Prof.Dr. M. Mehdi ERGÜZEL-Diller; insanların değişik hâllerini ve yaptıkları işleri, kendi kuralları içinde yahut başka dillerden faydalanarak anlatma ve isimlendirme imkânına sahiptir.
Hangi insani davranışın hangi isimle anlatıldığı; gündelik hayatımızın akışı içinde söylenir durur: acemi, nazik, fedakar, egoist, tatlı bela, ağırbaşlı, uzak görüşlü, muhteris, istismarcı...
Türkçede insanların davranışlarını ve yaptıkları işleri hangi kelimelerde anlattığımız meselesi üzerinde düşününce önce pratik, hafızaya dayalı bir tasnif yaptık. Fakat kelimelerin çok sayıda olduğunu ve daima eksik kaldığını görünce en sağlıklı yolun Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü'nün 1998'de çıkan son baskısını hareket noktası almaya karar vererek tasnife başladık.
Beş binden fazla kelime tespit ettik ancak mesleki isimlendirmelerin çokluğu ve ayrı bir incelemeye elverişli olması onları sınırlı tutmamızı gerektirdi. Bu sınırlandırma, sözlüğün yüzde beşi civarında bir sayı demek olan 4227 kelime veya kelime grubu üzerinde değerlendirme ve tasnif yapmamız sonucunu getirdi.
Bu tespitlerimiz sonunda insani vasıf isimlerinin kelime grubu halinde olanlarından bazı örnekler ve sayılar şöyle sıralanabilir:
a. Sıfat tamlamaları (194)
acemi çaylak, uzman hekim, yeni yetme, yavuz hırsız...
b. Belirtilen kısmı olmayan sıfat grupları (133): Bunlar sıfat-fiil gruplarının belirten kısmıdır: aç gözlü (olan) yahut isnat grubunun ters çevrilmiş şeklidir: gözü aç/aç gözlü
aç gözlü, dar kafalı, iki yüzlü şom ağızlı, sulu gözlü, yumuşak başlı
c. Birleşik isim gruplarına (-CI) yapım ekinin getirilmesiyle yapılan isimler (36)
dedikoducu, iş birlikçi, kapkaççı, köşe dönmeci, üçkağıtçı
d. Birleşik fiillere -ICI yapım ekinin getirilmesiyle yapılanlar (13)
ara bozucu, hazır yeyici, köşe dönücü, seyyar satıcı
e. İsim tamlaması halindeki insani vasıf isimlerinin tamamı belirsiz tamlamadır (290)
akıl hocası, dava adamı, dert küpü, el kızı, hayır sahibi, insan sarrafı, kibarlık budalası, menfaat düşkünü, sinir küpü
Sadece iki örnekte belirli isim tamlaması kullanılmıştır: evinin kadını, kenarın dilberi
Kısaltma grubu halindeki vasıf isimleri içinde en çok örnek isnat grubundadır (91): ağzı kalabalık, burnu büyük, eli uzun, gönlü zengin, kafası dumanlı, kalbi temiz...
Yaklaşma, bulunma, ayrılma gruplarında örnek azdır ve toplamı 10 civarındadır: cana yakın, kendi halinde, sonradan görme
İkilemelerin ise hemen tamamı eş manalı tekrarlar halindedir ve 56 örnek bulunabilmiştir: akıllı uslu, kanlı canlı, süslü püslü
Sıfat-fiiller bazen tek, bazen grup olarak toplam 63 tane tespit olunmuştur: ara bozan, hayırsever, yaramaz, okumuş, düşünür.
Yaptığımız tasnifte en uzun listeyi sıfat yapma eki (-LI) ile oluşmuş vasıf isimleri meydana getiriyor. 489 kelime halinde listelediğimiz bu isimlerin olumsuzları (-sIz) ile 294 tane tespit yapıldı.
Bu yarıya yakın fark; her olumlu sıfatın olumsuzunun kullanılmadığını düşündürüyor. Ayrıca olumlusu olan vasıf isimlerinin her olumsuzunun dile yakışmadığı manasına da geliyor.
Ağlamaklı karşıtı olarak ağlamaksız denilmiyor, Avrupalı deniyor da Avrupasız denilmiyor, bahriye karşıtı bahriyesiz değildir. azılı karşıtı azısız değildir, gizli karşıtı gizsiz değildir, ılımlı deniyor da ılımsız , oralı deniyor da orasız denmiyor, sümüklü'nün karşıtı sümüksüz değildir. Dağlı deniyor da dağsız denmiyor.
