Prof. Dr. M.Mehdi ERGÜZEL

Milli Edebiyat Hareketinin Selanik´te Genç Kalemler dergisi etrafında 11 Nisan 1911 günü Ömer Seyfettin´in ?Yeni Lisan? yazısı ile başlamasının gelecek yıl 110. yılına ulaşmış olacağız. Millî hikâyecimiz Ö. Seyfettin´in vefatının da bu yıl -geçen Mart ayı itibariyle- tam 100. yılındayız. Sessiz ve ilgisiz geçilmemelidir. Bu vesile ile Millî Edebiyatın önderleri, Z. Gökalp, Ömer Seyfettin ve arkadaşlarını rahmetle anıyoruz. Her iki edebî şahsiyet de; Gökalp 48, Ömer Bey 36 yıllık kısa sayılacak hayatlarında devirlerini etkileyen, düşündüren, beğenilerek okunan eserler bırakmışlardır. Ömer Seyfettin, ?Yeni Lisan?yazısını kaleme aldığı 1911´de henüz 27 yaşındadır. Neredeyse günümüzün edebî, fikrî, ilmî hayatında rol alanların hepsinden daha gençtir. O bakımdan bahsettiğimiz yazıdaki, heyecanla fikrin kaynaştığı bugün için tartışılabilir bazı görüşlerini, yaşının özelliğine vermek gerektiği kanaatindeyiz. Ancak ileri sürdüğü görüşler, Türkçenin kendine gelmesi, sırtındaki fazla yükleri atması ve yabancı kurallara karşı korunması konusunda büyük faydalar sağlamıştır. Türkçe, bazı ?tasfiyeci? eğilimlere rağmen bu yüz yıl içinde kendi zenginliğini ve ifade gücünü korumakla kalmamış bu sefer Batı´dan esen rüzgârlara rağmen edebî-fikrî-ilmî plânda başarılı eserlerin ortaya konulmasının yegâne kaynağı olmaya devam etmiştir. Bu öze dönüş ve evrensele açılışta Ö. Seyfettin´in açtığı ufuk ve Gökalp´in onunla paralel ?Dilde Türkçülük? yazısı, sonraki dönemler için yol açıcı rol oynamıştır. Bu yıldönümü vesilesiyle ana hatlarıyla bu iki yazarımızın eserlerine dair yaptığımız bir çalışmanın verilerini sunmak istedik. Şair ve yazarların sözvarlığı, dilin zenginliğinin tespitinde önemli ölçülerden biridir. Çünkü onlar, milletin diline kendi kişiliklerini ve sanatkârlık üslubunu katarlar. Herkesin dili onlarda özel bir söyleyiş kazanır. Onlar herkes gibi olmanın kendilerine has tarafını temsil ederler. Bu bakımdan şair ve yazarların dili kullanış tarzlarının ve söz dağarcıklarının metinler taranarak ortaya konulması, bazı ipuçları bulmak noktasında denenen çalışmalar arasındadır. Eserlerde kullanılan kelimelerin istatistikî verileri; sıklık sayıları, soyut, somut olma özellikleri, etimolojik kaynakları, millileşme seviyeleri, özel veya cins oluşlarına göre durumları, edat, fiil ve isim şekilleri, türeme durumları gibi değişik açılardan incelemeye elverişlidir. Metinlerin bütünü cümleden kelime gruplarına doğru ele alındığında ise üslup hakkında daha ayrıntılı tahlillere fırsat bulunabilmektedir. Çalışmamızda başlangıç olarak bu iki değerli yazarın eserlerinin hazırlanılan dizinlerinden hareketle önce genel kelime tablosunun sonra da en çok kullanılan kelimelerin kısmen dökümünü sunarak bir değerlendirme yapılmıştır.  Ziya Gökalp Sözlüğüne Doğru: Gökalp´in henüz tamamı yayınlanmayan eserlerinden tek ciltte toplanan sekiz kitabına dayandık. Bu kitaplardan hazırlanan dizinlerden 152.341 kelimeye ulaşıldı. Tekrarlar çıkınca toplam kelime sayısı yaklaşık 11.300´dür. Bu sonuç; şimdiye kadar dizinlerini yaptırdığımız ve söz varlığını incelediğimiz yazar ve şairler içinde Y. Kemal, P. Safa, M. Âkif, H. Edip? gibi aynı devrin edebiyatçılarının söz varlığına belli ölçüde yakındır. Gökalp´in on bir binin üzerindeki söz dağarcığının iki binden fazlası özel isimdir. Kalan on bine yakın kelime ise, yazarın yaşadığı dönemdeki Türkçesinin fikrî gücünü temsil etmektedir. Bu kelimelerin ?44´ü Türkçe asıllı, ?35´ten fazlası da Türkçeleşmiş kelimelerden oluşmaktadır. Yani yazarımız, %80 nispetinde, günümüz aydınları tarafından rahatlıkla anlaşılabilecek bir söz varlığına sahiptir. Bu kelimelerin ancak ?10 ile 15´inin