Prof. Dr. M. Mehdi ERGÜZEL - Şair ve yazarların gücü, dili kullanış tarzlarından gelir
"Ruh, ufuksuz yaşamaz.
Dağlar ufkunda mehabet,
Ova ufkunda huzur,
Deniz ufkunda teselli duyulur.
Yalnız onlarda bulur ruh, ezeli lezzetini.
Bu ufuklar avutur ruhu saatlerce fakat
Bir zaman sonra derinden duyulur yalnızlık
Ruh arar kendine bir ruh ufku."
Yahya Kemal
Prof. Dr. M. Mehdi ERGÜZEL
Şair ve yazarların gücü, dili kullanış tarzlarından gelir. Şair, dili nasıl kullanıyor, hangi kelime ve kavramları tercih ediyor, eserlerinde hangi isim,sıfat ve fiiller ağırlıklı olarak
dikkat çekiyor ? Bu ve benzeri sorular o şair veya yazarın üslubunu anlamak, dünya görüşünü, hayata bakış tarzını kavramak için küçük ipuçlarıdır.Çünkü insan dilinin altında gizlidir.Dil, bir semboller yumağıdır ve asırların biriktirdiği özel manaları sinesinde taşır.Dil,bu manaları tek tek kelimelerle veya "kelimelerin izdivacı" denilen gruplar halinde duygu, düşünce veya hayal alemlerine serper.
Şair ve yazarların fikir ve sanat dünyalarını değerlendiren çalışmalarda kelime ve kavram tasniflerinin de önemli bir yeri vardır.O şair veya yazarın hususi sözlüğü ile eserleri taranarak ortaya konulmuş ,metinden takip edilebilir kavramlar dizini,yapılacak yorumlar için güvenilir malzeme niteliğindedir.Hem kelime ve kavramlar arası anlam ilgisi hem de kalem sahibinin duygu ve düşüncelerini nasıl yoğurduğu ve geliştirdiği meselesi,dizinler yoluyla bu metinlere ulaşılarak incelemeye hazır hale getirilir.
Vefatının üzerinden 63 yıl geçen ama her dem taze kalan milli şairlerimizden Yahya Kemal üzerinde sağlığında ve sonraki yıllarda yüzlerce yazı kaleme alındı,çeşitli tezler yapıldı. Biz de vefat yıldönümü vesilesiyle ,üzerinde çalışılmadığını düşündüğümüz bir cephesini değerlendirmek istedik.Acaba "mısrayı haysiyet sayan" bu ünlü söz ustasının şiirlerinde ısrarla ve sıklıkla tekrarlanan,dikkat çeken hangi kelime ve kavramlar vardı. Yahya Kemal'in şiirlerinde geçen bazı kelimelerin sıklık sayıları (frekansları ) :
a.İsimler : yer (123), gün (118), sen (101), var (93),biz(86), gece/şeb (83), vakit/zaman (76), son (72), ey (68), ruh (66), gönül (65), ufuk (61), gül (61), güzel /güzellik (61), iç (59), ), ses (57), yol/yolcu/yolculuk (56), ben (56), yıl/sene (55), gül (55), vatan/ yurt (54 ), gök(yüzü) /sema (53), Allah/Hallak/Hak/Hüda/Rab/Tanrı (52), deniz (52), ömür (50), göz (46), zevk/haz/lezzet/tad (45), hayal (45),bin (45), dünya (44), kim/kimse (43), yok (41), dağ (41),
b.Fiiller: ol- (288), et- (148), gör- (136), gel- (106), geç- (102), de- (77), kal- (73), i- (60), git- (58), bak- (56), görün- (45), aç- (37), ver- (35), yaşa- (35), ver- (35), söyle- (31), al- (30).
Yahya Kemal'in, Bitmemiş Şiirler'i dahil olmak üzere beş şiir kitabında başlıklarla birlikte 3697 mısra sayılmış , hazırlanan dizinde tekrarlarla 18.300 kelimeye ulaşılmış, madde başı 4700 kelime tesbiti yapılmıştır.Yani, mısra başına yeni kelime sayısı 1'den fazladır. Fiillerin kelime sayısının tamamına göre % 16'lık bir kullanım sıklığı vardır.Tekrarlar çıkınca çekimli fiillerin nispeti %10'lara inmektedir. Edatlar da genel sayıdan düşürüldüğünde Yahya Kemal'in şiirlerinin % 80'lerin üzerinde bir ağırlıkla isim, sıfat ve zarflara dayalı bir üsluba dayandığı anlaşılacaktır. Her ne kadar tarihi şiirlerinde hareket anlatan fiiller önem taşısa bile geneli itibariyle şairimizin şiir dünyasını mücerret kavramlarla inşa ettiği söylenmelidir.
