BLOKLAŞMA OLURSA...

Sn. Bahçeli, 2019 seçimlerinde bloklaşma olursa AK Parti ile yeni sistem için birlikte hareket edeceklerini deklare etti. Artık bu söz bağlayıcıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bloklaşma olacağı kaçınılmaz, çünkü AK Parti daha ilk turda %50+1 oranını yakalaması bugünkü tablo itibariyle imkânsız görünmektedir. Bahçeli aslında şunu demek istemiştir: ?Ey AK Parti,  MHP olarak ben C. Başkanlığı seçiminde sizi desteklerim ancak  %10 barajına takılma ihtimalim var. Durum naziktir. Ben sizi cumhurbaşkanı yapacakken siz de beni TBMM dışına itmeyin. Bu işleri şimdiden halledelim?  Bahçeli´ nin bugünkü baraj söylemlerini dileyen dilediği gibi yorumlayabilir ama ben böyle anlıyorum. İkinci husus, ?Bloklaşma olursa? kısmı önemli, altını mutlaka çiziniz... İYİ Parti programına aldı, Yusuf Halaçoğlu da parti ana hedefinin aynı minval üzere olacağını tekrar etti. Nedir konu? Parlamenter sisteme dönmek! CHP de parlamenter sistem dediğine göre bloklaşma sağcı-solcu noktasından çıkacak, ?Başkanlık mı- Parlamenter Sistem mi? Noktasına taşınacaktır. İster ateist, ister sosyalist, ister İslamcı, ister liberal, ister demokrat, ister Türkçü olsun... İnsanlar bu iki kavram etrafında dönecek tercihini de ona göre yapacaktır. İşin bu noktasında herhangi bir seçmen vatandaşımız; ben başkanlık sistemini istemiyorum, geleneksel parlamenter sisteminin devamından yanayım diyorsa hangi partinin hangi blokta yer aldığına bakmaksızın oy tercihini elbette ona göre yapacaktır. Seçime daha 2 yıl varken Bahçeli tarafından bugün yapılan açıklamada AKP+MHP birlikteliğini dile getirmesi özellikle ülkücüler arasında tartışmalara sebebiyet vereceği açıktır. Bir partinin diğer bir partiyle konjüktürel olarak kader birliği yapması elbette anlaşılır bir durum ancak partiyi başka bir partiye şartsız bağlamak MHP açısından ne mazisiyle, ne felsefesiyle bağdaşır. Başkanlık sistemi oylamasında "EVET" blokunca yapılan propagandaların en can alıcı öznesi ?Koalisyonlara son? taahhüdüydü. Peki soralım: Bugün toplum olarak yaşanmakta olan CHP-AKP geriliminden memnun muyuz? Demokrasimize, ekonomimize, huzurumuza çok mu katkı sağlıyor veya sağlayacaktır? Herkes, kötülüğünden bahsederek vuruş yaptığı koalisyon dönemlerini de biliyoruz. Toplum öyle bir oy dağılımı yapıyordu ki, taban tabana zıt partileri yan yana getirip hükümetler kurduruyordu. Koalisyonlara halkı birbirine yaklaştıran, gönülleri yumuşatan oluşumlardır. Sakıncaları var mıydı, evet vardı ama olayın dipten koparmak, kapıda aralık bırakmamak toplumsal uzlaşı ihtimallerini de yok etmek demektir ki tehlikeli olan da bu kısımdır. koalisyonlar dönemlerinde aynı yuvarlak masa etrafına oturan Ecevitleri, Demirelleri, Erbakanları... Hatırlayınız. Şimdi nerede kaldı o centilmenlik masaları? Başkanlık sistemi bu açıdan da düşünülmelidir. Bir toplumu ila nihaye zıt kutuplarda yaşatacak sistemi kurarsanız iç barışı da daima riskli alanda  tutmuş olursunuz.  Evet...  Önümüzdeki seçimlerde bloklaşma kaçınılmaz ama bu sağcı solcu karşıtlığında değil, başkanlık mı, parlamenter sistem mi tercihlerinde yaşanacaktır.