Bu ve benzeri tercihlerin sebebi ne ola ki ? Bu durumlarda karşıtı tam yakışmayan kelimeler de liste dışı bırakılmıştır. Nitekim olumsuzu olup da olumlusu yakışmayan ve pratik dilde kullanılmayan örnekler de liste dışıdır: acımasız denir de acımalı denmez, öksüz denir de öklü denmez, çulsuz denir de çullu denmez
Emsalsiz denir de emsalli denmez, eşsiz'in olumlu tam karşılığı eşli değildir, fütursuz'un karşılığı füturlu günahsız'ın olumlu tam karşılığı günahlı, kadersiz'in karşılığı kaderli, mecalsiz'in karşılığı mecalli, patavatsız'ın karşılığı patavatlı , samimiyetsiz'in samimiyetli, suratsız'ın karşılığının suratlı olmaması gibi.
Denilebilir ki (-LI/-sIz) eklerinin olumlu/olumsuz istikamette meydana getirdiği liste insani vasıfların en canlı ve Türkçe için en uygun kısmıdır. Olumlu ekle yapılan vasıf isimlerinin toplum değerleri açısından olumsuzları, olumluların da insani haslet olarak olumluları vardır. Olumlu ek aldığı halde menfi tesir uyandıran kelimelerden birkaç örnek görelim: alkollü, azılı, bağımlı, bayraklı, belalı, bitli, bunalımlı, cüzzamlı, damgalı, içkili, kabahatli, kaprisli, kibirli, kompleksli, kuruntulu, marazlı, sabıkalı, sinirli, suçlu, yollu, zararlı, zavallı
(-sIz) ekiyle müspet tesir uyandıranlar: bağımsız, benzersiz, borçsuz, elemsiz, emsalsiz, eşsiz, evhamsız, gailesiz, garazsız, günahsız, hırssız, riyasız, tasasız, yansız, suçsuz
Bütün bu tespitlerin dışında (-LI ve sIz) ekleriyle yapılmış çok sayıda kelime Türkçede insani vasıfların anlatımında en keskin ifadeleri ortaya çıkarmakta ve insanları bu müspet-menfi çizgiler arasında kendi yerini aramaya yöneltmekte adeta yüksek hasletleri tercih hususunda düşündürmektedir: adaletli-adaletsiz, ahlaklı-ahlaksız, akıllı-akılsız, anlayışlı-anlayışsız, bakımlı-bakımsız, dengeli-dengesiz, duygulu-duygusuz, haklı-haksız, inançlı-inançsız, karakterli-karaktersiz, namuslu-namussuz, sorumlu-sorumsuz, terbiyeli-terbiyesiz, vasıflı-vasıfsız
İnsani vasıfların anlatımında (-CI) eki birden fazla rol oynuyor. Genelde meslek ve meşguliyet eki olarak bilinen (-CI) sözlükte yaptığımız taramada 650 kelimede geçmektedir ve bu sayının yarıdan fazlası (352) meslek ifade ederken yarıya yakını (298) "bir fikre mensup olan, bir tavrı temsil eden ve karakterle ilgili davranışın sahibi olan" kimselerin insani vasıflarını anlatmaktadır.
Bazı örnekler sıralamak gerekirse: aceleci, alaycı, angaryacı, Atatürkçü, atılımcı, baskıcı, batakçı, bilimci, bozguncu, çeteci, dalgacı, doktrinci, gösterişçi, hazırcı, hileci, ıslahatçı, inatçı, istismarcı, savaşçı, şakacı, tertipçi, yenilikçi...
Ayrıca fiillerden vasıf ve bir işle meşgul olma ismi yapan (-IcI) eki 63 yerde tespit edildi. Bunlardan bazı örnekler: aldatıcı, araştırıcı, baltalayıcı, birleştirici, kaytarıcı, kurtarıcı, sömürücü
İnsani vasıf anlatan Türkçe kelimelerden diğer fiilden isim yapma ekleriyle oluşanlara örnekler: kıskanç, tanış, bilgiç, kasıntı, sevecen, utangaç, fingirdek, pısırık, yılışık, bilgin, durgun, olgun, şaşkın, dövüşken, somurtkan...