Bir başka deyişle,onun duygu, düşünce ve hayal alemini temsil eden kelime ve kavramlar öne geçmektedir. "Serviler şehrinin kendi iç aydınlığına dalması" gibi şairimiz de "ana sütü gibi beyaz lisan Türkçe" ye sarınarak, ferdi ve milli heyecanlar terennüm eden, anlam derinliğince zengin, hikmetli ve zevkli bir şiir dili bulmuş , onları bize miras bırakmıştır.
Yukarıda sıklık sayılarıyla bir kısmı sıralanan isim ve fiillere dikkat edildiğinde hangi konuların öne çıktığı anlaşılıyor. Kelimelerin yer aldığı dizinden her biri için ayrı ayrı mısraların ve cümlelerin yer aldığı metinlere ulaşılır ve bunlar konularına göre tasnife tabi tutulursa birçok güzel yazıya kaynaklık edebilir :Yahya Kemal'in Şiirlerinde "Deniz ve Su"
yahut Yahya Kemal'in Şiirlerinde "Görmek ve Görünmek" gibi.Rahmetli Mehmet Kaplan Hocamız,bu türlü çalışmalar yapılmasını çok faydalı ve zihin geliştirici bulurdu.
Biz de Yahya Kemal'in şiirlerinde tekrarlanış sıklığı açısından dikkat ettiğimiz ,yukarıda sıralanan yüz ellinin üzerindeki kelime veya kavramdan daha önce üzerinde durulmadığını düşündüğümüz "zevk" ve müteradifleri " haz, lezzet ve tad" kelimelerinin şairin dünyasındaki yerini anlamaya çalıştık.Bu kelimelerin geçtiği şiir ve mısraları seçerek bir mana tasnifi yaptık.
"Zevk" ve muadili diğer kelimeler Türkçe Sözlük'te maddi ve manevi cihetlerden tanıtılır: "Zevk";1.Hoşa giden veya çekici bir şeyin elde edilmesinden,düşünülmesinden doğan hoş duygu 2.Güzeli çirkinden ayırt etme yetisi,beğeni 3.Tat, lezzet 4.mecaz / eğlence
"Lezzet" 1.Ağız yoluyla alınan tat 2.Herhangi bir şeyin karşısında duyulan zevk, haz
"Haz" 1.Hoşa giden duygulanma,hoşlanma 2.(Felsefe) Bir şeyden duyusal ve manevi sevinç duyma 3.( Ruh bilimi ) sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku, "Tat" 1.Bazı cisimlerin tat alma organı üzerinde bıraktığı duyum 2.Tatlılık 3.mecaz / Hoşa giden durum,lezzet,zevk.
Ayrıca kelimelerin birleşik fiil şekillerine ve kelime grubuyla örneklerine yer veriliyor.
Yahya Kemal Şiirinin Tadı :
Yahya Kemal'in şiirlerinde bu kelimeler 45 değişik yerde geçmektedir.Aşağıdaki kelime gruplarıyla kullanılmaktadır: varlığın zevki (2), ömrün zevki, yaşamak zevki (2), akın zevki, baharın bir zevki, hayatın zevki, akşamın zevki, (onun) kendi zevki, altın şarabın zevki, zevk aramak kaydı,.varlıktaki bütün zevk, susatan zevk, son zevk, her zevk, derin zevk, bir böyle zevk. zevk al- (3), zevk et-(3), zevkine bak- (3), zevke dal- (2), zevk ara-, zevke kan-, derin zevk al-, ömrü zevke feda eyle-, hüznü zevk edin-,.zevki derdinden alan, adalette zevk, zevk u şevk, zevk u safa, zevk-i zümrüdin, zevk-abad, edanın hazzı, bin türlü nimetin lezzeti, hazzı tükenmez gece, en derin haz, bir sihirli haz, his ve haz yüklü kainat, haz ve duygu, cümle lezzetten leziz, haz ver-, lezzet al-, lezzetle ye-, ezeli lezzet, leziz uyku, ömrün yegane lezzeti, cümle lezzetten leziz, lezzet-i şürb-i müdam, aşkın tadı, sonsuzluğun tadı,başka tad,.
Mısralar Boyunca "Zevk, Lezzet, Haz" :
Yahya Kemal, kelimelerin kuyumcusudur. En büyük zevki, "bir sihirli haz" dediği, şiirli bir hayatın tadını almaktır.Mısralarında yaptığımız zevkli gezintide bu kavramlar bizi hem maddi hem de manevi boyutlarıyla düşünmeye davet etmektedir."Rüzgar" şiirinde zevk, keskin manasıyla zirvededir ve adeta bir hayat felsefesi sunar:
"Yaşamak zevki nedir bilmez ölümden korkan,"...
