AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞIMIZ VAR

Adından da anlaşılacağı üzere Aile Bakanlığı denildiği zaman; aileyi iyileştirmek, aile düzenini devam ettirmek, aile içindeki sıkıntılarla pozitif anlamda ilgilenmek gibi hususlar akla gelmekte... Ancak son yıllarda özellikle ailelerin büyük çöküntülerle, büyük dramlarla karşı karşıya olduğunu görmekteyiz. Aile facialarına dair ölümlü vak’ a sayısı her geçen gün hızla artmaktadır. Toplum yapısında en küçük çekirdeğin, en küçük birimin aile olduğu noktasında yüzde yüz hemfikiriz ve yine inanırız ki, aile düzelirse toplum düzelir, toplum düzelirse devletimiz en müreffeh, en güçlü hale gelir; o halde bu bakanlığın yapacağı projeler çok büyük önem arz etmektedir. Ben bir başka yazımda “Aile dersi” diye bir konuyu dile getirmiştim. İlkokul birinci sınıftan başlayarak üniversiteyi bitirene kadar “Aile dersi 1, Aile dersi 2, Aile Dersi 3’ ten 16’ ya kadar bu ders verilmelidir diyordum. Uzmanlar tarafında hazırlanacak kitapları kesintisiz ve mecburi olarak okutmamız halinde yeni nesilleri büyük oranda kurtarabiliriz. Teklifimiz bu yönde olmuştu, tabi her zaman yazılanlar yazıldığı yerde kalmaya devam ediyor. Aileden sorumlu bakanlık sosyal politikalar üretmek gayesiyle kuruldu, ancak kurulduğu tarihten bu yana halkımızı tümden kucaklayan bir politika ürettiğini ne söyleyebilir ne iddia edebiliriz. Eski sosyal hizmetler müdürlükleri, biraz daha gelişmiş şekliyle devam ediyor o kadar. Yetimler, öksüz çocuklar, dağılmış ailelerin çocukları, bakıma muhtaç yaşlılar, yaşlılar vb. hizmetlerle sınırlı sorumlu halde olan bir bakanlık 76 milyonu kucaklayamaz ama kucaklamalıdır. Problemli toplumun ürettikleriyle tekrar boğuşmak zorunda kalıyorsanız o zaman bir yanlışımız var. Toplumun ıslahı için aileler tümden bir plan içine alınırsa sıkıntıları en alt düzeye çekilmiş olur. Çocuklarımız evleninceye kadar yemek yapma becerisinden, ev temizliğinden, akrabalık ilişkilerinden, israf nedir, edep, haya nedir bilmeden, ahlak nasıl bir şeydir, şükür nedir, saygı, sevgi, şefkat gibi daha yüzlerce konuyu öğrenmekten mahrum olarak yetişiyor. Bakanlığımız öncelikli olarak  “ Model Aile” tipini belirlemeli, bunun için özel projeler üretmelidir. Küçük yaşlardan itibaren son okulu bitirene kadar çocuklarımıza bu eğitimi veremezsek onları günün belası olan; bonzai, içki, kumar, çetecilik gibi potansiyel suç ortamından kurtaramayız. Boşanmalar hızla artıyor, cinayetler çoğalıyor, uyuşturucu illeti gençleri sarmış durumda, iffet, namus gibi kavramlar hak getire… Böyle bir toplumdan ne kadar hayır gelir? Aile bakanlığının böyle bir adım atmasına şiddetle ve acilen ihtiyaç olduğu aşikârdır... “Bir şey yapmalı” düşüncesi sadece şarkı sözü olarak kalmamalı, bir an evvel icraata geçmeliyiz.