Prof.Dr.M.Mehdi ERGÜZEL

KUTADGU BİLİG´İN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ?(2)                                                       Kutadgu Bilig´de bizi uyandıran her hakikate ihtiyacımız vardır. Has Hacib der ki; Türk; kanunsuz, töresiz, düzensiz yaşamaz. Ahlak ve görgü şarttır. Liyakat önemlidir. İşin ehline, erbabına emanet edilmesi gerekir. Bey, sağ elle kılıç vururken sol elle zenginlik dağıtmalıdır. Hakan; hâkim, hakîm, dürüst, munis, akıllı, uyanık olmalıdır. Zayıf yönetici; gaflete, zulme, harama meyyaldir, muhteristir. Lükse şatafata kapılır, onun gözü doymaz, hiddetli, içkici ve inatçıdır. Bu yüzden itibarını kaybeder.           Türk hayat felsefesini tanımak, incelemek, tazelemek için dünü bilmek zorundayız. Geçmiş asırların tecrübelerinin bir kısmı Kutadgu Bilig´de saklıdır. Devlet ve siyaset ehli, bu değerler manzumesini okumalı, anlamalı, düşünmelidir. Hikmet sahibi hükümdar ve çevresinde neler olup bittiği, bir Türk klasiği ve fikir hayatımızın bin yıl önceden çekirdeği olan Kutadgu Bilig´in sayfalarındadır. Kendi ilham kaynaklarımızı bilmek, yorumlamak durumundayız. Onların hayata nasıl baktıklarını ve günümüze ulaşan mesajları anladıkça kendimizi de anlarız. Madem ki ?Gök kubbe çadırımızdır.? Çadırımızın altındakilerden mesulüz. Çadırın altında insanlık vardır. Türklüğün saadeti, insanlığın saadetiyle mütenasiptir. Kutadgu Bilig´deki Milli-İslami-insanî değerler, bin yıldır değişmemiştir. Devletimiz, asırlarca cihan devleti olmuşsa, onu kuranların felsefesi vardır. İnsanlığa söyleyecek sözü olmayanların dünyada gücü olur mu? Yeniden büyük devlet olmanın hazırlığını yapmak şarttır.           Örneklerimizden biri Gaspıralı İsmail ise diğeri Yusuf Has Hacip´tir. Mazide yaşayanları yok sayamayız, unutamayız. Kendimizi tekrar tekrar arayıp keşfetmek, yeniden yorumlamak ihtiyacındayız. Saadetin anahtarı, ipuçları mazidedir.Devrinin Yusuf´u, bin yıl önce Süleyman Aslan oğlu Tavgaç Uluğ Buğra Han´ca Has Haciblik´le taltif edilirken ?21.asrın Yusufları nerededir ?? sorusu, içimizi burkmaktadır. Bin yıl sonrasına mesajlar ulaşırsa, ?Köklerinizde biz varız?? mesajı da alınmış olacaktır. İşte o zaman yeni Has Hacipler yetiştirmenin, ?Dede/ata Haciblerin ruhunu anlamak?la mümkün olacağı da anlaşılmış olacaktır..Akıl, bilgi, fazilet önemlidir. Merhamet, iyilik, mutluluk birbirinin tamamlayıcısıdır. Gittiği her yeri yeşertir. Kutadgu Bilig bunları da anlatır, düşündürür. Çünkü Yusuf Has Hacib´in Kutadgu Bilig için temel kaynakları Türk Töresi, Kur´an-ı Kerim ve hadislerdir.          ?Kavramlar, düşüncenin ana caddeleridir. Kavram için tarih lazımdır.? Muhteva, birikim ve gelenektir. Kavramlar, asırlar içinde oluşur. Her kültür kendi lügatini ve ıstılahlarını (terimlerini) yüzyıllar boyunca kendi şartları çerçevesinde, zihin atölyesinin idrak örsünde döve döve kendi mevcudunun imkânları ile vücuda getirir. Muhteva ihtilaflarını zaman arar ve karara bağlar yahut renklendirir.? (Aydoğdu: 2016). İrfan tarihi içinde  Kutadgu Bilig´in yeri, farklı çalışmalarla ortaya  konulmaktadır??Bir klasik eser, ait olduğu medeniyet kemale erdiğinde doğar. Klasikler, hâle ve istikbale hitap eder. Asırlara seslenmenin imkânlarını arar.? (Şeker:2016).Hak, insanın yaratılışındandır. Kanun, töre, hakkı koruyandır. Milletler kendilerini sanat ve edebiyattan mimariye kadar pek çok yollarla ifade ederler. Bu ifade yollarının en mütekâmil şekli devlet kurmaktır. (Aydoğdu;2016).           Kutadgu Bilig, istişare dersi de verir. ?Bir araya gelme sanatı? uzlaşma, anlaşmadır ve saadetin anahtarıdır. Bir araya gelemeyenler uzlaşamıyorlar demektir. Hâlbuki uzlaşma, milli hayatın ve devletin temelidir. İnsanların ve yönetenlerin ihtilaflara rağmen mutabık kalmaları, töreye, devlete doğru gitmeleri kaçınılmazdır. Millî tecrübelerden faydalanılmıştır. Şamanları âriflere dönüştüren Türklük, Kutadgu Bilig´in Odgurmuş´unda zihinleri ve gönülleri uyandırmaktadır. İlahi irşad ile terbiye edilen sultanlar, hakanlar yetişmeseydi Asya´dan Anadolu´ya Balkanlar´a uzanan medeniyetimiz yeşeremez, Moğolların sadece kuvvete dayanan ve kaybolan talihsizliğine duçar olurduk.Onlar, adaleti huy edinmek gerektiğini öğrenmişler. ?Eski zarfa yeni bir mazruf koymuşlar. Yusuf Has Hacib´den Kınalızade´ye, Cevdet Paşa´ya ve Koçi Bey´e kadar onların her biri doğruyu, güzeli, iyiyi aramada hakikat yolunda birbirinin çağdaşıdırlar. Hikmet, hakikat, ahlak düsturlarının öğretilmesi ve ihyası ile görevlidirler. Adeta millî misyonerlerdir.               Kutadgu Bilig´de de sınıflar arası denge ile fakirlerin de kazanması istenir. Görgüsüzlük yadırganır. Kanun hâkimiyeti esastır. Yönetmek, ağır ve şerefli bir iştir. Beylik, baş üzerinde bir kılıç gibidir.(2115) Zahmetsiz zafer yoktur. Kanun, doğruluğa dayanmalıdır. Zalimden bey olmaz (2030). Bey, hâkimiyet hakkını Tanrı´dan alır (5947). Üç ayaklı gümüş tahtta ?şeker-bıçak-acı ot? onun hükümdarlığının çetin sembolleridir. (77/79) Ayaklardan biri bozulursa, aksarsa, kırılırsa diğerleri de yıkılır. Bıçak; hızlılık, işlevlik, şeker adaletin icrası, acı ot cezadır. Gümüş, para temiz kalmalı, ekonomi bozulmamalıdır. Hükümdar; kuldan fakir sıfatını kaldırmazsa hükümdar ve hükümran olmaz (2983) Liyakat önemlidir. Memurların yüzü gülmelidir. (2134) Halk zengin olmalı, ordu güçlü ve çok olmalı (2057) Sağ elle: kılıç vurulurken sol el mal/zenginlik dağıtmalı (2068) Kılıç, kınına girmemelidir. Bey, gücüyle beydir. (2138)          Hükümdarın, hakîme yahut  hakanın ârife verdiği değer önemlidir. Y. Has Hacib, eserindeki dört şahsın her birindedir. Onlarla kendini bulur. Eseri koltuğundadır ve milletin önüne çıkar. Küntogdı; töreyi, gücü, iktidarı, adaleti, Aytoldı / Dolunay; devleti, kut´u, ölçüyü, Ögdülmiş /Övülmüş; aklı, mantığı,  Odgurmış /  Uyanmış; sonu, ölümü, irfanı, hikmeti, akıbeti, kemali temsil ederler. Bunlar arasında; ukuş/akıl, ög/sezgi, bilig/bilgi, könilik/ doğruluk kavramları önem arz eden değerlerdir.          