Mertcan Gönen
İsmet İnönü muhalefet yıllarında, CHP Genel Merkezi ile Pembe Köşk arasında gidip gelirken taksiye binerdi. İsmet Paşa´yı götürecek taksi, mahallenin durağından çağrılırdı. Her yolculuk sonunda cüzdanından beş lira çıkarıp taksi şoförüne uzatır ve para üstü beklemeden inerdi.
Taksi çağırdığı bir gün, durakta taksi kalmamıştı. Paşa da eve dönmek için beklememek için caddeden geçen rastgele bir taksi çevirdi. İsmet İnönü arka koltuğa kuruldu. Pembe Köşke geldiğinde, her zaman yaptığı gibi beş lira çıkarıp şoföreuzattı.
Taksi şoförü beş lirayı alıp ötesini bekledi. Başka para gelmediğini görünce hemen itiraz etti:"Beybaba!" dedi. " 5 lira yetmez, on lira daha vereceksin!" İnönü kendinden emin:"Taksi ücreti beş lira, evladım!""Olur mu, Beybaba? On beş lira... İstersen tarifeyi göstereyim sana."Resmi fiyat listesinin basılı olduğu kâğıdı çıkarıp Paşa´ya uzattı. Paşa listeye bakınca taksi ücretinin gerçekten de on beş lira olduğunu gördü ve mahcup çaresiz bir on lira daha çıkarıp verdi.Şoför, ´´Beybaba´´ dediği ihtiyarın İsmet İnönü olduğunu bilmeden, parasını alıp gitti.
Ancak İsmet Paşa açısından konu kapanmamıştı. Bugüne kadar taksi ücreti olarak daima 5 lira ödemiş olmasından mustaripti.Ertesi gün durağının sorumlusunu çağırıp taksi ücreti konusunda bilgi aldı. Anlaşıldı ki, durağın şoförleri, Paşa ne verirse itirazsız alıyorlar; hatta kimileri, bu tarihi şahsiyetin cüzdanından çıkma beş liraları çerçeveletip duvara asıyordu. İsmet Paşa o günden sonra on beş lira ödemeye başladı.
Nereden, nereye?
Cumhuriyet´in ikinci mimarı ve ikinci cumhurbaşkanının zamane politikacıları gibi bir makam otosu serisi hiç olmamıştı. Bir onlarca, yüzlerce lüks araç sahibi olan trilyoner günümüz politikacılarına bakıyorum, bir de kendi kurdukları devlette gariban gibi yaşayan eskilere bakarken, ´´Yazık´´ diyorum, sadece ´´Yazık´´...