Geçip giden zamanlardan hatırlatmalar…

20 Kasım 2018  · YAŞADIĞIMIZ YAKIN ZAMANLARI UNUTMAMALI… Çevresindekilerin ve kendisini dinleyenlerin yüzde doksanı gençti. Onları çok ciddiye alır, salon toplantılarında tek tek yüzlerine bakar ,onlarla ciddiyetle ve şefkatle ilgilenirdi. Büyük toplantılarda ve yüz binlerin disiplin içinde bir araya geldiği mitinglerde gençlere "BOZKURTLARIM !.." diye hitab ederek konuşmasına başlardı. Ben kendisini Fakülteye başladığım 1969'da tanıdım, Kasım ayında İstanbul Ülkü Ocakları'nın açılışı için Erol Kılıç'ın başkanlığını ve Dr.Alev Arık'ın danışmanlığını yürüteceği faaliyetleri yerinde görmek için gelmişti. O gün Yeşilköy (Atatürk) Hava Alanında çift sıra halinde kendisini (Albay'ı) karşılayan 40-50 kişi arasında idim. O gün Nuruosmaniye yolundaki , yeteri kadar sandalyenin bile olmadığı mütevazı salonda ve sonraları neredeyse her İstanbul'a gelişlerindeki kültür toplantılarının hepsinde o millî tarih kültür ve şuuru, ikna kabiliyeti yüksek disiplinli demokrat tavırlı zatı defalarca dinledim, bizzat görüştüğüm oldu, sayısı 20'ye yaklaşan bütün kitaplarını okudum. Demek ki aradan yarım asır geçmiş..Mensubiyet, heyecandan ibaret değildir. Yaşamayan bilmez..Ruhu şad mekânı cennet olsun...

RAHMETLİ ALPASLAN TÜRKEŞ, ÖNEMLİ BİR LİDERDİ…

Doğumunun 106. yılında ruhu şad olsun...4 Nisan 1997..O günü hiç unutmam. Bir de 15 Nisan 1978’i..Ankara'da zamanın Hükümetini protesto için tam bir milyon kişi toplandı ve kimsenin burnu kanamadı. Heybetli miting sükunet ve asaletle dağıldı. Ve biz, devlete bağlılığımız ve millî kanaatlerimiz sebebiyle çoluk çocuk bilmem kaçıncı yerimize gitmek üzere yollardaydık. Isparta Şarkikaraağaç'a doğru..Nisan ayının ortaları olmasına rağmen hava soğuk ve karlıydı. Altı ay sonra ise, o zamanlar kalesine kızıl bayraklar çekilen  Kars'a gönderilmek istenmiştik de zar zor Kütahya'ya razı edilmiştik sevine sevine.. Şimdi Allah bana o masum evlatlardan torunlar nasip etti. Demek 40 yıla yakın zaman geçmiş. Unutulamaz...Allah yetişen ve yetişecek olan bütün nesillerimizi korusun. Yaşananlardan ibret alınsın... Rahmetli cennet-mekân Alpaslan Türkeş derdi ki: "Ben sizi sokaklarda ıspanak fíatına satılan demokrasiye değil Hak yoluna Allah yoluna çağırıyorum..." "Hepiniz birer Türk bayrağısınız, bayrağı lekelemeyin, onu yere düşürmeyin. Her hangi bir sebeple ben yere düşersem bayrağı alın daha ileriye götürün..." "Türklük bedenimiz, İslam ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.." "Milliyetçilik, kınından çıkmış bir kılıçtır ve asla kınına girmeyecektir..." "Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgâr tayin eder."

24 Kasım 2019  · ÖĞRETMENLER GÜNÜ İÇİN...

Öğretmen Okullarının rengi; eflatundur, leylaktır, mordur, liladır...Ne derseniz deyin, güzel renktir. Bu yıl; Cevdet Paşa'nın 1848'de Darülmuallimat-ı Âliye adıyla kurduğu Öğretmen Okullarının 171. yılındayız ama Cumhuriyet Türkiyesi'nde, lisansüstü eğitim yapmaları konusunda, bir milyon Türk öğretmenini temsil edebilecek üniversiteler üstü

bir TÜRKİYE ÖĞRETMEN AKADEMİSİ kurulması idealine hiç kimse yakın veya heveskâr görünmüyor. Akademisyen Bakanlar bile sloganvari sözlerle bilinen romantizmin ötesine geçemiyor.Vuslat yine bir başka bahara mı kalacak dersiniz ? Ben yine de ümitvarım..