Kutadgu Bilig´de efsane ile felsefe arasında gidiş gelişler var. Türkistan ikliminin terkibi olan karşılıklı aynalar gibi birbirini yansıtan dört insan tipi arasında cereyan eden konuşmalarda ?milli hayatımızın renkleri?; hikmetlerle, tecrübelerle, hükümlerle arz-ı endam ederler. Konuşan, konuşturan ve arayan Y. Has Hacib´tir. Kâh hükümdar, kâh vezir, kâh derviş, kâh komutan, kâh halktan biridir; onların kimliğiyle ideal cemiyeti ve ideal yönetimi arar. Bu bakımdan ?Eseri şahsiyeti olan her müellif aslında kendi hayatını telif eder.? (Şeker;2016)          Hükümdar Küntoğdı: hâkim ve hakîm, bilgili, ömürlü, itibarlı, dürüst, munis sözlü, gözü-gönlü zengin, akıllı, uyanık (405-8) olmalıdır. Devletin başı, sadık, samimi, cömert, cesur, kahraman, merhametli, seçkin, hayâ sahibi, güvenilir kimsedir. (1949) Çünkü beyler iyi ise halk ve dünya da iyidir. Zayıf yönetici ise, lükse, şatafata düşer, gaflettedir, harama, zulme meyyaldir. İbadette kusurludur. Aceleci, cimri, hiddetli, içkici ve inatçıdır, gözü doymaz ve muhteristir. Kendine düşman olan yönetici, düşmanın yapamadığını kendine ve halka yapar. Bu sebepledir ki, hükümdar, zaaflarından uzak durmalı, adaletinin ve cömertliğinin ışığı her kesime ulaşmalıdır.          Belli zaman aralıklarıyla hükümdarın sağ kolu, müşaviri olan vezirler, Aytoldı ile Ögdülmiş ise; yüksek insanî vasıflar ile müzeyyen ve mücehhezdirler: Bilgili, maharetli, içi-dışı bir, işten anlar, akıllı, hakîm, sakin, zeki, doğrucu, faziletli, hükümdara yardımcı, destekçi, tıyneti düzgün, yumuşak huylu, güler yüzlü, mülayim kimselerdir. Gerektiğinde de zalimin hasmıdırlar. Derin fikirli, asil, takva sahibi, imanlı, tedbirli, vefalı, gözü tok, heybetli, hesap bilir, olgun anlayışlı, uyanık, hizmete hazır, emin, hassas, ehil, müşavir, adamlığın özelliklerini ve na-ehilin yanlışlarını ayırt edebilen kâmil adamlardır.          Hülasa;          Bunlar peygamberâne özelliklerdir. Bey ile vezirlerin müşterek vasıfları vardır. Yöneticiler; kurt ve kuzuların birlikte yaşamasını sağlar ve kuzuları, kurtlardan korur. Hükümdar, yanlış yapmamalı, ?su kirlenmemelidir.? Halk bozulursa bey düzeltir, bey bozulamaz. Devlette ikbal geçicidir. Kut, kimse için baki değildir. Dönek kaypak dünyada akarsular gibi dolaşan ikbale/makama güvenilmemeli, inanılmamalı yuvarlak/kaygan değişken tabiatlı devlette, itibara değil iyiliğe, doğruluğa güvenilmelidir. Devlet, ikbal ve saadet; kararsız, güvenilmez, vefasız ve dönektir (668) Devlet, gelip geçicidir, yaklaşanı yanıltır ve yakar. Çabuk kaybedilen saadet gibidir. İkbal, ağır bedeller ödeyerek kaybedilir. Devletin yapısını ilahi adalet tamamlamaktadır. İnziva ehlinin; dünyanın değersizlik ve dönekliğini anladığı için ebedi hayata yöneldikleri kanaati vardır. Onlar, hakikati irfanla çözenlerdir. ?Dünya benim? diyenler yanılır.  