlardı. Hakan Şalcı’ yı zikretmiyorum çünkü o eski bir il başkanı olarak BBP’ nin Tekirdağ’da kalbi ve ruhu gibidir, teşkilatın temel taşıdır... Tabi ki, dirilişin moral yönünü kadınlar oluşturmakta... Bu işe gönüllü katılmalarıyla birlikte BBP Tekirdağ’da bir çığır açmış bulunuyor... Hızlı ve birlikte hareket etmenin meyvelerini topluyorlar, toplayacaklar... Gün be gün yeni iştiraklerle büyürken, çevrelerinden çok olumlu destekler alıyorlar.
Bir üçüncü sebep de BBP içinde yer alan bay ve bayan grubunun siyasete bu partide başlamış olmalarıdır. İlk adımlar her zaman saf ve temiz olur. Küçük ama samimi duruşun oluşması sebebiyle mahalle ve köylerde ilginin oluşması sağlanmaktadır.
İşte Kadınlar gününde 40 kadar bayanın BBP için toplanmaları, birbirlerine kenetlenmeleri Partiyi kartopu gibi büyütecek ve ciddi bir oy kotaracaklardır. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar gününde gördüğüm ve algıladığım ana husus, ana tablo böyleydi.
Bugüne mahsus olarak başka yerlerde de kutmalar vardı; sol bir grubun Tuğlalı Park’ta toplanmasından başka, AK Parti de daha geniş bir organizasyon yapıyordu. Özdemirler Düğün Salonunda kadın eğlencesiyle adeta kalktı, koptu.
Tüm bunlar gösteriyor ki, seçim bahanesiyle de olsa Kadınlar, ciddi şekilde gündeme gelebiliyor, bizzat kendileri gündemi oluşturabiliyorlar.
Kadınlar kendi güçlerini iyice keşfetmiş durumda ve haliyle erkekler de bunun farkına varmış olarak onlara destek oluyorlar… Bu etkinlikleri çerçevesinde bir minik tavsiyem olacaktır: Kadınlar mahalle günlerinde mamalar yiyerek vakit geçireceklerine toplumsal olayların içine girmeseler çok daha etkili olurlar. Olurlarsa diyorum toplum da muhakkak bundan kazançlı çıkacaktır.
Her şeyin başında gelen kadın, bizzat kendisinin nasıl bir güce sahip olduğunu bilmesi halinde ülke bu enerjiden nasibini alır, kalkınır, refah ve huzur elde edilir; yani, toplumlar kurtuluşa bir adım daha atmış olurlar.
BBP toplantısında bunu daha iyi idrak ettim.