Belki bir gün, karlı dağların ardından masallara bürünmüş bir eğitim kahramanı çıkıverir ve inşallah biz de görürüz...Günümüz kutlu olsun diyelim, ne diyelim ki başka.

Selam ve muhabbetlerimizle efendim.

Ben âşık olduğum mesleğimin 46. yılını bitirmek üzereyim, hamdolsun..Bu yılın başında "Devlet Baba"dan resmen emekli oldum .Ancak milletimin çocuklarının daima öğretmeni ve aynı zamanda öğrencisiyim..Yıllarca hem öğrendim hem öğrettim. "Hem okudum hem de yazdım.." fakat asla bezmedim... Öğrencilerim tarafından sevilmemek, beğenilmemek ihtimali ödümü kopardı. İstedim ki beni ve anlattıklarımı benimsesinler. Şükürler olsun ki insanî hatalarımız dışında "has muallim"olma yolunda yürümeyi Allah bize nasip etti.

Gayemiz daima; "Allah, Türk milletini ve masum insanlarımızı korusun ve yüceltsin.." düşüncesi oldu...Bu kutlu gün vesilesiyle; 1973 yılının Eylül'ünden beri, ilk 20 yıl içinde görev yapageldiğim Kütahya İlköğretmen Okulu , Yozgat-Çekerek Lisesi, Sakarya-Arifiye İlköğretmen Okulu ve Eğitim Enstitüsü, Isparta-Şarkikaraağaç Lisesi , Kütahya Eğitim Enstitüsü, Kız Meslek Lisesi, Endüstri Meslek ve Teknik Liseleri, Bilecik-Bozüyük Lisesi , İstanbul Kocasinan Lisesi , Mehmet Bayazıt Lisesi, Atatürk Fen Lisesi, Çapa Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü ...ve nihayet son 25 yılımda Allah'ın nasip ettiği Üniversite Hocalığı ile taçlanan Sakarya Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile son 5 yılda ayrıca misafir Öğretim Üyesi olarak lisans ve lisansüstü derslerinde yer aldığım İstanbul Arel Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne ve Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi'ne

doğru geçen yıllar içinde, "bir mabede girer gibi besmeleyle huşu içinde girdiğim"

binlerce sınıfta beni dinlemiş olan onbinlerce öğrencime "zengin alan bilgileri ve millî şuur gülleri" sunmaya çalıştım, hocalarımdan, okuduklarımdan öğrendiklerimi ve hayatın öğrettiklerini talebelerime anlatmaya,onları düşündürmeye gayret ettim ki bu mukaddes meş'ale elden ele, dilden dile, gönülden gönüle devredilmiş olsun. Bu vesile ile ilk öğretmenimden sonuncuya kadar bütün hocalarıma şükranlarımı arz ediyor, ölenlere rahmet ,kalanlara sağlık ve afiyetler diliyorum. Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa ve yakın silah arkadaşlarını, Türk Eğitimine hayırlı hizmetleri olan bütün idealist öğretmenleri minnetle yad ediyorum. Sürç-i lisan ettik ise affola. Beşer şaşar. Allah affetsin.

Hepinize selam ve muhabbetlerimi, sağlık ve âfiyet temennilerimi arz ederim. Siz olmasaydınız okullar neye yarardı ki ? Allah hiçbirinizin eksikliğini göstermesin...

Allah sizi ailenize ve vatanımıza bağışlasın...

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ VESİLESİYLE; yetişmemde emeği olan bütün öğretmenlerimi saygıyla, şükranla, minnetle, hürmetle yâd ediyorum. Vefat eden hocalarımı rahmetle , fatihalarla anıyor, yaşayanlara sağlıklı, hayırlı, huzurlu ömürler niyaz ediyorum. İrfan ordusunun bir mensubu olarak mesleğe başladığım 1973'ten bu güne doğru geçen yıllar içinde görev yaptığım, sırasıyla; Kütahya İlköğretmen Okulu, Yozgat Çekerek Lisesi, Arifiye İlköğretmen okulu, Isparta Şarkikaraağaç Lisesi, Kütahya Endüstri Meslek Lisesi, Kütahya Eğitim Enstitüsü, Kütahya Kız Meslek Lisesi, Bilecik Bozüyük lisesi, İstanbul Bahçelievler Kocasinan Lisesi, İstanbul Çapa Hizmetiçi Eğitim Enstitüsü, İstanbul Kadıköy Mehmet Bayazıt Lisesi, İstanbul Atatürk Fen Lisesi, Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü-Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve nihayet İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde ..yarım asrı bulan meslek hayatım içinde derslerine girdiğim vatan evlatları içinde diğer mesleklerin yanında öğretmen olan veya emekliliğe adım atmış bülunan bütün meslektaşlarıma ve öğrencilerime sağlık ve afiyetler diliyorum...