O kimsenin değildir. Dünya tokluğu, açlıktır, gözü tokluktur. İnsanların vebalini yüklenmek çetin mesuliyettir.         Halk, beylere muhtaçtır. Tanrı´nın ihsanları âdilane bölüştürülmelidir. Hak yememelidir, ayrım yapılmamalıdır. Görevler layıkıyla icra edilmeli. Erdemli, ahlaklı ve dindar olunmalıdır. Hükümdar, sorumluluğunun ölçüleri içinde hiçbir sebeple ahlakça ve karakterce hastalanmamalı, içtimai değerler sarsılmamalıdır. Yusuf Has Hacib; akıl, bilgi ve ahlakla, hasta yöneticilerin tedavi edilebileceği düşüncesindedir. Türk düşüncesinin en nadide tarihi metinlerinden biri olan Kutadgu Bilig için Tuncer Gülensoy: ?Kur´an-ı Kerim ile Kutadgu Bilig, bizim başucu kitaplarımızdır.? diyor. Bu bakımdan hastalanan yöneticinin ilacı Kur´anî hükümler ve ondan ilham alan eserlerdir.          Kutadgu Bilig´de devleti ve milleti temsil eden elçi de önemli bir şahsiyettir. Akıllı, bilgili, seçkin, cesur, söz ustası, edebi zevk sahibi, hatip, temsil gücü yüksek, dürüst ve feragatkâr, gözü tok, nefsine hâkim, sakin, nazik, ilim sahibi, bilgiyle donanmış, hayâ sahibi, vakur, ufuklu, güzel sanatlara vakıf, sportmen, dünyaya aşina, konuşan ve dinleyen, nefsine hâkim, alkole uzak, etkileyici, karizmalı, bedenen olumlu, genç ve dinamik tavırlı, iyi giyimli, örnek bir insandır. Kısacası,  devlet ve milleti layıkıyla temsil edebilen kişidir. (Kavas: 2016 )          Kutadgu Bilig,Türk-İslam medeniyetinin en önemli kurucu metni, üst metin, temel metin, asrını aşan mufassal bir metin olması itibariyle tarihimizde baş köşededir. (Ayal:2016)    ?Dikkate aldığımız, isimleri ve eserleriyle bize ulaşan her mütefekkir, bizim çağdaşımızdır.? (Şeker; 2016)     Yusuf Has Hacib, geleneğin bilgilerini tevarüs eden bir bilgedir, devlet adamıdır. Eser, İslamî, Sünnî, Hanefî, Maturidî akideye uygundur. (Ayal: agm.)          Y. Has Hacib, metnin her bölümünde dört sembolün ortasında kendi konuşmakta, düşündürmekte ve hayatın hakikatlerini aramaktadır. Dört kahraman adeta hayatın anasır-ı erbaasıdır. Biri eksilse düzen bozulacaktır: Hava-su-ateş- toprak gibi. Bunların denkliği ile hayat ve düzen vücuda gelecektir. Bu yönü ile Kutadgu Bilig farklılıkların uzlaşmasından oluşan bir muvazenedir, denge metnidir. (Ayal:2016)            Eserin en dikkate değer şahsiyeti ehl-i kemal Odgurmuş; kanaatkâr, ârif ve eşyanın sırrına vakıf bir mutasavvıftır. Metnin aktüalitesini kaybetmesi mümkün değildir. Bin yıl öncesinden günümüze ulaşmıştır. Temel iki kavrama istinat eder: ?