yabancılığı, anlaşılma zorluğu ve uzmanlık gerektirdiği düşünülebilir ki, yadırganamaz. Her dilde bu sınır olmazsa yazar ve şairin bir üst dili temsil ettiği dikkate alınmamış olur. Kısacası Gökalp, kullandığı dil ve üslup itibariyle günümüz okur-yazarlarınca rahat anlaşılabilir bir edebî şahsiyettir. Ziya Gökalp, öncelik verdiği ve sıklık sayısı bakımından ön sırada gelen ilk 500 kelimede, fikir yapısının da ipuçlarını sunmaktadır. Bu kelimeler içinde soyut (mücerret, fikrî) özellikte olanlar ?37 (183), somut (müşahhas, maddî) olanlar ?27 (143), fiiller ?9 (41), edat-zarf ve zamirler ?16 (81), özel isimler ?8 (52)lik bir nispet oluşturmaktadır. Bir diğer dikkat çeken nokta, Gökalp´in fikrî yapısını yansıtan kelimelerinin sayısal sıralanışıdır. Seçtiğimiz 500 kelimenin ?5´lik diliminde yer alan ilk 25 kelime şöyledir: Türk (1964), Türkçe (214), millet (1035), millî (319), kavim (1354), Türkçülük (109), lisan/dil (471), il/devlet (730), halk/cemiyet (691), Hakan/Han (718), hatun-hanım-kadın (596), aile (409), fert (365), aşiret/boy (812), din/dinî (540), eski (669), yeni (262), cemiyet (310), Çin/Çinli (496), Garp/Avrupalı (364), Oğuz (547),  muhtelif Türk boyları Hun, Yakut, Kazak, Tatar, Türkmen, Salur vb. (toplamı 770), Osmanlı (148), İslam/Müslüman (252), mukaddes/kut(lu)/ kutsiyet ( 288)?Sunduğumuz sayısal veriler, yazarın bir hareket üslubu değil düşünce üslubuna sahip olduğunun ifadesidir. Kullanılan sözvarlığı Gökalp´in dünya görüşünün izlerini taşır. Ömer Seyfettin´in Kelimeler Dünyası: Yazıldığı zamanlardan günümüze kadar sevilerek okunan hikâyeleri ile edebiyatımızda haklı bir şöhret kazanan Millî Edebiyatımızın iki öncüsünden biri olan Ömer Seyfettin´in hikâye kitapları ve mensur şiirleri taranarak dizinine ulaşıldı. Toplam 194.460 kelimeden ek dizini yoluyla tekrarlar dışında 11.330 kelimelik söz dağarcığı ortaya çıktı. Meselenin ilgi çekici olan tarafı ise çağdaşı ve arkadaşı Gökalp´in de hemen hemen yakın sayıda kelimeleri kullanmış olmasıdır. Fakat kelimelerin tercihinde derin farklar vardır. Gökalp´in bir fikir adamının kelimeleriyle, bilhassa soyut olanlarını seçerek, sınırlı sayıda fiil kullanarak yazmasına karşılık Ömer Seyfettin´in söz dağarcığında % 35 (182) nispetle somut kelimeler ağırlıktadır, soyut kelimeler %13 (66) nispetle ikinci plandadır. Bu değerlendirmeler, her iki yazarın sıklık sayısı bakımından ilk 500 kelime dikkate alınarak toplam bin kelime üzerinde yapılan tespitlerdir. Tamamı üzerinde yapılacak incelemenin büyük bir değişiklik getirmeyeceği düşüncesindeyiz. Ömer Bey´in hikâyelerindeki fiil zenginliği ise dikkat çekecek ölçüde ve yorum yapmaya uygun sayıdadır. Gökalp´teki  %8´lik fiil nispetine karşılık, hikâyecimiz cıvıl cıvıl bir hareket üslubunu  %22 (108)´lik bir ölçüde öykülerine yansıtmaktadır. Bir başka anlatımla hikâyeci üslûbu, üçte iki oranında somuta ve harekete açılırken, düşünce üslûbu aynı ölçüde soyuta ve düşünceye kapanmaktadır. Bu noktadan hareketle her iki yazarın eşit sayıda kelimelerinin sıklık sayılarını dikkate alarak içe ve dışa yönelik üsluplarının ipuçlarına ulaştığımız söylenebilir. Bir yazar veya şairin üslubunun özelliklerini tayin hususunda, kullandığı kelimelerin sıklık sayısından da istifade edilmektedir. Hangi kelimeler çok kullanılıyorsa o yazarın dünyası veya ilgi sahasına dair ipuçları sunuluyor demektir.         Bu kelimeler arasında geçen ?