KARAÇALI ÖTESİNDE ÇATAK VARSA...

Ben, Emiryakup Köyünde doğdum ve yaşadım; mera nedir, çalı nedir, çatak nedir bilirim. Siyaseten çalı ötesinde ne olduğunu şu anda hiç kimse bilmiyor. Getirilmesi kararlaştırılmış yeni sistemden söz ediyorum. En sağduyulu kişiler bile sadece ?İyi olacak? dilek ve temennilerini dile getiriyorlar. Bu sistemi canı gönülden arzu eden, dillendiren, biran evvel gerçekleşmesi için zaman ve şart kollayan yegâne kişi Recep Tayyip Erdoğan Beydir. Tabi bu istek tüm AK Parti camasınca benimsendi. MHP Liderliği dahi tam destek veriyor. Değerli Cumhurbaşkanımızın daha evvel ileri sürdüğü bazı hususlar umulan neticeleri vermediği için şimdi ileri sürülen projenin nelere sebep olacağını doğrusu kesin anlamda hiçbir kimse kestiremez. Geleceği görmek için geçmişe bakmak lazım der büyüklerimiz. Yeni sistemden söz ediyorum, neden buna ihtiyaç duyuldu? Filmi başa alalım: AK Parti... 2002´ de %34,63 oy, 365 milletvekiliyle tek başına iktidar oldu. 2007´ de, %41,67 oy, 341 milletvekiliyle iktidarına tek başına devam etti. 2011´ de %49,53 oy, 326 milletvekiliyle yine devam... Haziran/2015´ de %40,87 oy, 258 milletvekili çıkarınca ortalık biraz karıştı. Koalisyon arayışlarına başlandı. Üç partiden 3´ nün de koalisyon hükümeti kurmaktan kaçındığını birbirini suçlamalarından anlıyoruz. Tabi altı ay içinde erken seçime gidildi. Kasım/2015´ de %49.50 oy ve 316 milletvekili çıkararak bir derin nefes aldı ve tek başına dördüncü dönem hükümetini oluşturdu. Mutlak lider R. Tayyip Erdoğan Bey 14 yıllık iktidarlarını, "Çıraklık, Kalfalık ve Ustalık" dönemleri olarak adlandırmış ve bir bir dönemi  de, ?sıçrama ve kalkınma? olarak nitelendirmişti. Fakat dördüncü döneme gelince işler değişti, 276´ dan aşağı düşülmesi ve bir de 15 Temmuz´ la karşı karşıya kalınması bu partimizi yeni arayışlara yöneltti. "Başkanlık? Tartışmaları temelinde bu yönelmeyi hesaba katmak gerekir. Aşılması lazım ama elde sadece 316 vekil vardı ve bariyerleri yıkmaya yetmiyordu. MHP´ nin beklenmedik hamlesi can simidi gibi geldi AK Parti´ye. İmdi şunu düşünüyorum: 15 yıllık dönem içinde halkımızın kulağına kar suyu kaçırılır gibi ?BOP Eş Başkanlığı? konusu kaçırıldı. O görevden vazgeçildi mi, geçilmedi mi,  hala meçhuldür. (Bunda samimiyim) ABD ve AB´ nin öncülüğünde Tunus, Libya, Mısır, Yemen ve Suriye üzerinde yürütülmüş olan çok kanlı, ?Arap Baharı? eylemleri Suriye´ ye gelince birden iç savaşa dönüştü ve ABD hakkındaki olumsuzluklarımız da iyice pekişti. 15 Temmuz FETÖ darbesi ( veya kalkışması) yepyeni stratejileri de beraberinde getirdi. Böyle bir geçmişimiz var. Başkanlık sistemi ne getirecek, ne götürecek? Hakkında, her gün güzel nazariyeler dinliyoruz... Bir romantizm havası esiyor adeta! Ancak... Kansere yakalanmış hastaya ?İlaçlar bulundu, kurtuluyorsun, çok sevinçliyiz!? Derseniz hasta ne yapar? Empati yaparak düşünün ve siz de hasta gibi sevinç gözyaşları dökün ancak Asiye gerçekten kurtulacak mıdır, diye odadan çıktığınızda bir kere daha kendinizi yoklayın. Benim gibi milyonlarca insan samimi olarak ?Kurtuluş var mı?? Sorularına cevap aramaktadır. Yoksa mesele sadece, ?EVET? veya ?HAYIR? cenahında olmak değildir. HAYIR diyeceklere, ?Şer cephesi?, EVET oyu kullanacaklara ?Hak cephesi? Demek çok çok yanlış bir tanımlama olacaktır. Herkes buna dikkat eder inşallah. Buradaki ana sıkıntı... 3 yıl sonra, 5 yıl sonra varacağımız noktada,  ?Yahu biz tekrar LOLİPOP şekeri yalamışız galiba!? Dememektir. Bunu istemiyorsak şimdiden kendimize bir opsiyon tanıyalım ve analitik düşünmeye özen gösterelim, aziz dostlarım. Belki de bu defa çok çok daha iyi bir Türkiye kurulacak, her şey tabi ki mümkündür. Şimdiden kendimizi angaje etmiyoruz; dinleyeceğiz, mantık süzgecinden geçirip öyle kararımızı vereceğiz. İnsanlarımız neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamak isteyecektir. Hiç kimse bir diğerini tefrik etmesin, suçlamasın, buna hakkımız yok; kolay değil bu işler. Son not olarak belirteyim ki siz de isterseniz altını çizin: Mevcut anayasaya "Darbe anayasası" Veya "Vesayet anayasası" Demekteyiz. Haklılık payları var mı, var... Anayasalara milletten başka ne gölge ne vesayet gerekir. Lakin, Yeni Anayasa OHAL varken hazırlanıyor şu an! Acaba yarın ne derler adına?