Hatasız test olmaz.

Kovid-19 hastalığını yapan virüsün bulaşıp bulaşmadığını gösteren üç tip tanı testi var: virüs RNA'sının arandığı moleküler testler, virüs parçalarının bakıldığı antijen testleri ve virüse karşı vücutta oluşmuş maddelerin araştırıldığı antikor testleri (1). Genel anlamda alınırsa ateş, boğaz ağrısı gibi şikayetler, akciğer bilgisayarlı tomografisi, kanda bakılan d-dimer, nötrofil-lenfosit oranı gibi bulgular da tanı ve hastalığın seyri konusunda bilgi veriyor. Bu alanda son katkı köpeklerin koku alarak hasta kişileri bulması oldu. Bazı kaynaklar virüs kültüründen de bahsediyor. MOLEKÜLER TESTLER Bunlar RT-PCR diye anılan testlerdir. RT-PCR "Reverse Transcription" veya "Real Time" ve "Polymerase Chain Reaction" ifadelerinin baş harfleri. "Reverse Transcription" ile "Real Time" için RT kısaltmasının kullanılması karışıklığa neden oluyor, o nedenle "real time" yöntemine bazen qPCR veya rRT-PCR deniyor. PCR yöntemlerinde hastanın burnundan ve boğazından alınan sürüntü örneği, balgam veya dışkı kullanılıyor. Sürüntüde bulunan virüsler laboratuvarda parçalanıyor, RNA'ları saflaştırılıyor. Sonra, içinde gerekli kimyasal maddeler bulunan bir cihazda, virüsün RNA'sının N ve E proteinlerini kodlayan kısmının DNA kopyası yapılıyor (reverse transcription/geri yazılım). Cihaz, peşpeşe ısıtıp soğutma işlemleri yaparak, DNA'nın miktarını her seferinde iki katına çıkarıyor. Bu DNA, floresan boyalar yardımıyla görünür hale getirilip, gelen sinyaller saptanıyor (2). Bu ısıtma soğutma çevrimlerinin sayısına Ct değeri deniyor. Ct düşükse, yani bir kaç çevrimde DNA miktarı görünür hale geliyorsa, hastadan alınan örnekte çok virüs var demektir. rRT-PCR yönteminde, testin markasına göre değişmekle birlikte, 35 Ct'ye kadar sinyal alınmazsa, sonuç negatif diye rapor ediliyor (3). Testte en büyük hata sürüntü alınması sırasında oluyor. LAMP denen başka bir yöntemde, aranan DNA ortamda bulunuyorsa onun iki ucuna halka oluşturan özel DNA parçacıkları ekleniyor. Bu parçalar ve özel bir polimeraz enzimi, ısıtma gerekmeden, DNA nın açılıp çoğalmasına yardım ediyor. O nedenle bu tekniğe " loop mediated isothermal amplification /LAMP" deniyor(4). LAMP yöntemi PCR yöntemlerine göre daha hızlı, ucuz ve kolay. Piyasada yaygın kullanıma uygun bir LAMP testi henüz yok. ANTİJEN TESTLERİ Burun boğaz sürüntülerinde virüsün RNA'sı yerine, protein yapısındaki virüs parçacıkları olup olmadığını araştıran testler. Bu testler hızlı ve kolay. ABD Gıda ve İlaç dairesi hassas olmadıkları gerekçesiyle bu testleri desteklemiyor. Kaba da olsa hasta kişiyi hemen tanımaya yarayacak, evlerde hamilelik testleri gibi kolayca yapılan bu testlerin, virüsün yayılmasının kontrolunda çok yararlı olacağı savunuluyor (5). Konuyla ilgili bir site bile var: www.rapidtests.org ANTİKOR TESTLERİ Antikor testleri, hastalığı geçirmekte olan veya geçirmiş kişilerde oluşan, antikor denen savunma moleküllerini gösteren testler. Hastadan alınan kan örneğinde çalışılır. İki tür antikor bakılır: IgG ve IgM. IgM hastalığı geçirmekte olan kişide önce yükselir, aktif hastalık durumunu gösterir. IgG, IgM den sonra yükselmeye başlar, hastalık geçtikten sonra da yüksek kalır (6). BİRAZ MATEMATİK Güvenilirlik, geçerlilik, özgüllük, ve hassaslık testlerde sık sık bahsi geçen istatistiksel kavramlar. Güvenilirlik, testin farklı laboratuvarlarda yakın sonuçlar vermesi durumunu, geçerlilik de testin gerçekten ölçülmek istenen şeyi ölçüp ölçmediğini anlatıyor. Özgüllük (specificity) ve hassaslığı (sensitivity) bir örnekle açıklayayım. 100 kişilik bir grup ele alalım. Bunlardan 40 kişi, tomografi gibi kesin yöntemlerle teşhis konmuş, gerçek hasta olsun. Diyelim ki, yeni piyasaya çıkmış bir test olan KOVİX ile bu 100 kişilik grubu tarıyoruz. Tarama sonunda, 100 kişinin 35'i pozitif 65'i negatif çıkıyor. Testin sonuçlarını inceleyince, bildirilen 35 pozitif sonucun sadece 25'inin gerçek pozitif, 10'unun yalancı pozitif; 65 negatif sonucun 50'sinin gerçek negatif, 15'inin yalancı negatif olduğunu görüyoruz. Sağlamken pozitif çıkanlara "yalancı pozitif", hastayken negatif çıkanlara "yalancı negatif" deniyor. Başka bir deyişle, KOVİX, 40 hasta içinde 25 kişiyi pozitif, 60 sağlam içinde ise 50 kişiyi negatif bulmuş. Bir testin hassaslığı hasta kişilerde pozitif yakalama oranı olarak tanımlanıyor. Özgüllük ise sağlam kişilerde negatif çıkma oranı ile ifade ediliyor. Bu tanımlara göre KOVİX'in hassaslığı 25/40= % 62.5; özgüllüğü ise, 50/60=% 83 olarak hesaplanır. Yani KOVİX sağlam kişileri bulmakta daha güvenilir bir test. Her testte belli oranlarda hata bulunur, o nedenle bazı testlerin başka yöntemlerle tekrarlanması, doğrulanması istenir. İlgilenenlere, testler konusunda İngiltere'deki Kanıta Dayalı Tıp Merkezinin (www.cebm.net ) uzmanları tarafından yazılmış toparlayıcı bir yazıyı öneririm (7). (1)https://www.fda.gov/consumers/consumer-updates/coronavirus-testing-basics#:~:text=Types%20of%20Tests,-There%20are%20two&text=Currently%20there%20are%20two%20types,the%20surface%20of%20the%20virus. (2)https://www.youtube.com/watch?v=ThG_02miq-4&ab_channel=InnovativeGenomicsInstitute%E2%80%93IGI (3) https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC7268832/ (4)https://www.youtube.com/watch?v=L5zi2P4lggw&t=7s&ab_channel=LucigenVideo https://www.rapidtests.org/ (5)https://www.youtube.com/watch?v=7jsxQWm93JE&ab_channel=MedCram-MedicalLecturesExplainedCLEARLY (6) https://www.youtube.com/watch?v=NOK6drNPNck&ab_channel=BeckmanCoulterDx (7)https://www.cebm.net/wp-content/uploads/2020/04/CurrentCOVIDTests_descriptions-FINAL.pdf