"O nesil duymuş akın zevkini rüzgarda bile / Bu duyuş varmış akınlardaki atlarda bile.
"Baharabad" şiirinde zevk kavramı hayatın bir başka yorumunu temsil eder:
"Zikre layık bahsi ancak zevkidir ömrün Kemal ,
Gerçi tali'den nihayetsiz sitemler görmüşüz."
"Düşünce" şiiri, hayat,hayal ve zevki birleştirir:
"Hülyası kalmayınca hayatın ne zevki var, / Bitsin hayırlısıyla bu beyhude sonbahar."
Bir gazelinde "geçer" redifi etrafında "aşk zehri" en lezzetli iksir oluverir:
"Cümle lezzetten leziz iksirsin ey zehr-i aşk,
Zevki, derdinden alan her ruh, dermandan geçer."
"Deniz Türküsü" nde, ruhun zevk ve ferahlık arayışının kaynağı açıklanır:
"Duy tabiatte biraz sen de ilah olduğunu / Ruh erer varlığının zevkine duymakla bunu."
Şairimizin, zevki en yüksek perdeden dile getirdiği şiirlerinden biri de "Vuslat"tır ve bu uzun şiir ;
"Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar / Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar"
-a ithaf edilmiş gibi "bir hazzı tükenmez geceyi" anlatmasıyla bilinir.Ancak vuslat erbabı;
"Bir an uyanırlarsa leziz uykularından / Baştanbaşa her yer kesilir kapkara zindan."
Yahya Kemal, İstanbul şairidir. Hayatının en büyük zevki, İstanbul'un sesleri, renkleri, insanları ve hatıraları içinde yaşamaktır.Bu manzaraların, ölümünden sonra bile devam etmesini dileyecek kadar İstanbul'la birlikte olmak hazzı,varlığını sarmıştır.İşte onun İstanbul sevdasını zevk haline getiren bazı mısralar :
"Yine sevdaya kanatlansam aziz İstanbul / Sende birçok geceler geçse tükenmez hazla"
Bir ramazan akşamı "ücra ve fakir İstanbul" semtlerinden "Kocamustapaşa"da dolaşırken "Dünya ve ahirette vatandaşlarım benim." diye manevi zevk hissiyle benimsediği insanları su mısralarda anlatır:
"Kuru ekmekle beyaz peyniri lezzetle yiyen, / Çeşmeden su içerken, şükür Allah'a,diyen.."
"Hüznü bir zevk edinenler yaşıyor burada / Kaldım onlarla bütün gün bu güzel rüyada."
İstanbul şairi Beyatlı, İstanbul'un ve vatanın bütün sesleri musikisine akseden büyük bestekar Itri'nin kaybolan eserlerine üzülür ve teselli bulmaya çalışır:
"Çok saatler geçince hicranda, / Düşülür bir hayale, zevk alınır,
Belki hala o besteler çalınır, / Gemiler geçmeyen bir ummanda."
Yazımızın sonuna bıraktığımız aşağıdaki gazel ,dünya nimetleri kadar var oluş gayemizi de insanlık tarihi boyunca ilimle, aşkla, şevkle arayan sanatkar, mütefekkir ve erenlerin tarzını düşündüren bir manzumedir.Hem dünyevi hem tasavvufi mesajlar saklayan beyitlerde şairimizin "Açık Deniz" şiirine yansıyan "ufuktaki sonsuzluğun tadını bilen" coşkun tavrı vardır.Yahya Kemal, şiirleriyle ve nesirleriyle tekrar tekrar okunması,anlaşılması ve tasnifli tahlillerle yorumlanması gereken bir münevverdir.Biz "deryada damla" kabilinden bu mütevazı yazıyla yetindik.
ZEVK-ABAD
Bu şeb mest ol ki tali' vasıl-ı yar etti sansınlar
Huruş-ı neşve cam-ı vaslı serşar etti sansınlar
Gönül, hem aşka yan hem haşr u neşr ol şule-yi meyle
Görenler sevdiğin ihrak-ı bi'n-nar etti sansınlar
Kızıl güller yaratsın cam-ı gül-gun nar-ı hasretten
Bu cuşiş ateş-i Nemrud'u gülzar etti sansınlar
Karışsın can ü canan yükselen bank-i enelhakla
Şeriat bir dahi Mansur'u berdar etti sansınlar.
Kemal, avaz-ı lahutiyle naklet kıssa-i aşkı
Hüda, Davud'u baladan nagam-kar etti sansınlar.