AK PARTİ KONGREYE GİDERKEN... NELER OLUYOR?
Yazımın konusu: Siyasi huzur!
Kaybolan değerler için zaman zaman bu tür yazılara şahit olunacaktır. Şimdi yitirmeye başladığımız en önemli husus siyasi huzur ortamının hızla bozulmaya yüz tutmuş olmasıdır.
Bu meyanda, AK Parti Tekirdağ İl Yönetiminde bir takım istifalar olmakta... İçeride su üstüne çıkmaya başlayan sıkıntılar var. Şu ana kadar 4 bayan, 3 beyefendi istifalarını vermiş... Olup bitenlere bazı kesimler sevinebilir, ancak gerçek partililer üzülmelidir; çünkü sıkıntılı yerde huzur olmaz, huzursuz yerden de seçim galibiyeti çıkmaz. Üyeler adımına dikkat etmeli, partisine zarar verecek adımlardan hızla kaçınmalıdır.
Son istifa bir bayana ait: Av. Sevilay Koç Bozdoğan! Kıbrıs gazisi bir babanın kızı olan Sevilay Hanım milliyetçi gelenekten gelen bir aileye mensup. Daha da önemlisi, 10 yılı aşkın partisinin çeşitli kademelerinde görev almış ve bir ara da milletvekili aday adayı olmuş sağlam bir partilidir. İstifasını diğer bayanların istifaları gibi biraz kaygı ama siyaset namına epeyce hüzün verici buldum.
AK Parti Tekirdağ teşkilatının kadın kolları az buz bir yapılanma değildir. Siyasete kazandırdığı bayanlarla ün salmış ve özellikle muhafazakar ailelerin bayanlarını siyaset düzlemine kazandırmıştır. Bu sebeple örnek sayılan bir "Kol" dersek abartmamış oluruz. Kadın Kollarının ilk başkanı Çiğdem Koncagül ve ardından gelen Nesibe Ünal Hanımefendidir... Dünden bugüne birkaç bayan adı daha verirsek; Selime Günder Yazıcı, Sibel Demir, Beste Emre Güngör, Hatice Evci Kaya, son iltihaklardan Hidayet Avcı Dinçer ve devamla; Güler İncehasan, her dönemde fedakârca gayretler gösteren Filiz Koyuncu Hanım, bir evvelki İlçe Kadın Kolları Başkanı Şule Akyüz ve soyadı gibi genç olan, Nefise Genç Güler, hanımları zikredebilirim. Her biri çok çok değerlidir.
Daha onlarca partili bayan ellerinden gelen her türlü fedakarlığı gösterdiler, yıllardır en yakın şahitlerinden biriyim, çabalarını cümle alem bilir, takdir eder. Sosyal medyada çalakalem gidenlere soruyorum: Bu dönemde kaç bayanı evinden, eşinden, işyerinden koparıp siyasete kattınız? Taşladığınız kadar kazandırdığınız var mı?
Sevilay hanımdan evvel, yönetimden Hatice Evci Kaya Hanım ile iki arkadaşı istifa etmişlerdi. Hatice Evci Kaya Tekirdağ´da bayan giyimin adresi olacak düzeyde donanımlıdır. Niye kaybediliyorlar? Nagehan Bayol Hanım tanıdık, bildik bir il sekreteriydi. Zarif, kibar sesiyle mikrofonlardan sunucu olarak izliyorduk kendisini. Bir sebeple artık yoklar.
İstifaların konusuna biraz kulak kabarttım... Sevilay Hanım Fetö davalarına avukat olarak girmişmiş... Efendim, giremezmiş, girmemeliymiş, giriyorsa Fetöcü sayılırmış. Tepkiler burada başlıyor ve parti içinde giderek yayılıyor; ?Ya o gitsin, ya biz gideceğiz!? Noktasına gelmiş. ?O? Denilen isim Sevilay Hanımın kendisi, aynı zamanda avukat, aynı zamanda Sosyal İşlerden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı... İki çeşit sorumluluk taşımakta ama restleşme uzayıp gidiyor. Sonra gelsin istifalar... Olaylar kısmen de ulusal basına kadar yansıtılıyor. Evimizin içini dışa açıyoruz vesselam. Oysa bilinen çok basit hukuk bilgisi var: Yargıda dava açılan herkes öncelikle suçlu değil, şüphelidir. Hüküm oluşunca suçun çeşidi belli olur. Burada Sevilay hanım şüpheli konumda olan birkaç dosya üzerinden Fetöcü olmakla itham ediliyor ve O da yönetimden bi´ şekilde istifa ediyor. Şimdi soruyorum: Kim kazandı?
Ulusal basından ve TV yorumcularından takip edildiği kadarıyla Fetö şüphelisi olarak açılan dosya sayısı bugüne kadar 100 binden fazla... Bunun karşılığında da çok sayıda şüpheli hakkında terör örgütü bağlantısı tespit edilemediğinden serbest bırakıldı. Elbette ki; titiz bir dönemden geçerken bu sürecin şüphelisi olacak, ceza alanı olacak, suçsuz bulunanlar tekrar sivil hayata döndürülecektir. Kaldı ki Tekirdağ gibi kentte şüphelilerin çoğu ya bank asya´da hesabı çıkan veya baylock kullanıcısı şeklindedir. Yani ağır fetöcü şüpheli ismini bugüne kadar bu halk -Varsa da- henüz duymadı. Çünkü hemen hemen şüpheli sayılan herkes küçük muhit olduğu için yandan kıyıdan da olsa bilinmektedir.
Türkiye´ de yakın aylar içerisinde 13 bin 500 yurttaşımız baylocktan tutuklanmıştı. Bunlara yurt dışından - belirli bir merkez deniyor- baylock virüsü bulaştırıldığı anlaşılınca yargı derhal harekete geçerek şüphelileri serbest bırakmaya başladı. Listede var olan, AK Parti Tekirdağ İl Başkan Yardımcılığı yapmış (Ö.Y) isimli bir hemşerimiz de bırakılanlar arasında... Ö.Y. ´ nin kendisine veya avukatına şimdi "fetöcüdür" Diyebilecek miyiz?
Hukuk dilinde çok bilinen bir söz var: ?Suçlu olduğu ispat edilene kadar kişi suçsuzdur.? Dolayısıyla, örgüt üyesi olarak cezaevine konanlar, haklarında hüküm verilene kadar sadece şüpheli hükmünde muameleye tabi tutulurlar. Böyle olduğu biline - biline ey partililer dostlar, birbirinize neden hücum etmekle meşgul olmaktasınız?
Örgüt üyesi şüphesiyle cezaevine gönderilenlerin, Fetöcülükle itham edilmesi ne kadar yanlış ise dosyalarına bakan avukatların fetöcülükle itham edilmesi de aynı şekilde yanlıştır. Partili üyeler, medyada veya sosyal medya paylaşımlarıyla parti içini huzursuz etmemeli, seçimlere birlik duygusu içinde odaklanmalıdır. Siyaset platformunda büyük bir özveriyle hareket eden bayanlar için özellikle güzel ve huzur dolu ortamlara ihtiyaç var. Böyle bir ortam tesis edilemezse bundan sonra siyasette bayan görmek daha da zor hale gelecektir.
Ancak görüyorum ki, istifa ile ayrılan bayanların her biri ayrı bir değer olarak şu an itibariyle Tekirdağ siyasetinin ciddi kayıpları arasında yer almış durumdalar... Başaranlar sevinebilir(!)
AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığı kongreye giderken bunlar oluyor, dileyelim ki, kongreyle birlikte bu gariplikler de son bulsun.