BAŞARDINIZ SAYIN BAŞBAKAN!
BAŞARDINIZ SAYIN BAŞBAKAN!
Diyarbakır’ a 81 ilden herhangi biri gibi bakmadığını Başbakanımız (2004)şu sözlerle dile getirmişti:
“Diyarbakır’a çok farklı bakıyorum. Yani Diyarbakır istiyorum ki şu anda, yani Amerika’nın da hani düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya, Genişletilmiş Ortadoğu... Yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir yıldız olabilir. Bir merkez olabilir. Bunu başarmamız lazım."
Barzani, Başbakan tarafından 16 Kasım 2013 günü Diyarbakır’da misafir edildi; orada “Barış” sözcüğü ağızların tek sakızıydı; kokusuz, tatsız ve şişirmesi güzel çok renkli tek sakız... Barzani kimdir? Türkiye’ye nasıl bakıyor? Onu en iyi tanımlayan aslında yine kendine ait 10 Nisan 2007 tarihli şu cümlesidir: “ Ankara Kerkük’e karışırsa Biz de Diyarbakır’a karışırız.”
Şivan Perver (İsmail Aygün) 1955 Mardin/Midyat/ Keferze Köyü’nde Kürt aileden doğan bir vatandaşımız idi. Perver 1976’dan beri Avrupa’da yaşayan PKK davasına gönül vermiş sanatçılardan biri ya da en önemlisidir.
Perver; Apo için, “ Terörist APO değildir, PKK değildir, asıl terörist Türkiye’dir” Tüm meydanlarda 40 yıldır bu temayı işleyen Perver Diyarbakır’a davet edildi, kahramanlar gibi karşılandı, itibar gördü.
Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, 28 Temmuz 2012 günü, "Benim yüreğimden geçen özerk Kürdistan’ın başşehri Kamışlı’ dır. Özerk Kürdistan’ın başşehri Diyarbakır’dır, özerk Kürdistan’ın başşehri Hevler’ dir, (Erbil) özerk Kürdistan’ın başşehri Mahabad’ dır.(İran’ın kuzeyi)" Demişti.
KCK Genel Başkanı Apo, Eşbaşkanı Cemil Bayık ve silahlı gücü (HPG)’nün başı Karayılan ne diyor? Okuyalım: “Biz uluslaşmayı, özerkliği, ve konfederalizmi gerçekleştirmek istiyoruz. Devlet bizi kabul ettiği oranda biz devleti kabul edeceğiz.” Hedeflerini açıkladılar.
Hal böyle iken şimdi tekrar toparlayalım:
Barzani: “ Ankara Kerkük’e karışırsa Biz de Diyarbakır’a karışırız.”
Şivan Perver: “ APO terörist değildir, PKK terörist değildir, asıl terörist Türkiye’dir”
Osman Baydemir: Benim yüreğimden geçen özerk Kürdistan’ın başşehri Kamışlı’dır. Özerk Kürdistan’ın başşehri Diyarbakır’dır, özerk Kürdistan’ın başşehri Hevler’dir, (Erbil) özerk Kürdistan’ın başşehri Mahabad’dır.(İran’ın kuzeyi)"
PKK, “Biz uluslaşmayı, özerkliği, ve konfederalizm" i gerçekleştirmek istiyoruz. Devlet bizi kabul ettiği oranda biz devleti kabul edeceğiz.”
Demişlerse buna dün, dündü, bugün bugündür; diyebilir miyiz? Başbakanımız, Diyarbakır’a nasıl bakıyor olmalı sizce? Şivan’ ın sazını dinlerken Kürtçülerin gazını mı alıyordu? Kendi özel projesini mi, yoksa ABD’ nin BOP projesini mi yürütüyor? Biliyorum, bu üç görüşün de yoğun taraftarı var. Ancak Ben kendime dönüp diyorum ki; Başbakanımız aslında ne BOP’ un, ne de PKK’ nın projesini yürütüyor, gaz da almıyor… Milli Görüş gömleğini çıkarmadan evvelki Türklükle ilgili görüşleri neyse onunla hareket ediyor Başbakanımız... Çünkü Türklükle, Türkçülükle, Milliyetçilikle, Cumhuriyetle, Atatürk’le ilgili olarak zıt yönde yürütülen “Siyasi İslamcılık” hareketi bitti diyemeyiz. İngilizlerin himayesinde Cumhuriyet öncesinde başlatılıp devam ede-gelen, içinde Türk, Türk harsı, Türklük mefkûresi olmayan bir anlayışla atbaşı giden bir siyasi akımdır Siyasi İslamcılık. Dün, bugün o çizgide bir sapma olmadığı için Siyasi İslamcı kanatlardan, eski dava arkadaşlarından, vakıflardan, derneklerden de bal gibi destek alıyor Başbakanımız.
Her şeyi gördükten sonra hala niye dağılmalar olmuyor diyenlere verilecek cevap sanırım budur. Onun için Diyarbakır’da Başbakanımızın eliyle üçüncü resim de gerçekleştirilmiş oldu; ilki Habur rezaletiydi, ikincisi APO’ nun mesajının Diyarbakır’da yüzbinlere okunması rezaletiydi ve üçüncüsü 16 Kasım 2013 günü Barzani, Şivan Perverli olanıydı. Her bir aşamaya “Çözüm” denildi ancak ne menem bir sır ise hala çözülmedi gitti.
İlk ikide olmayan Başbakanımız üçüncü tabloda olmayı nihayet başardı ve Ankara’dan sonra Diyarbakır merkez oluverdi… Arkası gelecektir. Yalnız bu arada bir üçüncü merkeze ihtiyaç olacağı da akıldan uzak tutulmamalı çünkü Türklükten cayanlar için Ankara, Kürtçülüğü ret edenler için Diyarbakır artık cazibe olmaktan uzaklaşmaktadır.
Ali Ağaoğlu, TOKİ işbirliği sayesinde yeni bir şehir kurularak ileriye doğru sanırım bu problem de çözülebilecektir.