İnsan ve devlet?. İkisi de hem müşahhas hem de mücerrettir. Her iki kavram da ter ü tazedir. Hedef, insan-ı kâmildir. Maksat, insanı pişirmektir, yola koymak, şekillendirmektir.           Devlet, gök kubbe altında insanoğlunun icra ettiği sanatların şahikasıdır. En mütekâmil ve muhteşem sanat eseridir. Kutadgu Bilig´de ?kut? ilahi güçtür, kaybedilmemelidir. Hakan, ?kut´unu korumak için akıl, zekâ, adalet, ahlak, bilgi, tecrübe ile devletini kuvvetlendirmelidir.           O yüzden devlet geleneğimizde, devlet ricali; ilmiyenin zeki, kabiliyetli, ahlaklı, çalışkan ve iradeli mensupları arasında en uygunları aranarak seçilirdi. Ülkeler kılıçla, alınır kalemle tutulur, ilim ve siyasetle geliştirilirdi. (Ayal: 2016)            Kutadgu Bilig´de Türk-İslam Devleti modeli vardır. (Bayat:2016) 88 bölümde Türk-İslam sentezli yeni bir dünya görüşü ışımaktadır: ?Yaşıl kök tözütti, kötürdi ediz. Kün ay birle yulduz bezedi bediz.?; ?Ey ölümlü niçin kendini aldatıyorsun? Sen burada iki günlük konuksun. Bilirsin ki hayat, ölmek içindir.? Bu ifade, Yazıtlardaki şu sözleri hatırlatır: ?Öd Tengri yaşar, kişi oğlı kop ölgeli törümiş.?            ?Yusuf Has Hacip, bu eseri ile insan hayatının manasını tahlil ile birlikte onun cemiyet ve dolayısıyla devlet içindeki vazifesini tayin eden bir hayat felsefesi kurmuştur. (Özdinç: 2016)            Yönetenlerin sorumluluğu ilahî kaynaklardan haber verir:           ?Tanrı senin boynuna emanet yüklemiştir, bu emaneti gözet. Bunu sana soracaktır.? (5360)           ?Hakan tahta oturunca dünya asayiş buldu; bundan dolayı dünya ona şahane hediyeler gönderdi.? (93) ?Ey devletli hükümdar, Tanrı sana saadet verdi adını bin kez zikrederek O´na şükür lazımdır.? (109)?Tanrı kimi bey olarak yaşatmak isterse, ona önce münasip tavır ve hareket ile akıl ve kol kanat verir.? (1932)           ?Bey doğarken beylikle doğar; görerek öğrenir ve böylece işlerin hangisinin daha iyi olduğunu bilir.? (1932  ?Beylik için insanın ilk önce asil soydan gelmesi gerektir. Bey, cesur, kahraman, kuvvetli ve pek yürekli olmalıdır. (1948) ?Babası Bey ise oğul bey doğar, o da babaları gibi bey olur. (1950) Kanun ve nizam, örf ve âdet onlardan gelir.? (1931)          Ahlak ve feraset vurgusu, K.Bilig´in ana temasıdır:         ?Dünya ve ahireti istersen, gönül ve dilini doğru tut, Tanrı´ya sığın; Allah´ın emrine itaatsizlik etme.? (2158)?Kılıçsız gafil bey, memleketine sahip çıkamaz.? (2139)            Kutadgu Bilig, manzum bir nasihatname veya siyasetname olarak insana dair her şeyi ele alıp bir sehl-i mümteni rahatlığıyla izah ve hikâye eden dört dörtlük bir ahlak ve siyaset eseri olarak alanında yegânedir. Eserde, en İslamî ıstılahlar bile Türkçe ifade edilmiştir. İyi derecede Arapça, Farsça bilmesine rağmen Hacib´in Türkçeci tavrı, milli hassasiyetidir. Metin, yekparedir. Bölünemez, sıkı, demir leblebi kuvvetindedir. ?Bu kitap çok aziz bir kitaptır.? Bu kitabı okuyan ve başkalarına bildiren bu kitaptan daha iyi ve daha azizdir. Has Hacib´in millî dil şuuruyla, Türkçe kaleme aldığı eser, yabancı izlerin de az olduğu lisanî bakımdan millî bir eserdir. Esere Türkçe hüviyet hâkimdir. 