İsimden isim yapma ekleriyle yapılan Türkçede vasıf isimlerinden bazıları: ikiz, eren, ortanca, bencil, iyimser, anaç, sarışın, çocuksu, şişman, ibretlik, küfelik, çağdaş, yavrucak...
Yapım eki almamış veya kalıplaşmış kelimelerden örnekler: acar, bön, cıbır, çiğ, dinç, ibiş, kazak, kul, sinsi, şen, toy, yiğit, züğürt
Sözlükten taradığımız kelimelerin yaklaşık üçte biri (1360) yabancı asıllı olup Türkçeleşmiş ve çoğu dilimizde uzun zamandır kullanılan vasıf isimleridir. Bir kısmının Türkçe karşılıkları bulunan bu kelimeler dilimizde zaman içinde nüans kazanarak milli sözlüğümüze girmişlerdir.
Bu kelimelerin önemli bir bölümü (559) Arapça asıllıdır. İsm-i fail, ism-i meful ve sıfat vezinleriyle yapılmış olan Osmanlı Türkçesi döneminde yazı dilimize ve edebiyatımıza giren bu kelimelerden hala canlılığını koruyan bazı örnekler listemizde de vardır: aciz, adil, aşık, mağdur, mahzun, muhatap, mutemet, mürai, mümtaz, müteşebbis, mütercim, sefil, zalim...
Farsça asıllı olanlar 450 kadardır ve iki grup altında ele alınmıştır. Birinciler ön ve son unsur taşımayanlardır: aşina, cömert, dost, kahya, köse, peri, şirin, yaver, üstat, zeyrek...
İkinci grup Farsça asıllı kelimeler ön veya son unsurludur: afetzede, bedbin, bihaber, cefakar, ciğerpare, cüretkar, çenebaz, düzenbaz, kadirşinas, menfaatperest, sertabip, vatanperver, sarhoş...
Ve nihayet Tanzimat'tan günümüze başta Fransızca olmak üzere Batı dillerinden Türkçeye geçen kelimeler arasında insani vasıflar ve mesleki isimlendirmeler düşünce, sanat, felsefe sahasında taraftarlık anlatan kelimeler ise sözlükteki taramamız sonucunda 335 tane tespit edilebilmiştir. Bazı kelimeler: ajan, alkolik, anarşist, antipatik, ateist, barbar, dinamik, egoist, feminist, jakoben, komik, mistik, oportünist, parlamenter, radikal...
Sözün özü; böyle bir tasnif ve değerlendirme bize Türkçede mevcut 4227 kelime ve kelime grubunun insanlarla ilgili olarak kullanıldığını, onları anlattığını düşündürmektedir. Bu kelimelerin üçte ikisi Türkçe kurallara göre meydana gelmiş, diğerleri ise yabancı asıllı olduğu halde dilimizin bir ihtiyacı olarak kullanılmış tamamına yakın kısmının ise zamanımıza kadar Türkçe karşılıkları bulunarak dilimizin ifade imkanları genişletilmiştir.
Her dilde şüphesiz insanların değişik özelliklerini; zaaflarını, meziyetlerini, mesleklerini, ihtisaslarını, ruhi ve bedeni vasıflarını anlatan muhtelif kelimeler vardır. Bir dil insanı ve onun etrafındaki her şeyi ne kadar ayrıntılı verebiliyor, nüanslara girebiliyorsa o nispette zengindir, edebiyat, felsefe ve sanata elverişlidir.
Sadece insanlar için değil diğer varlıklar ve kavramlar için de böyle tasniflere girilirse insanlarımızın ve bilhassa gençlerimizin dildeki kelimeleri yanlış kullanması bir ölçüde önlenebilir. Kelimeler arasındaki incelikleri bilmek için sözlük içinde yeni tasnif denemeleri yapılmalıdır. Bütün isimlendirmeler kendi içinde ele alınarak sözlüğümüzün bu bakımdan mana ve kavram tabloları ortaya konulabilir. Hatta büyük şair ve yazarların bütün cümleleri tasnif edilerek örnek ifade kalıpları ortaya çıkarılabilir.
Biz bu küçük çalışmamızda zihnimizi bir yıldır meşgul eden bu konuda kendimiz için kapı araladığımızı düşünüyoruz. İncelememizin ayrıntıları ve yeni bakışlarla tekrar düşünülmesi sonraki çalışmalarımız için yön verici olacaktır.