İstanbul ve Türk´ dikkat çekicidir. Ayrı birer yazı konusu olacak değerdedir. Hangi cümlelerde nasıl kullanılmıştır, tasniflerinin yapılarak Ömer Seyfettin´de ?Türk ve İstanbul´ konulu çok faydalı bir yazıya kaynaklık edebilir. Ayrıca ?gelmek ve görmek´ fiillerinin çok kullanılması, gelmeyi ve görmeyi önemseyen bir anlatım tarzının yansımasıdır. Yardımcı fiillerin binlere yaklaşan kullanım sayısı da onun yabancı asıllı isimleri fiilleştirerek millî dile kazandırmada asırların alışkanlığını ustaca devam ettirdiğini düşündürmelidir (adam ol-, dost ol-, hasta ol-, dert ortağı ol- ? gibi ). Bu grupta yer alan ?ben ve biz´  kelimelerinin üç bini aşan sıklık sayısı da yazarlarının şahsı ve milleti arasındaki yakınlığına işaret sayılabilir. Ancak Ömer Seyfettin´de ?ben ve sen? kelimelerinin sıklık sayısı ?biz ve siz? kelimelerinden çok fazladır ( ben / 1995, sen / 582, biz / 388, siz / 278). Z.Gökalp ?biz´e yani topluma açılmıştır, Ö. Seyfettin ise sanatkâr üslubunun gereği olarak ?sen ve ben´e yani içe ve duyguya kapanmıştır. Ziya Gökalp´in Eserlerindeki İlk Yüz Kelimenin Sıklık Sıralanışı ve Ortak Kelimeler                                                           bir 4700 bu 4587 ve 3232 et-/edil- 2794 ol- 2103 de-(mek) 2017 Türk 1964 millet/millî 1035 o 1008 ki 929 gel- 882 için 862 gibi 827 aşiret-boy 812 il/devlet 730 Han/Hakan 718 eski 669 kendi 669 zaman 605 her 596 hatun/hanım/ kadın 596 kelime566 Oğuz 547 din/dinî 540 hâl 534 büyük 520 Çin/Çinli 496 ile 494 sonra 489 yalnız 467 değil 458 medeniyet 451 başka 422 var 416 bulun- 410 aile 409 lisan 399 ver- 397 ne 390 gör- 384 fakat 381 halk 381 ara 380 ad/adlı 378 suret(le) 375 zümre 369 fert 365 Garp/Avrupalı 364 tasnif 337 kadar 331 yahut 329 iş 323 taraf 321 kavim 319 yer 319 cemiyet 310 erkek 310 al- 308 en 306 geç- 302 devlet 292 çünkü 287 ya´nî 283 içtimai 282 göre 281 beraber 280 manâ 279 biz 275 totem 275 hiç(bir) 274 hars 272 hayat 269 daha 265 isim 263 oğul(an) 262 yeni 262 vücud 261 kâr 257 bey(lik) 251 yap- 244 teşkilât241 mefkûre 230 git- 227 gün 226 kız 223 kol 223 ak 222 veril- 222 kal- 216 Türkçe 214 el 209 gök 207 baba 203 başla- 202 ok 185 Arap/Arabî 168 Tanrı 163 Mete 160 Osmanlı 148 Ömer Seyfettin´in Eserlerindeki İlk Yüz Kelime ve Ortak Kelimeler bir 9991 bu 5122 ve 3010 ne 2563 et- 2495 ol- 2038 ben 1995 o 1941 kadar 1635 gibi 1219 sonra 1092 daha 912 fakat 888 bütün 883 büyük 851 gel- 812 şey783 her 756 işte 735 bak- 732 gör- 653 kendi 623 ver- 598 el 597 sen 582 var 577 göz 566 çık- 543 en 522 git- 511 geç- 501 yok 495 ki 472 iste- 469 yine 466 değil 466 bil- 458 söyle- 458 yer 448 kal- 442 hep 441 al- 422 başla- 421 dur- 420 yap- 417 biz 388 kadın 384 hiç 382 gün 358 şimdi 349 ile 340 bey 333 Türk 320 düşün- 308 gir- 308 nasıl 300 kapı 300 ev 299 yalnız 296 sene 293 alt 288 çok 287 kız 283 yüz 280 efendi 280 gece 279 siz 278 yan 276 sor- 276 kalk- 276 vakit 274 ön 272 üzre 269 bile 263 artık 262 pek 251 genç 250 bul- 250 hayır 249 evet 246 adam 245 anla- 244 ama 240 baş 234 başka 234 küçük 233 hâl 232 hayat 230 otur- 224 tut- 223 oku- 219 duy- 217 ah 216 bırak- 216 çocuk 215 gül- 214 baba 212 eski 211 dön- 211 ara  203 Sonuç olarak diyebiliriz ki;şair  ve yazarların fikir ve duygu dünyalarını anlatmadakullandıkları kelime sayısı, kelimelerin sıklık dereceleri, bunların metin içindeki özel anlamları ve kelime gruplarının dağılım özelliklerinin bilinmesi, dil incelemeleri bakımından önem arz etmektedir. Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin, 20. yüzyıl Türk fikir ve edebiyat hayatının zirvelerinden olmaları hasebiyle, eserlerinde kullandıkları kelime kadrosu, kavramlar yahut söz varlığı bilinmesi gereken şahsiyetlerdir. Gökalp ve Ömer Seyfettin´in on ikişer bin kelimelik özel sözlüğünün farklı açılardan incelemelere tabii tutulması şarttır. Hem metindeki anlamları hem de edebî, felsefî, dinî, tarihî özellikleri dolayısıyla kavram tasnifleri yapıldığında Türkçeye hizmetin bir gereği daha yerine getirilmiş olacaktır.