 24 kasım 2012  · Meslek hayatımın kırkıncı yılına girdiğim bu öğretim yılından düne doğru baktığımda, iyi bir öğretmen, müspet vasıflara sahip bir hoca olmak için uğraştığımı, hatalarımı düzelte düzelte ilerlemeye çalıştığımı, yıllar içinde öğrencilerimden de çok dersler aldığımı düşünüyorum ...terbiye, ince bir sanattır ve kelimenin kaynağında "Rab" vardır. 24 kasım vesilesiyle, yetişmemde payı olan bütün hocalarımı saygı ile anıyor, vefat edenlere rahmet, yaşayanlara sıhhat ve âfiyetler diliyorum. Bana kırk yıl boyunca hocalık zevkini tattıran, 1973'ten günümüze doğru, Kütahya- Yozgat-Çekerek'te, Sakarya-Arifiye'de , Isparta-Şarkikaraağaç'ta, Bilecik-Bozüyük'te, İstanbul-Kocasinan, Mehmet Bayazıt, Atatürk Fen , Çapa Hizmetiçi Eğitim Enstitüsünde, Giresun ve Edirne'deki kurslarda ve mesleğimin son yirmi yılında, Allah'ın yardımıyla ilme ve olgunlaşmaya doğru yöneldiğim Sakarya üniversitesinde hasbelkader hocaları bulunduğum, bugün memlektimizin her köşesinde görev yapan her meslekten binlerce öğrencime ve meslektaşlarıma, gönderdikleri mesajlara  iyi dileklerine teşekkür ediyor, hepsine sağlık, huzur ve başarı içinde nice hizmet yılları temenni ediyorum. Allah milletimizi ve bütün mazlumları korusun...

25 KASIM 2015 / 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ VESİLESİYLE; zahmet edip bizzat gelen, telefonla arayan, mesaj gönderen  değerli öğrencilerime, meslektaşlarıma ve arkadaşlarıma, 1973 Eylül'ünden günümüze doğru geçen yılllar içinde derslerine girerek hocaları olmak bahtiyarlığına erdiğim siz değerli memleket evlatlarına şükranlarımı sunuyorum. İlkokuldan Üniversite ve sonrasına kadar yetişmemde rolü ve payı olan bütün Hocalarımı hürmetle yad ederken, vefat edenlere rahmet, yaşayanlara huzur, sıhhat ve hayırlı ömürler diliyorum. Tam da Öğretmenler Gününde açıklanan Bakanlar Kurulunda,

yıllar öncesinden başarılı bir öğrencimin de bulunması, beni ayrıca gururlandırmış ve duygulandırmıştır. Ülkemizin gergin ve kritik zamanlardan geçtiği bu dönemde yeni hükümetimize Allah'tan muvaffakiyetler temenni ederken hepinize sağlık ve âfiyetler diliyorum. Allah, devlete, millete zeval vermesin; birliğimizi, dirliğimizi korusun...

21 Kasım 2015  / Devletin konuşacağı yerde milletin dua etmekten başka ne gücü olabilir ki ? Yoksa bir Dünya Savaşı arifesi midir ? Fırtınalar kopuyor. Uzakdoğudan savaş gemileri müttefiklerine yardıma geliyormuş..İnanılır gibi değil..Ne günlere kaldık..Yine dağ başını duman mı alıyor ? Allah milletimizi, ümmetimizi, masum insanlığı korusun. Devletimize ve ordumuza eksilmeyen sonsuz güçler ihsan etsin. Zalimleri de kahr u perişan eylesin...