3190 kelimenin 86´sı Farsça, 420´si Arapça asıllıdır. Yani eserin % 85´i Türkçe´dir. Türkçenin imkânlarını, dil hazinesini, söz varlığını yazarımız sonuna kadar kullanır. Dinî sözvarlığı İslamidir. Allah adı yerine Esmanü´l Hüsna´nın Türkçe karşılıkları vardır: Bayat, İdi, Ugan, Törütgen, Keçürgen, İgidgen, Erklig, Mengü, Mungsuz, Tengri.        Prof.Dr.M.Argunşah´a göre;?3000 civarındaki kelime alt ve iç maddelerle hayli artmakta iki, üç misline çıkabilme istidadı arz etmektedir.? Balasagunlu, Türkçeye hâkim bir şair mütefekkirdir. Eserde ?gönül? kelimesi 490 defa geçer. Önler´in çalışmasındaki 285 deyimin 63´ü gönülle ilgilidir. Gönül kelimesinin geçtiği beyitler bir araya getirilince ideal insan örneği sunulduğu görülür. Gönül; dil, derûn, ihlas mertebesidir. İrfan ehli Odgurmuş´un şahsında ifadesini bulur.         Deyimlerin bazıları Farsçadan aktarmadır. Gönülle ilgili bazı örnekler şöyledir:         alçakgönüllü ol-, könül kiçik tut-, könül til kiçik tut- / gönlü alçak, dili kısa tut-, könli ediz/ yüce gönüllü, cömert/eli açık, könli kokuz/ huzursuz, könli bedük/ mağrur, kibirli, közi könli bay/ gönlü zengin, könli keng / gönlü geniş, cömert, könli yazı /gönlü geniş, huzurlu, könli taş kılma- /canı sıkmamak, könli açuk / samimi, könli edgü tut- / iyi kalpli ol- , könli yazuk / huzurlu, süzülmiş könül/ temiz kalp, könli yuwka /yufka yürekli, könli kara bol- / gönlü karar- , könül til ala bol- / ikiyüzlü ol-        könli katıg /acımasız, bağırsak könül / merhametli, könli köni / dürüst, könli tüz / ahlaklı, könli agır bol- / darılmak, könli bütün/ emin, könli but- /inanmak, könli odug/ gönlü uyanık, ferasetli, könlü tirig / umutlu, könli tüşük / üzgün       ?Kâşgarlı Mahmud´un ve Balasagunlu Yusuf´un eserleri, Türk kültürünün temel kaynaklarıdır ve İslami muhitteki Türk halklarının sosyal ve siyasi yapısıyla, ilgili zengin malzeme ihtiva etmektedir.? (Kasapoğlu: 2016)       Çinli, Maçinli, İranlı ve Turanlı bu hakikati ifade etmekte hem-fikirdirler. Kutadgu Bilig için ; edebü´l-mülûk, aynü´l-memleke, zinetü´l ümera, pendname-i mülûk, şahname-i Türkî..gibi isimlendirmeler yapılmıştır.       Günümüzün aydınları; siyaset bilgisi, yaşama sanatı ilkeleri, hayat üslubu, ferdî ve içtimai tekâmüle dair ipuçları, kişisel gelişim kitabı arıyorlarsa Kutadgu Bilig´i fark ermemeleri gaflettir. Çünkü Türk devlet teşkilatının ve milli yaşayışının idealize edilmiş tablosunu sunan Kutadgu Bilig, şahsiyet sahibi olması gerekenlerin çocukluktan yetişkinliğe doğru nasıl ?ideal insan? haline gelerek ?ideal bir hayat? yaşayabileceklerinin bilgi ve yollarını da anlatır.