25 Kasım 2019  · RAHMETLİ HALİL AÇIKGÖZ’ÜN KAYBINA ALIŞMAK…

Bir iki saat önce öğrendim. Şaşırdım ve üzüldüm. Bir ay kadar önce telefonda görüşmüştük. Gür bir sesle ve heyecanla tedavileri hakkında bilgi veriyor, daha önceki yıllarda defalarca gittiğim yalnız yaşadığı fakat arkadaşlarıyla dolu evine tekrar davet ediyordu. Her gidişimde yüzünde hiçbir memnuniyetsizlik izi taşımadan kardeşi gibi ağırladığı, zengin kitaplarla dolu fakirhanesi demek artık öksüzdür öyle mi ? Onun gibi neşe dolu, yüreği yanık bir adam da dünyaya veda edebilirmiş. Rahmetli Ayhan SONGAR'ın bir sözünü hatırladım : Biz de artık "Yetim-i akran olduk." Yukarıdan gelen davet karşısında boynumuz kıldan incedir. Ruhu şad, mekânı cennet, kabri pür-nur olsun aziz, asil, yörük Türkmen çocuğu, kolları dizlerinden aşağıya uzanan sevgili dava arkadaşımın..Allah rahmet eylesin, ruhuna Fatihalar olsun...

23 Kasım 2019 / Prof.Dr.Turan GÜVEN Bey Ankara Yüksek Öğretmen Okulu'ndan

yetişmiş, efendiliğini ve fikriyatını örnek aldığımız, İstanbul'da adını duydukça gururlandığımız biriydi. Onun ve dava arkadaşlarının ilim hayatına girmesini ve yükselmesini öğrenmiş, Anadolu çocuklarının da "Devletimizin kanatları altında" yıllarca "parasız yatılı" okuyup mütevazı ve fakirane imkânlarla da "gönül zengini" bir hayat sürebileceğini anlamıştık. Rahmetli, neslini tanıyıp imrendiğimiz ağabeylerden hatıra bir çehreydi..Bilmem ki böyle bir nesil bir daha yetişir mi ? Allah büyüktür...Geçen yıl kendisiyle yaptığımız telefon görüşmesi son hatıra imiş..Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

26 Kasım 2022 / Tanımakla ve sohbetini dinlemekle gurur duyduğum,

vefatından 6 ay kadar evvel 2009'da SAKARYA ÜNİVERSİTESİ'nde hazırladığımız, -LUTFEDİP KENDİSİNİN DE KATILIP KONUŞTUĞU- "80. YAŞ PROGRAMI"na teşekkür için yazdığı memnuniyet mektubunu aziz bir hatıra olarak sakladığım, ülkemizde dilbilimi hareketlerini zenginleştiren rahmetli Prof. Dr. Doğan AKSAN hocamızı

Fatihalarla anıyoruz...Ruhu şad olsun...

26 Kasım 2021 / Fransızların Hatay'ı işgal ettiği zamanlardan ilhamla hazırlanan

AZİZ dizisindeki NENE'nin dizinin bir bölümünde  söylediklerinden : " Oğlum Aziz, insan kalbi, sırr-ı müphemdir., oynamaya gelmez....Aziz, bu kılıç senin onu bırakma... İnsan üç şeyi bilemez; ne zaman doğacağını, ne zaman ölecağini ve kiminle evleneceğini...Buna alın yazısı derler..."

27 Kasım 2022  · VEFATININ 6.YILINDA RAHMETLER OLSUN...

Gençlik yıllarımızın Amasya-Taşova'daki efsanesi Ali Rıza ağabeye Allah'tan rahmet dileriz. Vefatının 6. yıldönümünde ruhu şad, mekânı cennet olsun..1965'ten itibaren Taşova'da olup da onun çayını içmeyen sohbetini dinlemeyen ve ondan etkilenmeyen genç yoktur. Eğer oralarda millî -İslâmî bir hassasiyet ve Türklük ruhu varsa bu mütevazı Karadenizli delikanlının rolü kesindir. Güler yüzlü, tatlı dilli, saygılı, hoşgörülü, derviş mizaçlı, gönlü zengin kendi fakir Ali Rıza ağabey, Yunus Emrelerin, Yesevilerin, Emrahların soyundandır. Şehadet ederim ki kapısı ve sofrası herkese açık böyle has, adamoğlu adamlar olmasaydı Anadolu coğrafyası bu kadar vefasızlığa ve bela üstüne belaya dayanamazdı. "Evvel giden ahbaba selam olsun erenler..."